AYM: Tanık hükümlü-tutuklular ile sanık gardiyanlar aynı cezaevinde bulunamaz

Anayasa Mahkemesi (AYM), cezaevinde sakalı zorla kesilmek istenen kişinin işkence ve kötü muameleye maruz kaldığına karar verdi. Yapılan yargılama sonrası sorumlular hakkında etkili işlemler yapılmadığını belirten AYM, tanık olarak dinlenen hükümlü ve tutukluların, yargılanan gardiyanlar ile aynı cezaevinde bulunmalarının yargılamayı etkileyeceğini vurguladı.

Süleyman Deveci, cezaevine sevk edilmesinin üçüncü gününde infaz koruma memurları tarafından sakalının kesilmesi için sözlü beyanda bulunulduğunu söyledi. Deveci, yönetmelikte böyle bir hüküm bulunup bulunmadığını sorması üzerine gardiyanlar tarafından zorla berbere sürüklendiğini, saçı ve sakalının yolunduğunu ileri sürdü. Önce hapishane revirine kaldırılan Deveci, ardından hastaneye sevk edildi. Hastane polisine tehdit edildiği gerekçesi ile doğruyu söyleyemediğini ifade eden Deveci, cezaevi müdürü tarafından da tehdit edildiğini iddia etti. Gardiyanlar hakkında yaptığı şikayetlere ilişkin beraat kararı verildiğini vurgulayan Deveci, işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürerek AYM'ye bireysel başvuruda bulundu.

AYM'nin gerekçeli kararında şu ifadeler yer aldı: "Yürütülen yargılama sonucunda 'kötü muamele yasağı'nın ihlal niteliği taşıyan kasten yaralama eyleminin gerçekleştiğinin tespit edildiği ancak soruşturmanın etkililiğinin ölçütlerinden biri olan sorumluların suç nedeniyle hesap vermelerinin sağlanması ve fiilleri ile orantılı bir ceza almaları koşulunun yerine getirilmekten uzak olduğu anlaşılmaktadır.

Yargılama sırasında tanık sıfatı ile dinlenen mahkumların, sanık sıfatı ile yargılanan infaz koruma memurlarının görev yaptıkları ceza infaz kurumunda bulunmaya devam ettiği, bir sanığın ifade vermemeleri için tehdit edildikleri yönünde açık beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Ceza infaz kurumunda meydana gelen olayın tanıklarının infaz koruma memurları ile ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklulardan ibaret olduğu değerlendirildiğinde hükümlü ve tutukluların ifade vermemeleri yönünde tehdit edildikleri iddiasının yargılamanın etkililiğini yakından etkileyeceği açık olduğundan anılan iddialara yönelik bir incelemenin de yapılmadığı anlaşılmaktadır."

Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan 'eziyet yasağı'nın maddi yönden ihlal edildiği ve Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının öngördüğü 'devletin etkili soruşturma yapma usul yükümlüğü'nün ihlal edildiğine karar veren AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kalkması için yeniden yargılama yapılmasına hükmetti. AYM, başvurucuya ayrıca 7 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. CİHAN
05 Şubat 2016 10:57
DİĞER HABERLER