"Kahrolsun istibdat, kahrolsun zulüm! Yaşasın hürriyet"

İYİ Parti lideri Meral Akşener, partisinin grup toplantısında Gezi davası kararlarını sert sözlerle eleştirdi.

Yeniden görülen Gezi davasında mahkemenin verdiği kararlar gündemdeki sıcaklığını koruyor. Kararlara bir tepki de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'den geldi. 

Partisinin grup toplantısında sert sözler kullanan Akşener şunları söyledi. 

"Erdoğan'ın Gezi Direnişi'ne iyi gözle bakmasına imkan yoktur. Bu sebeple 'Gezi' kelimesinden hep korkmuştur, bu sebeple rayından çıkarmak için elinden geleni yapmış ve başarmıştır. Bu sebeple bugün bile adeta yemin etmiş gibi şahsi bir intikam kovalamaktadır. Aradan geçen 9 yılın sonunda geldiğimiz noktada bugün milletimizin her bir ferdinin çeşitli bahanelerle ve keyfi kararlarla düşman, hain edildiği siyasetin, farklılıklarını ve her türlü düşüncenin bir fare tuzağına hapsedildiği, millet ve memleket soyulurken garibanın kuru ekmeğe mahkum edildiği adına da Partili Cumhurbaşkanı Sistemi denilen bir istibdatın içindeyiz. Bilinmelidir ki hiçbir gayrimeşruluktan yasallık üretilemez. Akıl ve vicdan sahibi hiçbir Türk evladı istibdata boyun eğmez. Şanlı tarihimiz her dönemi 'Yaşasın Hürriyet, kahrolsun İstibdat!' diye haykıran cesur vatan evlatlarıyla doludur.

KAVALA  AÇIKLAMASI
Nitekim dün Saray tiyatroları ile galası yapılan Osman Kavala davası toplum vicdanına ve millet varlığına hançer vuran binlerce yargı trajedisinden yalnızca bir tanesidir. Yargı yetkisinin de saraydaki şımarıkların nargile masalarına çerez edildiğinin bir başka önemli kanıtıdır. Sayın Erdoğan aklınca aylarca üst perdeden beylik laflar ettiği Rahip Bronson davası ile neredeyse kendisini, savcı ilan ettiği, Kaşıkçı davasında, milletin yargı egemenliğini, alenen ve utanmadan satmasının, sadakasını vermiştir. İşte o nedenle bugün, meselemiz, Osman Kavala değildir. Çünkü Osman Kavala, mevcut yasalarla, zaten aklanmış, mahkeme bile bunu kabul etmiştir. Bugün meselemiz; milletimizin her bir ferdinin, kısıtlanamaz, devredilemez, engellenemez temel haklarının, hürriyetlerinin, insanca yaşama arayışının, ve buna dair umut ve hayallerinin elinden alınmasıdır.

Bugün meselemiz; iktidar araçları ve devlet organları eliyle, paramparça edilen, yabancılaştırılan, mayası ve özü değiştirilen, 1920 yılında, bu çatı altında birleşmiş bir millet ile, onun vatanını ve devletini, bu ucube zihniyetten kurtarma meselesidir. Bugün meselemiz; istibdat karşısında, hürriyet için dik durabilme meselesidir. Çünkü, 1908’de istibdata karşı koyan ruh neyse, Gezi de odur. 31 Mart’ta, meşrutiyeti yıkmaya kalkışan darbecilerin, karşısında duran irade neyse, Gezi de odur. Demokrasi için seferber olan, o günün Türk Gençleri neyse, ağacına, parkına ve heykeline sahip çıkan, Gezi’deki Türk Gençleri de odur.

"KAHROLSUN İSTİBDAT!"
Değerli dava arkadaşlarım; Türk modernleşmesinin önünde, her zaman engeller olacak. Her devirde, mutlaka yeni Derviş Vahdeti’ler çıkacak. Her devirde, bizi bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahlarımız olacak. Varsın olsun. Çünkü her devirde, bu vatanın; Bekçiliğini yapacak gençleri de olacak. Vahdeti’lerin karşısına dikilecek, Mustafa Kemal’leri de olacak. Topçu Kışlası hayallerine kapılanların karşısında, dimdik duran çapulcuları da olacak. İşte o nedenle buradan, bir kez daha ilan ediyorum: Parola vatan, işareti namus! Kahrolsun istibdat, kahrolsun zulüm! Yaşasın hürriyet, adalet, müsavat ve meşveret!"

27 Nisan 2022 13:57
DİĞER HABERLER