BİRLEŞİK KAMU-İŞ: Cuma namazı genelgesine ihtiyaç yok

Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu (BİRLEŞİK KAMU-İŞ) yönetimi, 'İsteyene cuma namazı izni' uygulamasının kamu çalışanlarını 'Cuma namazı kılanlar ve kılmayanlar' diye iki cepheye bölmenin yanı sıra hem cuma namazı için izin isteyen memuru, hem de izin istemeyeni doğrudan 'dini kanaatini açıklamaya zorlamak' olacağını savundu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu imzasıyla Resmi Gazete'de bugün yayımlanan genelgeyle, cuma namazı saatinin mesaiye denk gelmesi halinde, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan isteyenlere 'mesai kaybına neden olmaksızın izin verileceği'nin belirtildiğine işaret eden BİRLEŞİK KAMU-İŞ yönetimi, yazılı açıklama ile genelgeye tepki gösterdi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Genelgede bunun Anayasa ve ilgili mevzuatta güvence altına alınan inanç hürriyetinin bir gereği olduğu ifade edilmektedir.
Anayasa'ya bağlılığı tartışmalı olan bu iktidarın, kamu çalışanlarını inanç gruplarına göre cepheleştirecek böylesine bir adım atarken Anayasa'yı da doğru okumadığı gözleniyor. Genelgeyle getirilen 'İsteyene cuma namazı izni' uygulaması kamu çalışanlarını 'Cuma namazı kılanlar ve kılmayanlar' diye iki cepheye bölmenin yanı sıra hem cuma namazı için izin isteyen memuru hem de izin istemeyeni doğrudan 'dini kanaatini açıklamaya zorlamak' olacaktır. Kamuda mesainin 'Cuma namazına göre' ayarlanması Anayasa'ya açıkça aykırıdır. Zira Anayasa'nın aynı maddesi 'Kimsenin, devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandıramayacağını' da ifade etmektedir."

Türkiye Cumhuriyeti devletinde, Cumhuriyet kurulduğundan bu yana hiçbir vatandaşın ibadet özgürlüğünün kısıtlanmadığı ileri sürülen açıklamada, bugüne kadar cuma namazına gitmek isteyen hiçbir kamu çalışanının engellenmediği, dolayısıyla böyle bir genelgenin yayınlanmasına hiçbir ihtiyacın bulunmadığı savunuldu.

"Yapılacak olan bu uygulama laik devlet ilkesine aykırıdır." vurgusunu yapan BİRLEŞİK KAMU-İŞ yönetimi, "Cuma namazının başlangıç saatinin illere göre farklılık göstermesi ülke genelindeki mesai birliğini bozacaktır. Özellikle ikili eğitim yapan okullarımızda öğrencilerimizin öğretmensiz kalmasına neden olacak. Öğrencilerimizin de baskı ve dayatmalarla namaza giden ve gitmeyen şeklinde ayrıştırılarak laik eğitim sistemine ve eğitim birliğine ciddi biçimde zarar verecektir. AKP iktidara geldiğinden bu yana tek bir inanç grubuna yönelik düzenlemeler yapmış, farklı inançları yok saymıştır." görüşünü savundu.

"AKP'NİN ADIM ADIM UYGULAMAYA KOYDUĞU İSLAM DEVLETİ PLANININ YENİ BİR EVRESİDİR"

Yazılı açıklama şöyle devam etti: "Cuma namazları ile ilgili yapılacak olan düzenleme AKP'nin adım adım uygulamaya koyduğu İslam Devleti planının yeni bir evresidir.
Cuma namazı ile ilgili yeni düzenleme AKP'nin yandaş konfederasyonu ve sendikasında hazırlanıp kamuoyuna sunulmuş, sonrasında resmiyet kazandırılmıştır. İbadet hürriyeti gerekçesi ile ortaya atılan bu durum AKP'nin samimi olmadığının kanıtıdır. 14 yıldır iktidarda olmasına rağmen cemevlerine ibadethane statüsü vermeyen AKP, ortaya koyduğu bu uygulama biçimi ile zaten ayrışmış olan toplumu sosyal, dinsel ve mezhepsel anlamda bölünmeye sürüklemektedir. AKP'nin ileri demokrasi anlayışı toplumun sadece belli bir kesimine hizmet etme şekline bürünmüştür. 2002 yılından bu yana Cumhuriyete ve laik sisteme yapılan saldırılar artarak devam etmektedir. Bilimsellikten, çağdaşlıktan uzak sadece dogmalarla siyasi ideolojisine yön veren AKP'nin gerçek planı dönemin başbakanının dediği gibi 'kindar ve dindar bir nesil' oluşturmaktır. Mezhep çatışmalarının kaygı verici boyutlara ulaştığı bölgemizde bu uygulama ülkemizde de iç barışın bozulmasına neden olacaktır ve uluslar arası sermayenin hakimiyetini daha da arttırmaya çalışan emperyalist güçlerin işine gelecektir."
CİHAN
08 Ocak 2016 13:33
DİĞER HABERLER