Baluken: Sandık oyunlarını gören halk, öz yönetim ilanlarında bulundu

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, 7 Haziran seçim sonuçlarını kabul etmeyen AK Parti'nin yeniden iktidar olmak için sandık oyunlarını gören halkın demokratik siyasete olan inancını yitirdiğini söyledi. Baluken, halkın kendisine amansızca saldıran AK Parti hükümetine karşı meşru savunma hattı oluşturduğunu, öz yönetim ilanlarında bulunduğunu savundu.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, sokağa çıkma yasaklarının oluşturduğu toplumsal tahribatın araştırılması için Meclis Araştırması istedi. 7 Haziran seçimlerinden sonra demokratik siyaset yapmayı rafa kaldıran AK Parti Hükümeti'nin yeni savaş konsepti çerçevesinde peşi sıra ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının, İl İdaresi Kanunu'nda valilere tanınan bir yetkinin sorumsuzca kullanılmasından ibaret bir durum olduğuna dikkat çeken Baluken, uygulamaya konan yasakların ne yasal ne de anayasal hiçbir hukuki temeli olmadığını ifade etti.

Bir ülkede yaşayan insanların tümünün iktidar partisine oy vermek zorunda olmadığını ifade eden Baluken, iktidar partisine oy vermeyen, yeni bir yaşam isteyen insanlara karşı iktidar gücünü kullanarak saldırıya geçmenin adil ve barışçıl olmayan anti-demokratik bir yöntem olduğunu kaydetti. "Bir devlet tüm yurttaşlarının taleplerini karşılamak ve onların can ve mal güvenliğini sağlamakla yükümlüdür." diyen Baluken, 7 Haziran seçim sonuçlarını kabul etmeyen AK Parti'nin yeniden iktidar olmak için sandık oyunlarını gören halkın demokratik siyasete olan inancını yitirdiğini, kendisine amansızca saldıran AK Parti hükümetine karşı meşru savunma hattı oluşturduğunu, öz yönetim ilanlarında bulunduğunu savundu.

"Öz yönetim sistemi insanların kendi geleceği ile ilgili olarak söz söyleme hakkıdır ve son derece meşrudur." diyen Baluken, şöyle konuştu: "Bir halkın örgütlü olması arzulanan bir şey olmalıdır. Bunda korkulacak bir taraf yoktur. Devletin ve AKP Hükümeti'nin yapması gereken şey öz yönetim ilanlarına karşı sokağa çıkma yasakları ilan ederek tüm bir kenti ablukaya alarak cezalandırmak değil, muhataplarla bir araya gelerek talebi müzakere etmektir. Demokratik siyaset mekanizmaları dışına çıkmadan, diyalog ve müzakere yöntemiyle aşamalı olarak çözülebilecek bir sorunu asayiş temeline indirgemek sorunun çözümüne hiçbir zaman hizmet etmeyecektir. Dolayısıyla çözüm sürecine geri dönüş, sorunun muhataplarıyla atılacak samimi adımlar hendeklerin kapatılmasına ön ayak olacaktır. Şu ana kadar çeşitli il ve ilçe merkezleri dâhil olmak üzere 18 yerde toplam 162 gün sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, bu yasaklar sırasında 78 sivil yurttaş yaşamını yitirmiştir. Yasağın uygulandığı yerler günlerce abluka altına alınarak en temel insan hakları dahi ihlal edilmektedir. Elektrik ve suyun ya sürekli kesik olması ya da günde birkaç saat verilmesi, eczane ve fırınların kapalı olması insanları açlık ve susuzlukla cezalandırmaktan başka bir şey değildir. İlk olarak Ağustos ayında Silvan, Lice, Varto ve Şemdinli'de ilan edilen sokağa çıkma yasakları hız kesmeden devam etmektedir. Sur'da devam eden sokağa çıkma yasağında Diyarbakır'ın en eski tarihi mekânlarından Kurşunlu Cami, tarihi hamamlar, kiliseler bombalanmakta ve yakılmaktadır. Sadece Nusaybin'de 13 Kasım'dan bu yana 4 mahalle için son bir aylık zaman içinde 22 gündür sokağa çıkma yasağı uygulanmaktadır. Koca bir ilçe adeta haritadan silinmek istenmektedir. Şu ana kadar sadece Lice'de 7, Silvan'da 6, Nusaybin'de 5, Cizre'de 4 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, yasağın kalkmasından sonra sokaklar tanınmaz hale gelmiştir. Yasaklar toplumsal ayrışmayı doğurmakta, devlete karşı olağanüstü öfkeli bir neslin oluşmasına neden olmaktadır. Devlet kendi vatandaşının can ve mal güvenliğinden birinci dereceden sorumlu olduğu halde yasağın uygulandığı yerlerde insanlar hastanelere ellerinde beyaz bayraklarla gitmektedir. Yasakların bir an önce araştırılması, yasaklar boyunca yaşam hakkı dâhil olmak üzere temel yaşamsal hak ve özgürlükleri gasp eden sorumluların yargı önüne çıkarılması, toplumsal ayrışmanın daha fazla şiddetlenmesinin önüne geçilmesi için komisyonun kurulması elzem hale gelmiştir." CİHAN
09 Aralık 2015 18:05
DİĞER HABERLER