'Canlı bombanın üzerine atlayan polisler tutuklandı; terör hafızası sıfırlandı'

Yolsuzluk ve terörü soruşturan polislere yönelik operasyonlarda tutuklanan emniyet mensuplarının avukatı Ömer Turanlı, terör uzmanı polislerin tutuklanmasının ardından emniyetin terör hafızasının silindiğine dikkat çekti. Cezaevinde tutulan emniyet müdürü Ertan Çıktı örneğini veren Turanlı, "Taksim'de canlı bombanın üzerine canı pahasına atlamıştı. Niye atlamıştır bu insan? Ülkenin bekasını kendi canından daha üstün gördüğü için, kendi canını yerine göre feda edebilecek durumda idi. Şu an böyle bir fedakarlık var mı?" dedi.

Avukat Ömer Turanlı, Türkiye gündemini sarsan yolsuzluk operasyonlarının ardından uzman emniyet mensuplarının tutuklanmasının ardından yaşanan zafiyetleri Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) anlattı. Özellikle canlı boma eylemlerinin artmasını emniyetin ve terörün hafızasının silinmesine bağlayan Turanlı, "Paralel safsatasıyla birçok müvekkilim görevden atıldı, birçoğu cezaevlerine konuldu. Biz o dönemlerde 'emniyetin, terörün hafızası siliniyor' dedik. 'Ülke eğer bu şekilde yönetilirse istihbarat zaafı oluşur, güvenlik zaafı oluşur' dedik. İstihbarat ve güvenlik zaafının olduğu yerde de ne asayiş kalır ne düzen kalır ne iltizam kalır. Son hadiseler bizim o gün söylediklerimizin doğru olduğunu gösteriyor. Bizim bu söylediklerimiz dünyanın her yerinde makes buluyor, her taraftan cevap geliyor. Bakın geçtiğimiz günlerde İngiliz Times Gazetesi de aynı şekilde bizim söylediklerimizi birebir harfiyen söyledi. Ne dedi? 'Ülkedeki terörle mücadele eden emniyet mensuplarının haksız olarak görevlerinden alınıp cezaevlerine atılması ülkede kaos ve karmaşayı getirdi.'" diye konuştu.

'YURT ATAYÜN, 'İSTİHBARAT ZAAFININ ÖTESİNDE İSTİHBARAT İHANETİ VAR' DEDİ'

Eski Emniyet Müdürü Yurt Atayün'ün, son yaşanan terör olaylarıyla ilgili kendisiyle paylaştığı düşüncelerini aktaran Turanlı, "Hep deniyor ki 'istihbarat zafiyeti, güvenlik zafiyeti.' Ben bunun bir adım ötesine gitmek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde müvekkilim Yurt Atayün'le görüşürken 'Ömer bey şu an son dönemlerde gelişen hadiselerde istihbarat zaafının da ötesinde istihbarat ihaneti var' dedi. Nasıl dedim? Günümüzde gerçekleşen olaylar göre göre geliyor yani Suruç'taki hadiseyle Ankara'daki hadiseyi karşılaştırdığınız zaman aslında birbirinin benzeri hadiseler. Ankara'da siz gösteri olacağını biliyorsunuz bununla ilgili gerekli önlemi almıyorsunuz. Ve bu dönem görev yapan içişleri bakanı insanlarla alay edercesine diyor ki güvenlik zafiyeti söz konusu değil. Burada nasıl güvenlik zafiyeti yok. İnsanlar ölmüş. Şimdi aynı şekilde sayın Başbakan da ne diyor? 'Canlı bombaların listesi bizde var ama biz bunların yakalanması için eylem yapmasını bekliyoruz' şeklinde bir beyanı oldu. Bu da talihsiz bir beyan. Madem öyle, bu insanların listeleri var elinizde, bunları bir şekilde operasyonla gözaltına almanız lazım." şeklinde konuştu.

'MÜVEKKİLLERİMİN GÖREV YAPTIĞI DÖNEMDE ÇOK SAYIDA CANLI BOMBA EYLEMCİSİ YAKALANDI'

Tutuklu polislerin görev yaptığı dönemlerde çok sayıda canlı bomba eylemcisinin yakalandığını ve bu eylemcilerin örgütü terk ettiğini, topluma kazandırıldığını belirten Turanlı, şöyle devam etti: "Şuan cezaevinde tutuklu bulunan gerek müvekkilim Serdar Bayraktutan gerekse o dönemin istihbarat şube müdürü olan Ali Fuat Yılmazer gerek Yurt Atayün Bey, gerek Ömer Köse Bey gerek Ertan Erçıktı Bey, görev yaptıkları dönemde birçok canlı bomba eylemcisini yakalamışlardır, gözaltına almışlardır. Devletin şefkatli elini bu insanların üzerinde hissetmelerini sağlamışlardır ve inanın arşivlerde mevcuttur. Birçok canlı bombanın eylemcisi, canlı bomba eylemleriyle ilgili duygu ve düşüncesini sonlandırmıştır, artık örgütü bırakmıştır ve sosyal hayatta millete faydalı bir fert haline gelmiştir." dedi.

