Baro Başkanı: Sandık taşımak oradaki egemenlikten vazgeçmektir, anayasaya aykırı

Sakarya Barosu Başkanı Avukat Zafer Kazan, Doğu ve Güneydoğu'da güvenlik gerekçesiyle bazı yerleşim bölgelerinden sandık taşınmasının o bölgenin egemenliğinden vazgeçmek anlamına geldiğini ve anayasaya aykırı olduğunu belirtti.

Doğu ve Güneydoğu'da Cizre ve Yüksekova olmak üzere bazı yerleşim birimlerinde sandık taşıma talepleri baroların tepkisine sebep oldu. Sakarya Barosu Başkanı Avukat Zafer Kazan yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde güvenlik sebebiyle 'Ben burada güvenli seçim yapamıyorum' diye oradan sandık taşımanın bölgenin egemenlik hakkından vazgeçmeye eşdeğer bir şey olduğunu vurguladı. Bunun çok vahim bir durum olduğunu dile getiren Kazan, "Bir ülkede devletin egemenliğinden bahsedeceksiniz, ama aynı zamanda 'ben burada güvenliği sağlayamıyorum, seçim yapamıyorum' diyeceksiniz. Bu ne büyük bir zafiyettir. İnanılmaz bir zafiyet. Dolayısıyla çok vahim bir durumla karşı karşıyayız demektir." ifadelerini kullandı.

HANİ TERÖRÜN BELİ KIRILMIŞTI

Hükümet yetkililerinin 'Terörün belini kırdık' şeklindeki açıklamalarını hatırlatan Kazan, terörün beli kırıldıysa neden o bölgede seçim yapılamadığını sorarak, "Bunu yan yana koyunca ne manaya geldiğini milletin taktirine sunuyorum. Bu ne demek? Nasıl terörün beli kırıldı ki 'Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde seçim yapamıyorum' diye sandık taşıyorsun. Bu gerçekten egemenlik zafiyetidir. Vahim bir durumdur. Kesinlikle sorgulanacak bir şeydir." diye konuştu.

İNSAN HAKKI İHLALİ

Sandık taşımanın anayasaya aykırı ve insan hakkı ihlali olduğunu kaydeden Kazan, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Sandık taşımak, birleştirmek vatandaşların özgürce, anayasa gereği kendi sandığında oy kullanması noktası açısından da hak ihlalidir. Dolayısıyla 'Ben bu sandık taşıma sebebiyle oy kullanamıyorum' diyecek tek bir vatandaşın dahi buradaki itirazı çok önemli ve dikkate alınacak bir itirazdır."

ÜLKEYİ YÖNETENLER CİDDİ ŞEKİLDE SORGULANIR

Devletin o bölgede egemenlik hakkı iddiasına devam ettirecekse devam ettirmemenin ihanet olacağını savunan Kazan, kesinlikle ve kesinlikle Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde seçimler yerinde yapılması ve herkesin özgürce iradesini sandığa yansıtabileceği güvenliği devletin sağlamak zorunda olduğunu vurguladı. Bunun devleti yönetenlerin üzerine verilmiş bir vazife olduğuna dikkat çeken Kazan, "Ben bunu sağlayamıyorum diye bir durum asla kabul edilemez. Devlet bunu sağlamalıdır. 'Sağlayamıyorum' demek ülkeyi yönetenler için ciddi bir sorgulamayı gerektirir. Ne olacak şimdi, Doğu ve Güneydoğu'daki bütün köyleri güvenlik gerekçesiyle batıya mı taşıyalım, nereye taşıyalım? Sandık güvenliğini sağlayamayan devlet oradaki vatandaşlarını nasıl koruyacak." şeklinde konuştu.
CİHAN
30 Eylül 2015 10:56
DİĞER HABERLER