Bursa gri pasaport kaçakçılığının merkezi olmuş!

AKP'li çeşitli belediyelerinden Almanya’ya hizmet pasaportu olan gri pasaportla insan kaçakçılığı yapmasının ortaya çıkmasıyla başlayan tartışmalarda konunun Büyükşehir Belediyesi seviyesinde gerçekleştiği de belirtiliyor.
Yeniçağ yazarı Murat Ağırel, bugünkü yazısında insan kaçakçılığının Bursa Büyükşehir Belediyesi üzerinden gerçekleştirildiğine ilişkin eline geçen bir dosyayı paylaştı. 4 farklı kaçakçılık girişimiyle ilgili yazıda şu ifadeler geçiyor:
***
Son dönemlerde vakıflar, dernekler, spor kulüpleri ve belediyelerin ortak organizasyonları sonucunda verilen gri pasaport ile meydana gelen insan kaçakçılığı haberlerini okuyorsunuz.
Peki, bahse konu olayda kullanılan ve tahsis edilen kişinin elini kolunu sallayarak yurt dışına çıkmasına fırsat veren gri pasaport nedir?
İlgili kamu kurumu tarafından, yurt dışında göreve gidenlere, Türkiye'yi temsil edecek sporculara ve organizasyonda yer alacak isimlere verilen izne bağlı bir pasaport türüdür.
Yani aslında gri pasaport bizim ülkemiz tarafından yurt dışına çıkışlarda işleri kolaylaştırmak amacı ile oluşturulmuş bir düzenleme.
Bu konuda ben de bir dosyaya ulaştım.
Dosya öyle kapsamlı ki akıl alır gibi değil. Olay Bursa'da gerçekleşiyor. Olayın kahramanı ise Bursa Büyükşehir Belediyesi…
Evet evet yanlış okumadınız. İnsan kaçakçılığı Bursa Büyükşehir Belediyesi üzerinden gerçekleştirilmiş.
Başka kimler yok ki?
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Valilik, Nüfus Müdürlüğü, Belediye yetkilileri, spor kulüpleri…
Gelin ben size baştan olayın ayrıntılarını isim isim anlatayım.
Adı: Suat Alataş
29 Haziran 2019'da Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan yurt dışına gitmeye hazırlanırken Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği görevlilerince şüpheli hareketleri gözlemleniyor ve ifadesi alınıyor.
Her şey böyle başlıyor.
Alataş verdiği ifadede elindeki gri pasaportu nasıl aldığını, kimlerin aracılık yaptığını anlatıyor. Aydın Yiğit ve Ayhan Yiğit isimli kişilere 5 bin Euro vererek gri pasaporta sahip olduğunu söylüyor. Büro amirliğince olayın üzerine gidiliyor ve sorgulama devam ettikçe olayın çok daha büyük boyutlu olduğu ortaya çıkıyor.
Şahıs tanıma amaçlı Alataş'a fotoğraflar gösterildiğinde ise daha karmaşık bir olay ortaya çıkıyor. Yardım ettiği iddia edilen Ayhan Yiğit'in yurt dışında olduğu ortaya çıkıyor ancak fotoğrafın ona ait olmadığı anlaşılıyor.
Nasıl olur demeyin.
Olmuş.
Bu şebeke üyeleri nüfus müdürlüğünde görev yapan bir kadın vasıtası ile istediği kişileri istediği şekilde kayıt ettirip yurt dışına çıkarabiliyorlar. Hatta öyle ki kendini istihbarat bölge başkanı olarak tanıtan ve bu şebekenin içinde de bulunan bir şahıs "Hâkim, savcı fark etmez biz istediğimizi yaparız" diyor.
Daha acısı gerçekten de istediğini yaptırabiliyor.
Erzurumlu olan ve yurt dışında yaşayan bir kişi, Ayhan Yiğit'e ulaşarak Mızgın Sönmez isimli kişinin PKK ile iltisakı nedeniyle yurt dışı çıkış yasağının bulunduğunu ve bu kişinin yurt dışına çıkması gerektiğini bildirmiş. O esnada yanında bulunan sözde istihbarat sorumlusu telefonu alarak bu kişi ile sohbet edip bilgileri istiyor. Bursa adliyesinde, Erzurum adliyesinde ve İstanbul'da tanıdıkları olduğunu bu işi halledeceğini söylüyor. Yani Mızgın Sönmez isimli PKK ile iltisaklı olan yurt dışı yasağı bulunan bir kişiye dahi gri pasaport çıkartmaya çalışıyorlar. Bu durum belgelerde var. Bahse konu kişi nasıl olduğu ve kim tarafından yapıldığı net olmasa da yurt dışı yasağı olmasına rağmen Yunanistan'a kaçırılmış.
Devam edelim…
Ayhan Yiğit emniyete gelerek ifade veriyor. Kardeşi Ferdi Yiğit'in de Ayhan Yiğit'in kimlik bilgilerini kullanarak gri pasaport çıkarttığı ve bu belge ile yurt dışına çıktığı tespit ediliyor. Yapılan kapsamlı soruşturma neticesinde bir insan kaçırma şebekesi ortaya çıkarılıyor. Bu şebeke dört defa spor organizasyonu adı altında gri pasaportlar çıkarmış ve yurt dışına da bu sayede insan kaçırmış.

Ağırel'in yazısının tamamı için tıklayınız
26 Nisan 2021 10:24
DİĞER HABERLER