'MÜVEKKİLLERİMİN YAKALADIKLARI ÇIKARILINCA, SAVCI KİRAZ'I ŞEHİT ETTİLER'

Polisin görevinin istihbari çalışmayla önlem almak olduğunu ifade eden Turanlı, şunları söyledi: "Yani insanlar ölecek, canlı bombalar ölecek, ondan sonra devlet oraya gelecek. Böyle bir emniyet anlayışı, böyle bir yönetim anlayışı olamaz. Bu emniyet anlayışı 70'lerin, 80'lerin emniyet anlayışıdır. Yani biz Türk filmlerinde neyi görürdük; olay oluyor insanlar ölüyor ondan sonra polis geliyor. Bu polislik değildir. Polislik öncelikli olarak istihbari çalışmayla bu işin önlemini almaktır. Madem öyle Sayın Kiraz niye şehit edildi. Kiraz'ı şehit eden o 2 tane DHKP-C üyesi benim müvekkillerimin çalıştığı dönemde gözaltına alınıp tutuklanan insanlar. Ne oldu peki? Son dönemde onlar bir şekilde yasalarla çıkarıldı. Şu an mevcut hükümetin çıkardığı yasalarla cezaevinden çıktılar. Çıkınca da Sayın Savcı Selim Kiraz'ı şehit ettiler. Devlet bunları bıraktı, bu insanlar örgütün en aktif elemanları. Siz bunu takip etmeniz gerekir, izlemeniz gerekir. Sadece bilmek yeterli değil ki. İzleyeceksiniz. Bu neyi gösteriyor emniyette gerek istihbari gerek adli hiç bir çalışmanın olmadığını gösteriyor. Onu da ben şununla desteklemek istiyorum; bakın o kadar olay oldu hani nerede bunların failleri? Madem biliniyor örgüt bağlantıları nerede? Bir olay değerlendirildiği zaman sadece olayı gerçekleştiren üzerinden netice alamazsınız ki. O insanın bağlantılarını sağlayacaksınız. Ne yapacaksınız? Hangi örgütle bağlantılı, o örgüt mensuplarına sizin istihbari ve adli çalışmanız var mı, bu insanları adli çalışmayla gözaltına alıp tutuklattınız mı?"

'İNSANLAR ARTIK HAFTA SONLARI ÇARŞIYA, AVM'YE ÇIKMAYA KORKAR HALE GELDİ'

Müvekkillerinin çalıştığı dönemde terör örgütü yandaşlarının eylem yapamaz hale geldiğini vurgulayan Ömer Turanlı, "Bırakın İstanbul'u Diyarbakır'da bile yapamıyorlardı. Şu an İstanbul'un göbeğinde istediği eylemi yapabilecek konumda ve insanlar artık sosyal hayatta hafta sonları AVM'ye çarşıya gitmeye korkar hale geldiler. Bunun sebebi istihbarat zafiyeti, emniyetteki zafiyetler ve bu vatan evlatlarının haksız olarak hırsızlığı örtme maksadıyla cezaevine konmalarıdır." diye konuştu.

'ERTAN ERÇIKTI ÜLKENİN BEKASI İÇİN CANI PAHASINA CANLI BOMBANIN ÜZERİNE ATLADI'

Tutuklanan emniyet mensuplarının ülkenin asayişi ve düzeni için canı pahasına görev yaptıklarının altını çizen Ömer Turanlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Müvekkillerimin çalıştığı dönemde dünyaya örnek bir çalışma sistemine sahip bir emniyet vardı. Bunu da şöyle ispatlayayım size: Ertan Erçıktı Bey, Yurt Atayün Bey, Kazım Aksoy Bey, Ali Fuat Yılmazer Bey hangisini incelerseniz inceleyin yurt dışında birçok ülkede emniyetle ilgili, istihbari çalışmalarla ilgili seminer vermiştir. Niye? Çünkü dünya bu insanların marka olduğunu görmüş ve kabul etmiştir. Bu bir profesyonelliğin gereğidir. Müvekkillerimiz canı pahasına bu ülkenin asayişini ve düzenini korumakla mesul oldukları için canı pahasına çalışıyor idiler.

Ertan Erçıktı Bey o dönemin asayiş şube müdürü. Taksim'de canlı bombanın üzerine canı pahasına atlamıştı. Niye atlamıştır bu insan? Ülkenin bekasını kendi canından daha üstün gördüğü için kendi canını yerine göre feda edebilecek durumda idi. Şu an böyle bir fedakârlık var mı?

Bunun dışında yaşanan birçok hadiseler var. Emniyet öncelikli olarak bu bomba olayının gerçekleşmemesi üzerine çalışır. İşte böyle kahraman vatan evlatları cezaevinde bütün terör mensupları, ülkenin temelini dinamitleyen vatan hainleri maalesef dışarıda cirit atıyor. Ülkede ne asayiş ne güven nede huzur bırakmıyorlar. Bu vatan evlatlarının cezaevlerinden çıkıp bu insanlarla mücadele etmesi sağlanmalı. Eğer sağlanmazsa şayet ülkenin sonu 70'lerin 80'lerin anarşi ve terör olaylarına hızlı bir gidişat var. Bu gidişatı da ancak bu işin uzmanı olan bu insanlar yapabilir. Şu dönem çalışan emniyet mensuplarını da fazla eleştiremiyorum. Niye eleştiremiyorum? Uzmanlığı değil. Yıllardır adam trafikte çalışmış. Trafik şubede çalışan bir insan terörde başarılı olamaz, terörün mantığını bilemez. Terörle nasıl mücadele edileceğini bilemez. Yapacağı şey çok sınırlı. Dolayısıyla siz bütün iyi niyetinizle çalışsanız bile netice alamazsınız. Netice alamadığınız zaman da ülkenin durumu böyle pespaye bir durum olacak."
CİHAN
14 Ekim 2015 10:50
DİĞER HABERLER