'İçeride gazeteci yok... Hırsız, çocuk istismarcısı, katil, terörist var!'

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan muhtarlara konuştu

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, tutuklanan Die Welt Türkiye muhabiri Deniz Yücel'in Almanya Şansölyesi Angela Merkel tarafından serbest bırakılmasının istendiğini belirterek "İşte adam geliyor, tam bir ajan terörist.. Alman Şansölyesi Merkel, geldi bunu istedi. 'Yargı bağımsız' dedim. 4 bin 500 terörist dosyası verdim buna, 'Yargı bakıyor' dedi. Ben de 'Bizde de yargı bakıyor, karışamayız' dedim. Ve süreç böyle devam edecektir. Sen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına kapılarını kapatıyorsun, bakanlarını sınır dışı ediyorsun" diye konuştu.

Beştepe'deki Sarayı'nda düzenlediği muhtarlar toplantısında konuşan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Manşetlerle çarpışarak bugünlere geldik. Kimin iktidara geleceğine, gideceğine manşetlerle karar verenlerin düzenini bozduk. Kendi halkına cahil diyen, koyun sürüsü diyen, bidon kafalı diyenlere eyvallah etmediğimiz içi her türlü saldırıya maruz kaldık. Amiral gemisi diye geçinenler biliyorsunuz sürmanşet attılar. Bunlar muhtarları küçümsediler. Ama biz şu salonda sürekli muhtarlarımızla bir araya geliyoruz.

Biz gücümüzü manşetlerden değil, sandıktan aldığımız için bu çarpık zihniyete meydan okuduk. Kendi ülkesini yurt dışındaki birtakım güçlere şikayet ettiler. Medya mensubu görüntüsü altında terör örgütlerine militanlık, ajanlık yapanlara asla taviz vermeyeceğiz. İşte adam geliyor, tam bir ajan terörist. Neymiş basın mensubuymuş. Tam bir ay Almanya'nın İstanbul rezidansında misafir ediliyor. Alman Şansölyesi Merkel, geldi bunu istedi. "Yargı bağımsız" dedim. 4 bin 500 terörist dosyası verdim buna, "Yargı bakıyor" dedi. Ben de "Bizde de yargı bakıyor, karışamayız" dedim. Ve süreç böyle devam edecektir. Sen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına kapılarını kapatıyorsun, bakanlarını sınır dışı ediyorsun. Sen benim soydaşlarımın üzerine atlarını, itlerini sürenlerin yanındasın. Sen Hollanda'nın mı yanındasın, ben de halkımın yanındayım.  

Hakaret olduğu zaman tahammül edemem"

Batı ülkeleri bizi sürekli basın özgürlüğüne uymamakla suçluyor. Sizin özgürlüğünüz özgür bir ülke olan Türkiye'nin Cumhurbaşkanına diktatör diyecek kadar özgürsünüz, benim ülkemde ise Cumhurbaşkanına her türlü saygısızlığı yapanlar için müsaade edin de en azından yargıya gitme hakkımızı kullanalım. Ben hukuki yollarımı aramak durumundayım. Aileme varıncaya kadar hakaret edenler... Sen beni eleştir, yanlışlarımı söyle ama hakaret olduğu zaman tahammül edemem ve hukuki yollarımı aramak durumundayım.

"Karşımıza maskeyle çıkanlara haydut muamelesi yapacağız"

Bu gazeteciler kim biliyor musunuz? İçlerinden katilden soyguncuya, çocuk istismarcısına kadar herkes var. İçlerinde gazeteci yok. Bir liste geldi; 144'ü terör suçundan cezaevinde bulunuyor. Bunlardan birinin suçu ülkemize bomba düzeneği getirmek, bir tanesi patlayıcı madde ile yakalanmış. Ne ararsanız bunlarda var! İşin ucu kendilerine dayanınca adaleti rafa kaldıranlar mesele Türkiye olunca yüzlerine maske takıyorlar. Biz de karşımıza maskeyle çıkanlara haydut muamelesi yapmaya karar verdik. Öyle ya saklayacak bir şeyin yoksa neden maske takıyorsun? Çık ortaya delikanlıca 'Benim Türkiye ile meselem var' de.

"Hiçbir Batılı sokağa adım atamaz"

Buradan bir kez daha Avrupalılara sesleniyorum: Türkiye itilecek kakılacak, Bakanları kapıdan kovulacak bir ülke değildir. Dünyanın her yerinde bu yaşananlar takip ediliyor. Siz böyle devam ederseniz, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir Batılı sokağa adım atamaz. Bunun için Türkiye olarak Avrupa'yı özgürlüklere saygılı olmaya davet ediyoruz.

22 Mart 2017 12:58
DİĞER HABERLER