ABD savcılığı: Flynn, Türkiye ve Gülen konusunda yanlış beyanda bulundu

Trump’ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in soruşturma kapsamında savcılıkla ne kadar bilgi paylaştığına ilişkin ilk değerlendirmesini kamuoyuna açıkladı
ABD savcılığı, eski Beyaz Saray Ulusal Güvenlik danışmanı Michael Flynn’in Fethullah Gülen konusunda ABD kamuoyunu Türkiye lehine manipüle etme konusunda kendilerine yalan söylediği tespitini yaptı. Savcılık, Gülen’in ABD’de ‘ılımlı’ olarak tanınmasına rağmen Flynn tarafından ‘radikal İslamcı’ olarak nitelenmesini de sorunlu buldu.

Rusya’nın ABD başkanlık seçimlerine internet ortamında yaptığı manipülasyon ile müdahale ettiği yönündeki iddiaları halen ABD’de soruşturma konusu. Soruşturmaya, göreve gelmesinden hemen sonra Rusya ve Türkiye lehine lobicilik yaptığı iddiaları nedeniyle istifa eden Flynn de dahil.

‘Rusya ile ilgili doğru söyledi’

Soruşturmayla ilgili mahkemeye görüş yazısı yazan savcılık, Flynn’in Rusya ile ilişkileri kabul eden beyanları ile doğru bilgi vererek soruşturmaya katkı sağladığını söyledi. Ancak savcılığa göre Flynn, Türkiye ve Gülen konusunda yaptığı lobicilik faaliyetleri konusunda yalan söyledi.

Savcılık mahkemeye yazısında, Flynn’in Fethullah Gülen’in iadesi konusunda lobi faaliyetlerinde bulunmak üzere Türkiye hükümeti ile anlaşmasına dair yaptığı resmi bildirimlerde yanlış beyanda bulunduğunu anlattı.



‘Türkiye’yle doğrudan temas kurdu’


BBC Türkçe’nin aktardığına göre, savcılık, Flynn’in adını taşıyan danışmanlık şirketi Flynn Intel Group ile Türk bir iş adamının sahibi olduğu Hollanda merkezli Inovo BV, Ağustos 2016’da çeşitli lobi faaliyetlerinde bulunmak üzere üç aylık bir anlaşma imzaladığının altını çizdi. Taraflar, Inovo’nun Türk hükümetinden bağımsız bir şirket olduğunu ve Türkiye hükümetinin bu anlaşmanın bir tarafı olmadığını söylüyordu. Ancak Flynn savcılık ifadesinde Türkiye hükümetiyle doğrudan temas kurduğunu sonradan kabul etti.

Savcılık şöyle diyor: “FARA (Yabancı Temsilciler Kayıt Yasası) kapsamındaki beyanlarda, (Flynn’in yürüttüğü) Türkiye ile ilgili projenin Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri tarafından denetlendiği ve yönlendirildiği bilgisine yer verilmiyor. O dönemde sanık, ulusal güvenlik danışmanlığı görevini yürütüyordu ve bu nedenle de Trump kampanyasının dış politika ve ulusal güvenlik konularındaki görüşlerini belirleyen isimler arasında yer alıyordu.”

‘Darbe girişimiyle ilgili kamuoyunu etkileme çabaları’

Savcılık, Flynn’in başkanlık seçimlerinin olduğu gün yayımlanan bir makalesinde, Türkiye’nin 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin sorumlusu olarak gösterdiği Gülen’in iade edilmesi gerektiğini yazdığını hatırlattı.

Savcılığın Gülen konusundaki değerlendirmesi de şöyle: “(Gülen’in) darbe girişimindeki sorumluluğu çok tartışmalı bir konu olup, sanığın (Gülen’in) rolüyle ilgili kaleme aldığı makale Türkiye Cumhuriyeti’nin, kamuoyunun fikirlerini etkileme çabaları için değerliydi… Sanığın yaptığı yanlış beyanlar, kamuoyunun Türkiye Cumhuriyeti’nin ABD’de yasal olarak ikamet eden bir kişinin sınır dışı edilmesini sağlama çalışmaları da dahil olmak üzere darbe girişimiyle ilgili kamuoyunun görüşlerini etkileme çabaları hakkında bilgi sahibi olma hakkına zarar verdi.” 

Savcılık, Flynn’in The Daily Caller sitesinde seçim günü yayımlanan ‘Müttefikimiz Türkiye krizde ve desteğimize ihtiyacı var’ başlıklı makalesinde, Gülen’in ABD’de ılımlı bir imam olarak tanınmasına karşın aslında ‘radikal bir İslamcı’ olarak yazmasını da sorun olarak ifade etti.


05 Aralık 2018 09:37
DİĞER HABERLER