'Az su tüketmek halüsinasyon ve bilinç bulanıklığına sebep olabilir'

Su, insan hayatı için oksijenden sonra en önemli ikinci ihtiyaç olarak gösteriliyor.
Yaklaşık yüzde 60'ı sudan oluşan insan vücudu için su tüketiminin önemi hakkında konuşan Öğretim Görevlisi Esin Ardıç, "Az su içmek insanı hasta ediyor. Az su tüketimi ileri aşamada halüsinasyon ve bilinç bulanıklığına sebep olabilir" dedi.

Su, insan hayatı için oksijenden sonra en önemli ikinci ihtiyaç olarak gösteriliyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Diyaliz Programı, Program Başkanı, Öğr. Gör. Esin Ardıç, “Su, canlıların yaşamlarına devam edebilmesi için en önemli faktör olduğundan diğer içeceklerden ayrılmaktadır. Susuz bir yaşam düşünülemez. Yaklaşık yüzde 60’ı sudan oluşan insan vücudu da tüm hücre ve organlarıyla suya bağımlıdır. Su; vücut sıcaklığının düzenlenmesinde, besinlerin hücrelere taşınmasında ve metabolizma sonucunda oluşan artık ürünlerin uzaklaştırılmasında büyük rol oynamaktadır. Yeteri kadar su tüketmemek bizleri ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilir” diye konuştu.

 Sağlık açısından suyun tüketimine sadece miktar açısından değil, içerik ve kalite yönünden de dikkat etmek gerektiğini vurgulayan Öğretim Görevlisi Esin Ardıç, "Vücut suyunun azaldığı durumlarda baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu, ağız ve burunda kuruluk, idrar renginde koyulaşma ve ileri aşamada halüsinasyon ve bilinç bulanıklığı gibi belirtiler söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı.

"PLASTİK ŞİŞELERDEKİ SULAR EN ÇOK ÇOCUKLARI ETKİLİYOR"

Pet şişe kullanımınında ciddi hastalıkların tetikçisi olduğunu ifade eden İstanbul Rumeli Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Diyaliz Programı, Program Başkanı, Öğr. Gör. Esin Ardıç, plastik şişelerdeki suların en çok çocukları etkilediğine dikkat çekti.

Yaz aylarında tüketiminin çok yüksek olduğu ambalajlı su satışlarını da genel sağlık açısından değerlendiren Ardıç, plastik damacanaların ve yazın elimizden, çantamızdan eksik etmediğimiz plastik şişelerin birçok tehlikeli hastalığa yol açabildiğini söyledi.

Ardıç, sözlerine şöyle devam etti:

"Küresel içecek endüstrisinin en hızlı büyüyen sektörü olan plastik şişe suyu hem sağlığa hem çevreye yönelik yüksek riskler içeriyor. Yapılan araştırmalarda her üç sudan birinde sentetik, organik kimyasallar ve bakteriler tespit edildi. Araştırmalara göre, plastik şişelerin içindeki sular özellikle çocukları etkiliyor; suların içindeki zehirli toksinler kalp, şeker ve kanser hastalıklarına neden oluyor. Bu zararlı madde erişkinlerde göğüs kanseri riskine neden oluyor. Özellikle çocuklar okula giderken hafif olması sebebiyle pet şişe kullanıyorlar. Asıl tehlike aynı şişenin tekrar tekrar kullanılmasıyla başlıyor. Pet şişelerin altında kullanım özelliklerinin yer aldığı kısmı birçok tüketici fark etmiyor. 'Tek kullanımlıktır' anlamına gelen işaretleri fark etmeyen tüketiciler aynı şişeyi günlerce kullanıyor. Bu durumda pet şişe tehlikesi daha da artıyor.”

"PET ŞİŞE KULLANIMI DİYABET RİSKİNİ ARTIRABİLİR"

"Yapılan araştırmalar pet şişe kullanımının büyüme bozuklukları, doğumsal kusurlara, kalp hastalıkları ve diyabet riski artışına sebep olduğunu göstermekte" diyen Esin Ardıç, "Örneğin Harvard Üniversitesi School of Public Health araştırmacıları, öğrenciler üzerinde yaptıkları incelemelerde, bir hafta boyunca plastik şişelerden su içen öğrencilerin idrarlarında BPA maddesinin yüzde 69 arttığı görüldü. BPA maddesi, dişilik hormonu östrojene benzeyen bir madde. Dişilik hormonuna benzeyen bu madde özellikle erkekler için büyük tehlike taşıyor” dedi. 
07 Nisan 2019 09:25
DİĞER HABERLER