Ali Ünal: Artık yeter, yoksa zulümleriniz içinde devrilip gidecek ama sadece lânetle anılacaksınız.

Ali Ünal: Artık yeter, yoksa zulümleriniz içinde devrilip gidecek ama sadece lânetle anılacaksınız.
Cenab-ı Allah'ın kanunudur: Bir yerde denizler ne kadar derinse, denge gereği dağlar o kadar yüksek olur.
Cenab-ı Allah'ın kanunudur: Bir yerde denizler ne kadar derinse, denge gereği dağlar o kadar yüksek olur.

Aynı şekilde, bir yerde bazı insanların çukurluğu nisbetinde zirve insanlar bulunur. Görüyoruz ki, dünyanın en çukur insanları bu ülkede yaşıyor: öyleyse zirve insanlar da bu ülkede yaşıyor. Evet, insanlığın Kıyamet öncesi yaşayacağı mutlu geleceğin temellerini bütün dünyada bu ülke insanı atıyor ve atmaya devam edecek. Dolayısıyla Allah bu ülkeyi çalkalıyor ve bu ülkede her şey değişecek;  bir âyet-i kerimede buyrulduğu gibi Allah, hakla bâtılı ayırır, ayırıyor ve bâtılı bir balye halinde toplar, topluyor. Ülkenin gereken istikamette değişimi ise tabanın, halkın kendisini değiştirmesine bağlı. Bu ise, öncelikle gerçeği bilmeyi gerektiriyor. “Havuz medyası” ise, pek az iftiraya maruz kalmış bir TV kanalının enkormanına “Yalanlarınızda, iftiralarınızda boğulun!” dedirtecek derecede,  bilhassa “Cemaat” hakkında sürekli yalan ve iftira üretiyor; takipçilerinden gerçekleri gizliyor. Belki tarihin en büyük yolsuzluk, rüşvet ve kara para soruşturmalarının adı olan 17-25 Aralık'la ilgili Polis raporları ve Yargı fezlekelerine ise hiç yer vermiyor; resmî rakamlara göre 16, gayr-ı resmî rakamlara göre ise daha fazla şehid verdiğimiz Dağlıca tuzağı bu medyanın manşetlerinde, hattâ birinci sayfasında yer bulmuyor.

Ülke, yangın yeri. Sebebi ne, müsebbipleri kim? Dağlıca, Aktütün, Gediktepe ile Hantepe saldırılarından sonra nerdeyse bitirilme noktasına gelmiş olan PKK'nın, bizzat Erdoğan, Arınç ve Davutoğlu'nun itiraf ettiği üzere, “Çözüm süreci” altında 3 yıl tamamen toparlanma ve güçlenmesine göz yumulmuş. Öcalan ve PKK hakkında medhiyeler düzülmüş ve “Kırmızı Kitap”ta PKK öncelikli tehdit olmaktan çıkarılmış; KCK'lılar salınmış. Dönemin MİT müsteşar yardımcı Afet İnan'ın Oslo'da PKK temsilcilerine “Metropolleri patlayıcılarla doldurduğunuzu biliyoruz” şeklinde itiraf ettiği üzere, PKK'nın büyük şehirleri patlayıcılarla doldurmasına müsaade edilmiş. “Çözüm süreci”nden sorumlu bakan Yalçın Akdoğan'ın itirafıyla, bütün bunlardan Erdoğan'ı başkan yapacak oy bekleniyormuş; ama oylar HDP'ye gidince “Çözüm Süreci” masası devrilmiş. Ve ülke, kan gölüne dönüyor, ekonomi çöküyor, halk tam ortadan ikiye bölünüyor, ufukta iç çatışma emareleri var.

(...)

10 Eylül 2015 09:24
DİĞER HABERLER