'Benim için bayram, oğullarım cezaevinden çıktığı zaman olacak'

İzmir'de 70 yaşındaki Aysel Atayün, kardeşini vatan için şehit veren, iki oğlu cezaevinde olan, bir oğlu da genç yaşta vefat eden bir anne. O, Türkiye'nin yakından tanıdığı emniyet müdürleri Yurt Atayün ve Anadolu Atayün'ün anneleri. Bir oğlu Silivri, diğeri Sincan cezaevlerinde hakim karşısına çıkmayı bekliyor. Anne Atayün ise çocuklarının özgürlüğüne kavuşacağı günü iple çekiyor. Ramazan Bayramı'nda aynı gün ve saatte görüş olduğu için farklı şehirlerde tutuklu olan oğullarından sadece birini görebilen, Kurban Bayramı'nı da oğullarından uzak olduğu için buruk karşılayan anne Atayün, "Evlatları içeride olan bir insan, bayramdan ne anlar? Huzurlu bir bayram değil, hüzünlü bir bayram. Benim için bayram, onlar cezaevinden çıktığı zaman olacak." dedi.

Kurban Bayramı'nda oğullarını ziyaret etmek için önce Ankara'ya, ardından da İstanbul'a gidecek olan Aysel Atayün, şehitlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabır diledi. Şehit ablası ve "iki Yusuf'un annesi" olduğunu belirten Atayün, oğlu Anadolu'nun 126 gündür, Yurt'un ise 427 gündür tutuklu olduğunu hatırlattı. Gerçeklerin ortaya çıkması için iddianameyi sabırsızlıkla beklediğini ifade eden anne Atayün, "Bilmiyorum artık, o iddianameye ne bulup da ne yazacaklar." dedi.

'HERKES KURBAN KESİYOR, BİZ YOLLARA DÜŞÜYORUZ'

Bayramda verilen sözlerin tutulması halinde ayın 29'unda oğlu Anadolu, 30'unda da Yurt ile görüşeceğini ifade eden Atayün, "Anadolu'yu ziyaret edip ardından Yurt'u görmek için hemen İstanbul'a gideceğim. Mübarek Kurban Bayramı'nda herkes kurban kesiyor, biz emekli maaşımızı yollara harcıyoruz ama helal olsun, çocuklarımı görmeye gidiyorum. O kadar da olsa yetiyor bana. Geçen bayram sadece Yurt'u gördüm. İkisini aynı gün ve saate koymuşlardı. Bu sene biraz merhamete gelmişler." diye konuştu. Müslüman âleminin Kurban Bayramı'nı kutlayan Atayün, bayramın artık kendisi için evlatlarını görmek anlamına geldiğini söyledi.

'GÖNLÜM RAHAT, BAŞIM DİK'

Evlatları içeride olduğu için bayramın kendisi için huzurlu değil, hüzünlü olduğunu anlatan anne Atayün, "Gönlüm rahat, başım dik. Üzülecek, kahredecek bir şey yok. Onlarla daima onurlanıyorum, gururlanıyorum. Her zaman dürüstlükleri ve güzel ahlâklarıyla bana güç, gurur verdiler. Evladı hayırlı olmayanlar, hırsız uğursuz olanlar, Rabbim'e duacı olsunlar. Allah, onlara da benim evlatlarım gibi hayırlı evlatlar nasip etsin. En büyük bayram, onların çıktığı zaman olacak. Allah nasip ederse o zaman kurbanı keseceğim. Sözüm vardı, mehter marşı ile karşılayacaktım. İnşallah Allah o günleri yakında bizlere gösterecek. Öyle umuyorum. Rabbim bilir. Hayırlısı neyse o olsun onların hakkında." diye konuştu.

'OĞULLARIM ELİMİ ÖPMEYE GELİRDİ, ŞİMDİ BEN ELİMİ ÖPTÜRMEYE GİDİYORUM'

Kendisinin İzmir'de yaşadığını, oğullarının meslekleri sebebiye başka şehirlerde görev yaptığını, bayramların ailenin buluşma günleri olduğunu belirten Aysel Atayün, "Kurbanlar bahçemizde kesilirdi. Akrabalarımızla bayram sofrasında buluşurduk. Eğer görevleri varsa oğullarımdan biri Ramazan'da, diğeri Kurban Bayramı'nda gelirdi fakat çoğunlukla izinlerini denk getirmeye çalışırlardı." sözleriyle hatıralarını anlattı. Eskiden çocuklarının elimi öpmeye geldiğini, şimdiyse kendisinin elini öptürmeye gittiğini belirten Atayün, buna da razı olduğunu, geçen bayram birine elini öptürdüğünü, diğerine öptüremediğini söyledi. Anne Atayün, "İnşallah bu bayram gönlümüzce olur, ikisini de görüp ikisine de elimi öptürürüm." dedi. Atayün, bayramda memleketin düzene çıkması, akan kanın durması, birlik, sağlık, mutluluk ve huzur için dua edeceğini de dile getirdi.

'EVLATLARIMDAN DUACIYIM'

70 yaşında olduğunu, bugüne kadar vefat eden oğlu, kızı dahil hiçbir çocuğunun başını önüne eğmediğini gururla anlatan anne Atayün, şöyle konuştu: "Her zaman onlardan duacıyım. Ben onlardan nasıl razıysam, Allah da onlardan razı olsun. Ben onlardan nasıl memnunsam, onlar da evlatlarından memnun olsun. Hayırlı evladın çocukları da hayırlı olur inşallah."

Ülkedeki huzuru, kardeşlik ortamını bozanlara, "Yeter artık, yeter." diye seslenen Atayün, memleketin huzurunu kaçırıp değerini düşürmeye kimsenin hakkı olmadığını söyledi. Anne Atayün, oğullarının da arasında bulunduğu polislerin cezaevine girdiği dönemde ülkenin huzur içinde olduğunu hatırlatarak, şimdiyse insanların dışarıya çıkmaya korkar hale gelindiğini kaydetti.

'BU ZAMANDA HIRSIZLARIN HÜKMÜ SÜRÜYOR'

Oğullarının dürüstlüklerinden emin olduğunu belirterek, onlar için dua eden anne Atayün, şunları söyledi: "Onlar oradan çıkacaklar, çünkü oralar başkalarına lazım olacak. O yüzden ümitliyim, çocuklarımın hiçbir suçu olmadığını biliyorum. Büyük oğlumu hırsızın biri şikayet etmiş, ondan aldılar içeriye. Vaktiyle benim oğlum onu yakaladı, 180 sene ceza aldı, kuyruk acısı var. Bu dönemde hırsızların hükmü sürüyor. O yüzden gününü dolduruyor, bol bol spor yapıp istirahat ediyor. O cezaevinde değil, medresede. İki evladıma bol bol selam ediyorum. İkisinin de gözlerinden öpüyorum, hayırlı bayramlar diliyorum. Allah nasip ederse, kazasız belasız gidersem görüşeceğiz. İddianame hazırlandığı için de mutluyum, adı kondu ya."

Vefat eden eşinden kalan emekli maaşını, oğullarını görmek için yol parası olarak harcadığını da belirten Atayün, "Eğer evlatlarım çok çalıştıkları gibi çok çalsalardı, hırsız olsaydılar bu küçük evde değil, villalarda yaşardım. Arabam olurdu, otobüslerin kahrını çekmezdim. Demek ki dürüstlüğün de bedeli bu oluyormuş." diye konuştu. CİHAN
26 Eylül 2015 17:05
DİĞER HABERLER