Balüken: Davutoğlu yetkili ve etkili lider olduğunu kanıtlamak istiyor

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun seçim hükümetini kurmak için milletvekillerine teklif götürmesini 'yetkili ve etkili bir lider olduğunu kanıtlamak için yaptığını söyledi. Başbakan Davutoğlu'nun iki üç haftalık süreçte bütün söylemlerinin 24 saat geçmeden cumhurbaşkanı tarafından boşa çıkarıldığını belirten Balüken, "Yetkisi ve etkisi ile ilgili kamuoyunda oluşmuş bir kaanat var. Bunu geriye çevirmek için kendisi yetkili ve etkili bir pozisyondan göstermek için bu şekilde yapay gündemler yaratıyor." dedi.

'1.464 HDP'Lİ VE DBP'Lİ GÖZALTINA ALINDI'

Halkların Demokratik Partisi Grup Başkanvekili İdris Balüken, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basın toplantısı düzenledi.
HDP'nin tamamen tasfiye edilmesi için siyasi soykırım operasyonlarının AKP hükümeti tarafından yapıldığını kaydeden Baluken, "Bugüne kadar siyasi soykırım operasyonlarının amacını nereden planlandığını, çözümün ne olmasını gerektiğini, siyasi soykırımlarla sonuç alınıp alınmayacağını defalarca paylaştık. Bütün uyarılarımıza rağmen AKP'nin özellikle Saray'ın talimatlarının bu siyasi soykırım operasyonlarının devamı olduğunu en son belediye başkanlarımızın tutuklanmasıyla sonuçlanan vahim gelişmelerden sonra yine paylaşmak istiyoruz." dedi.

Dün Hakkari Belediye Eş Başkanları, Sur Belediye Eş Başkanları, Silvan Belediye Eş Başkanı ve Van Edremit Belediye Eş Başkanının tutuklanmasının ülke gündeminde bulunduğu anlatan Balüken, "Siyasi soykırım operasyonları kapsamında bugüne kadar bin 464 HDP'li ve DBP'li gözaltına alındı. 220'si AKP'nin siyasi kararları doğrultusunda tutuklandı. Belediye başkanlarının tutuklanmasıyla beraber bu operasyon yeni bir aşamaya geçti." dedi.

HDP ve BDP'li belediye başkanlarının gözaltına alınırken, gece yarısı evlerinin basıldığını belirten Balüken, "Darp ediliyorlar yakınları işkence görüyor. Çocukları uzun namlulu silahlarla tehdit ediliyor. Türkiye demokrasisi açısından utanç verici bir durumla karşı karşıyayız. Yüzde 90'la seçilmiş bir irade gece yarısı silahlarla ailesi tehdit edilecek şekilde gözaltına alınıyor. Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Belediye Başkanını gözaltına alacaksan medeni ülkelerde olduğu gibi davet edersin, halkın oyu ile seçilmiş bir irade olarak belediye başkanı gelir, senin iddia ettiğin suçlarla ilgili kendi savunmasını kendi partisinin programı doğrultusunda ortaya koyar. Bu şekilde vahşet tablosuyla darp ve işkence tablosu ile gözaltına alınmalarını bir mesaj olarak değerlendiriyoruz. Bir bütün olarak AKP ve Saray cenahı halkın iradesini kırmaya çalışıyor." diye konuştu.

Başbakan Davutoğlu'nun seçim hükümetini kurmak için partilere değil de milletvekillerine teklif götüreceğinin hatırlatılmasını üzerine Baluken, "Davutoğlu hala kendisinin yetkili ve etkili bir lider olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Geçen iki üç haftalık süreçte bütün söylemleri 24 saat geçmeden cumhurbaşkanı tarafından boşa çıkarılmış birinin yetkisi ve etkisi ile ilgili kamuoyunda oluşmuş bir kaanat var. Bunu geriye çevirmek için kendisi yetkili ve etkili bir pozisyondan göstermek için bu şekilde yapay gündemler yaratıyor. Birkaç gün önce CHP ve MHP'ye koalisyon çağrısı yaptı. 24 saat geçmeden cumhurbaşkanı erken seçim tarihi verdi. Başbakanın böyle bir etkinliği ve yetkinliği yok. Hele bir önümüze gelsin, o konuyla ilgili biz kendi değerlendirmemizi yaparız.kamuoyuna defalarca ifade ettik. 80 milletvekilimizin tamamı Türkiye'nin seçim güvenliği ile ilgili kurulacak seçim hükümetinde görevini yapacak yetkinlikte ve etkinliktedir. Bu mevcut söylemler Davutoğlu'nun kendi itibarını yeniden sağlamaya yönelik girişimleridir. Bu konuda anayasal düzenleme gayet nettir. TBMM her partiye düşen sayısal aritmetiği belirler. Cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini seçeceği bir milletvekiline ya da başbakana verir. Başbakan ya da milletvekili de siyasi partilerden belirlenmiş sayı doğrultusunda katkı ister. Partiler o katkıyı verdikten sonra kabinedeki dağılımı başbakan yapar. Anayasal ve yasal düzenlemelerde tanımlanan çerçevedir." cevabını verdi.

'SARAYIN İSTİKBALİ İLE İLGİLİ YÜRÜTÜLEN BİR SAVAŞ VAR'

"Şehit Yüzbaşı Ali Alkan'ın cenazesinde ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan'ın ifadelerini nasıl değerlendiriyor sunuz?" sorusuna Balüken, "Çok gayri ahlaki bir yaklaşım. Birinci derecedeki yakınını kaybetmiş bir yarbayın en insani refleksini bile bir bölünme unsunu olarak ele alan bir yaklaşımla karşı karşıyayız. Bunun anlaşılır hiçbir yönü yoktur. Oradaki insanın yüreğinde hissettiği acıya dair tek bir empati kurmayan, hiçbir duygu kırıntısını hissetmeyenlerin başlattığı linç girişimi utanç vericidir. Kendisi de zaten silahlı kuvvetler mensubudur, bu savaşın en acı tablosu ile yüz yüze olan insandır. Klavye başında oturup, AKP'den maaş olan ucuz kahramanların anlayamayacağı bir pozisyonda bulunuyor. Bundan daha insani bir yaklaşım olabilir mi? İfade ettiklerinin tamamına katılıyoruz. Ortada çözüm masası varken, kan akmıyorken ne oldu da kan akmaya başladı, bunu soruyor. Ortada bir vatan savunması yok, sarayın istikbali ile ilgili yürütülen bir savaş var. Bu savaşta kendi çocuklarını kaybedenlerin çığlıklarını duyurma çabaları var. Bu linç girişimi, insanlık dışı saldırı kampanyası utanç verici bir durum yaratmış durumda" cevabını verdi. CİHAN
24 Ağustos 2015 16:41
DİĞER HABERLER