200 KHK'lının doğduğu köy belgesel oldu

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL döneminde çıkarılan KHK’larla mesleklerinden ihraç edilen yüz binlerce kişiden 200’e yakını Kahramanmaraş’ın Göksun’a başlı Kavşut köyünden. “KHK Köyü” olarak adlandırılan Kavşut’lu ihraç kişilerin hikayesi belgesel oldu.

15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) sonrası çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) 2 bin 400 nüfuslu, 400 haneli köyden 200 civarı kamu görevlisi “örgüt üyesi” yaftası vurularak mesleklerinden ihraç edildi.

Gazeteci Ahmet Erkan Yiğitsözlü’nün yönetmenliğini yaptığı “KHK KÖYÜ: KAVŞUT” belgeseli Anadolu’nun mütevazı bir köyü ölçeğinde ülke genelindeki haksızlık, hukuksuzluk ve zulmü gözler önüne seriyor.

Yaşam koşullarının zor olduğu ve insanlarının hayvancılık yapmaktan başka çaresinin olmadığı Kahramanmaraş Göksun’a bağlı Kavşut Köyü’nde insanların önünde iki seçenek var, ya şehre gidip beden gücüyle çalışacak bir iş bulmak ya da okuyup asker, polis, memur olmak. Okuyup “meslek” sahibi olanlar, KHK’larla bir bir mesleklerinden atılarak köylerine geri döndü, ya da başka şehirlere göçtü yaşamak için.
 
KHK’LI SAVCI KÖROĞLU: SİVİL ÖLÜME TERK EDİLDİK

23 yıllık Cumhuriyet Savcısıyken ihraç edilen Bayram Köroğlu, ihraç olduktan sonra tutuklanarak 15 ay cezaevinde kalıp ardından beraat etmiş. Köroğlu, aldığı beraata rağmen “irtibat ve iltisak”lı olduğu gerekçesiyle görevine iade edilmiyor.
Kavşut Köyü’nde doktorundan askerine, hâkiminden savcısına, polisinden gardiyanına ya da öğretmenine kadar her meslek grubundan birçok kişinin ihraç edildiğini anlatan Köroğlu, “Köylüm olan bu kişiler, şimdi mesleklerini yapamıyorlar. Birçoğu cezaevinde. Bazıları ise kapıcılık, esnaflık hatta çobanlık yapıyor” diye konuşuyor.

“KHK EN ÇOK BİZİM KÖYÜMÜZE DARBE VURDU”

Görevlerine iade edilmemekle kalmayıp KHK’lı oldukları için dışarıda avukatlık yapmalarına da izin verilmediğini anlatan Köroğlu, “Birleşmiş Milletler’in tabiriyle ‘sivil ölüme’ mahkûm edildik. Yurtdışına çıkamıyoruz. Özel sektörde iş yapmamıza izin verilmiyor. Bir dönem geçinebilmek için çiğ köftecilik dahi yaptım. Yaşadığımız acıların tarifi yok. Türk tarihinde ender görülen zulümlerden birine tanıklık ettik. Toplumdan dışlandık. Kimse bize iş vermek istemiyor. Mahkemelerde adalet yok maalesef. KHK en çok da bizim köyümüze darbe vurdu” ifadelerini kullanıyor.

İTFAİYE ÇAVUŞU KARA: BİR KÖYDEN 200 TERÖRİST NASIL ÇIKAR?
 
Göksun Belediyesi’nde itfaiye çavuşu iken ihraç edilen Ramazan Kara, köylerinde bir hanedeki 4 kişinin ihraç edildiğini, bu yüzden hallerine şükrettiklerini ifade ediyor. Kara, “Biz, suç işlemedik. Vatanımızı sevmekten başka suçumuz yok” diyor.

15 Temmuz’dan hemen sonra akrabaların birbirinin yüzüne bakmadığını, hatta köylerine “terörist köy” adının verildiğini söyleyen Kara, “Yıllarca birbirini tanıyan insanlar birilerine düşman oldu. Bu köy, ihraç olsun ya da olmasın vatanını seven insanlardan oluşuyor. Bir köyden 200 terörist nasıl çıkar?” şeklinde konuşuyor.

KAPICI POLİSLER, PAZARCI ASKERLER…

Köyden 8 ailenin en küçüğü olan KHK’lı polis Beyazıt Köşker, ailesinden okuyan tek kişinin kendisi olduğunu aktararak, “Polislik hayalimdi. KHK ile hayallerim yıkıldı, işsiz kaldım. Şimdi pazarcılık yaparak geçimimi sağlıyorum” diyor. Başta anne-babası olmak üzere tüm kardeşlerinin fedakârlıkları sayesinde okuyarak polis olduğunu anlatan Köşker, “Bugün yaşadıklarımız ileride çok konuşulacak. Çok şükür bir suçumuz yok. O yüzden vicdanımız rahat. Bir şekilde geçimizi sağlıyoruz. Ben en çok da anne babamın bana yaptığı emeğe üzülüyorum” ifadelerini kullanıyor.

“HÂKİM VE SAVCI OLAN AMCAMIN ÇOCUKLARI DA BENİM GİBİ İHRAÇ OLDU”

Polis iken KHK ile ihraç edilen Ahmet Köroğlu ise şimdilerde Kayseri’de kapıcılık yaparak geçimini sağlıyor. Hafta sonları da babasına yardım etmek için köyüne gelen Köroğlu, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Burada doğdum. İlkokulu bitirdikten sonra hayatım el kapılarında, gurbette geçti. Okudum, tarih öğretmeni oldum. Atanamayınca polislik sınavlarına girdim. Kazandım, polis oldum. Severek yaptığım işimi elimden aldılar ama bir gün işime iade olacağıma inanıyorum. O gün döner miyim bilmiyorum. Şu anda dağlarda hayvanlarımla çok mutluyum. Hâkim ve savcı olan amcamın çocukları da benim gibi ihraç oldu. Bu köyde yaşam, zor olduğu için iki alternatifimiz var. Okuyanlar memur, okuyamayanlar ise kapıcı oluyor. Şu anda okuyanların büyük çoğunluğu, KHK ile ihraç edildi. Bize okumak nasip olmuştu, ancak buna da irtibat ve iltisak denilerek izin vermediler.”

15 Mayıs 2021 12:46
DİĞER HABERLER