AK Parti, MHP'nin görüntülü propaganda aracını YSK'ya şikayet etti

AK Parti, MHP'nin görüntülü propaganda aracını YSK'ya şikayet etti
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Tokat İl Başkanlığı'nın kent meydanında görüntülü propaganda yapan aracının, AK Parti Tokat İl Yönetimi tarafından İlçe Yüksek Seçim Kurulu'na şikayet edilmesi ile başlayan ve karşılıklı açıklamalarla devam eden polemik sürüyor. AK Parti'nin açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir canlı yayında, hükümeti ve kendisine tepki gösteren şehit yakınlarını kastederek, "5 çocuğumu daha feda etmeye hazırım diyen babalar da var, ama böyle karakteri bozuk olanlar da var" şeklindeki sözlerinin MHP tarafından yanlış anlatıldığı iddia edilirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kullanılan "karakteri bozuk olanlar" ifadesinin şehit ailelerine söylenmediği HDP'lilere söylendiği şeklinde savunma yapıldı.

Bu açıklamaya MHP Tokat İl Başkanı Fatih Demirkol'dan dikkat çekici bir cevap geldi. Demirkol, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın o açıklamasında "Böyle babalar da var, böyle karakteri bozuk olanlar da var" diyerek işaret ettiği insanların AK Parti İl Başkanlığının iddia ettiği gibi HDP'liler olmadığı, aksine direkt kendisine tepki gösteren şehit ailelerine karşı söylendiğini ifade etti. Demirkol, "O sözleri tüm Türkiye duydu. O bölümün ne başında ne de sonunda HDP'nin adı dahi anılmıyor. Nasıl oluyor da Cumhurbaşkanı HDP'nin adı ve imasının dahi geçmediği o konuşmada, söylediklerinin hedefi HDP oluyor? Hepimiz biliyoruz ki, bir çok şehit cenazesinde, özellikle şehit yakınları tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tepkiler yükseldi. Hatta polis kardeşini kaybeden bir TSK mensubu yarbayımız da tepki gösterdi. Velev ki, Cumhurbaşkanı 'Karakteri bozuk olanlar' diye şehit yakınlarına değil de, bir partinin mensuplarına veya şehit cenazelerinin sorumlusu olarak kendisini işaret eden tüm diğer partililere karşı söyledi. O zaman bu ülkenin yarısına, hatta yarısından fazlasına hakaret etmiş olmuyor mu? Bir Cumhurbaşkanı'nın cumhuruna yani halkına 'karakteri bozuk' dediği nerede görülmüş?" diye konuştu.

'HDP VE PKK İLE GÖRÜŞMELERİNİZİ TOKATLILARA ANLATMAK İÇİN YAPTIKLARINIZI HATIRLAYIN'

Demirkol şöyle devam etti: "Kendi küfürlerini, hakaretlerini görmüyor, sıkışınca bana karşı 'HDP ağzı ile konuşuyor' diyerek kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar. Partim de, İl Başkanı olarak bende konuşurken hiçbir partinin ağzı ile konuşmayız. Hele ki, terör destekçisi bir partinin ağzı ile hiç konuşmayız. Konuşmayı bırakın özellikle terör konusunda o cani örgüt ve uzantısı HDP ile asla ne yan yana geliriz, ne de terör başta başka devlet konularını müzakere ederiz. HDP ile kol kola olan, birlikte süreçler ve politikalar yürütenler, hatta terör örgütü ile aynı masaya oturup pazarlık yapanlar bellidir. Siz değil miydiniz çözüm sürecinde PKK ve HDP ile vardığınız anlaşmaları Tokat halkına anlatmak için Akil Adamlar adını verdiğiniz bir grup çapulcuyu Tokat'a getiren? HDP ve PKK'nın taleplerini Tokat halkına anlattıran? Sizdiniz. Öyleyse HDP ağzı ile konuşan, konuşmaktan öte iş tutanlar kimlermiş?"

NE YAPALIM İŞARET DİLİYLE Mİ KONUŞALIM?

Öte yandan MHP'nin kent meydanında görüntülü propaganda aracının şikayet edilmesine de değinen Demirkol, şunları kaydetti: "Partimiz tarafından hazırlanan, ülkemizin nasıl bir yıkıma doğru sürüklendiğini belgesel tadında bir sunum ve belgelerle anlatan bir video kaydından rahatsız oldular. Gidip İlçe Yüksek Seçim Kuruluna şikayet ettiler. Yüksek seçim kurulunda yapılan oylamada, AKP'nin bu şikayeti haksız bulundu ve reddedildi. Yargıyı her yerde avuçlarının içine almaya ve istedikleri yönde karar çıkarmaya alışkın olanlar, bu karardan rahatsız olup çılgına döndüler. Biz seçimlerin öncesinde sesli ve müzikli propaganda yapmayacağız dedik. Bununla da, sokak ve caddelerde bangır-bangır müzik çalan ve alabildiğince bağırarak halka hitap eden rahatsız edici ses kirliliğini önlemeyi amaçladık. Bunda da başarılı olduk. Bu görüntülü propaganda aracımız ile cadde ve sokakları dolaşarak müzik çalmıyoruz. İnsanların yoğun olduğu merkezlere park edip, bu haber ve belgesel kıvamındaki programı izletiyoruz. İsteyen geliyor ve bu belgeseli izliyor. İstemeyene zorla dinletmeye yönelik cadde ve sokaklarda gezdirme çabamız ve sesini son ayar açmamız söz konusu değil. Bu aracın yakınına yaklaşmadığınız sürece orada anlatılanı duymanız mümkün değil. Dediğim gibi bu sesli değil, görüntülü bir propaganda yönetimidir. Kimse çarpıtmasın. İyi o zaman halkın arasında dolaşırken de, 'sesli propaganda yapmayacağız' dedik diye sesimizi çıkarmayalım, konuşmayalım. Halkımız ile sadece işaret dili ile anlaşmaya çalışalım."
CİHAN
20 Ekim 2015 12:54
DİĞER HABERLER