Ahmet Takan: Bir değil iki değil yüzlerce terör saldırısı oldu son 2 ayda... Bu saldırılar neden engellenemedi?

Ahmet Takan: Bir değil iki değil yüzlerce terör saldırısı oldu son 2 ayda... Bu saldırılar neden engellenemedi?
"Bu ülkenin devlet kurumlarını, siyasi projelerinin dönemlik aygıtı haline getirenlerin, terörle mücadele-müzakere sarkacında uluslararası oyunların birer aktörü olduğunu anladığımızda çok geç olacaktır."

"Kafası karışanlar için terör kitapçığı" başlıklı yazımıza dün kaldığımız yerden devam edelim...

Soru: Peki, bir değil iki değil yüzlerce terör saldırısı oldu son 2 ayda... Bu saldırılar neden engellenemedi?

Cevap: Hükümetin kendini uyaranların yerine atadığı bürokratlar tüm terör operasyonlarını kapattı. Yıllardır takip edilmeyen ve operasyon yapılmayan örgüt sokak savaşı başlatacak seviyeye geldi. Asıl mesele buydu. PKK, bu noktaya geldikten sonra terör bölgesinde devlet güç kaybetti. Birçok yerde PKK paçavraları kendini göstermeye başladı. Operasyon yapma kabiliyeti sıfırlanan güvenlik güçlerinin etrafındaki çember daraldı.

Soru: Neden, operasyon yapıp teröristleri tam manası ile etkisiz hale getiremiyorlar?

Cevap: Maalesef getiremezler. Çünkü istihbarat yok yani tespit de yok. Aslında bu saatten sonra olsa da işe yaramaz. İş şehir savaşına döndü. Devlet, PKK'nın halk üstündeki baskısını kırıp hâlâ yanına çekemiyor. Emniyetten, Jandarmadan dışarı çıkan araçlar mayınla veya roketle patlatılıyor. Güvenlik güçlerimiz lojmanlarının önünde, hanımlarının çocuklarının yanında şehit ediliyor. Şehirlerdeki PKK'nın mühimmat depoları yerli yerinde duruyor. Asker hâlâ kışlasında bekletiliyor.

Soru: Bütün bunlar AKP tek başına iktidar olsaydı olmayacaktı ama değil mi?

Cevap: Olacaktı ama bu kadar erken değil. Doldurulan tüp bir yerde yanmaya başlayacaktı. Yoksa, neden doldurulsun ki? Yoksa, neden PKK'nın güçlenmesine izin verilsin ki? Şehirlere yayılan teröristlerin elbette bir amacı vardı. Bu amaç ise sadece AKP'ye iktidarı sunmak değildi. Oslo'da verilen sözlere bakmak lazım. MİT görevlisi, "şehirlerin bombalarla doldurulmasına sessiz kalıyoruz" demişti. Elbette bunun bir karşılığı vardı.

Soru: AKP'ye oy atmadığım için pişmanlık duymalı mıyım?

Cevap: R.Erdoğan'a bakarsan duymalısın. Çünkü, 400 milletvekili istemişti. Hatırlar mısın? Eğer 400 milletvekili olsaydı R. Erdoğan devlet başkanı olacaktı. İşte, o zaman bugünlerde şehit haberleri almayacaktık, ama ileride şehit haberleriyle beraber eyalet sistemi kandırmacasıyla "özerklik" haberlerini de alacaktık. Yani, ağzına kadar doldurulan tüp elbette ki patlayacaktı. Bence, onlara bu fırsatı vermediğin için gurur duymalısın!

Soru: Bu durumdan nasıl kurtulabiliriz?

Cevap: Ülkeye tekrar sağduyunun hâkim olması lazım. Ülkede gerilimden, kutuplaşmadan ve gerçek kandan beslenenlerin artık etkisini yitirmeleri gerekiyor. 1 Kasım bunun için bulunmaz bir fırsat. Vatandaş, kırmızı kartını çıkartır, ülkede her kesime ve herkese hitap eden bir hükümet kurulursa, tansiyon düşürülürse ülkenin tekrar bütünlüğü sağlanabilir.

Şimdii!..

30 yıllık bölücü terör örgütü PKK ile sürdürülen inişli çıkışlı mücadele sürecini tekrar gözden geçirin!..

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

08 Ekim 2015 08:56
DİĞER HABERLER