Çarşı'ya darbe ve örgüt suçlarından beraat istendi

Gezi olaylarına katıldıkları gerekçesiyle haklarında darbe suçlamasıyla dava açılan Beşiktaş'ın taraftar grubu Çarşı'ya mütalaada darbe ve örgüt suçlarından beraat istendi. Sanıkların darbe suçunu işleyecek imkan ve örgütsel yapıya sahip olmadıkları vurulandı.
Savcı, 31 sanığın sadece izinsiz gösteri suçundan 3 yıla kadar hapsini talep etti. İzinsiz gösteri dışında diğer suçlamalarla birlikte bir sanığa 4, bir sanığa 6, iki sanığa da 11 yıla kadar hapis istendi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar katıldı. Duruşmanın başında savcı Abdullah Mirza Coşkun'un hazırladığı mütalaa avukatlara dağıtıldı. Mütalaasında sanıklara darbe suçlamasının da yöneltildiğini hatırlatan savcı, sanıkların bu suçu işleyecek uygun araç ve plana sahip olmadıklarını kaydetti. Hiyerarşik yapı içerisinde önceden tasarlanan şekilde hareket ettiklerine dair delil bulunmadığını ifade eden savcı, suçun maddi ve sanıkların kasıtlı olarak bu suça yöneldiklerine dair manevi unsurlarını oluşturmaya yeterli kesin ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle tüm sanıkların darbe suçlamasından beraatlerine karar verilmesini istedi.

Mütalaada, 3 sanık dışındakilere terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak suçlamasının da yöneltildiği belirtildi. Ne şekilde örgüt kurulduğu, kimin yönetici olduğu, ne tür faaliyetlerde bulunduğu, üyelerinin kimler olduğu ve hiyerarşik yapı yönünden delil bulunmadığını kaydeden savcı, örgütün amacı, kullandığı araçlar, silahlar ve gizlilik gibi terör örgütlerini teşkil eden unsurların da tespit edilemediğini vurguladı. Bu nedenle sanıkların bu suçlamalar yönünden de beraat etmesi gerektiği ifade edildi. Savcı, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve bu örgüte üye olmak suçlamasından da beraat istedi.

Gezi Parkı eylemlerini değerlendiren savcı Coşkun, polisin çalışmaları ve kamera kayıtlarına göre, gösterilerde çok sayıda kişinin yaralandığını, özel ve kamu mallarında milyonlarca zarar oluştuğunu kaydetti. İş makineleri ve benzeri araçlarla yasal gösteri sınırlarının çok üstünde anayasal hak olarak tanımlanacak gösterilerin tamamen dışında kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürecek eylemler yapıldığı anlatıldı. Olayların İstanbul'un geniş kesminde devam ettiği belirtilen mütalaada, olaylar sırasında insanların yaşam ve seyahat gibi kişisel haklarının engellendiği ifade edildi.

Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasayla düzenlendiğini hatırlatan savcı, kamu görevlilerinin de bu hakkı engelleme değil düzenleme yetkisi bulunduğunu belirtti. Günlerce devam eden olayları kamu idaresinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle dağıtmaya çalıştığını anlatan savcı, yoğun katılım ve anarşik olaylar nedeniyle muvaffak olunamadığını söyledi.
Gezi olayları olarak nitelenen bu eylemlerin AİHS, anayasa ve toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununda tanımlanan şekilde yasal gösteriler olmadığını ifade eden savcı Coşkun, tamamen yasadışı gösteriler olduğundan şüphe olmadığını ifade etti.

Sanıkların savunmalarında Taksim ve civarına gezmeye gittiklerini, uğradıklarını söylediklerini hatırlatan savcı, telefon baz sinyallerinde sanıkların eylemler boyunca olayların bulunduğu bölgelerde olduklarının anlaşıldığını kaydetti.

Bu durumun sanıkların olaylara yoğun olarak katıldığını gösterdiğini belirten savcı, sanıkların aralarındaki konuşmalarda da gösterilere katıldıklarına dair ifadeler bulunduğunu anlattı. Tek başına delil olmasa da bu konuşmalarla da sanıkların yasadışı eylemlere katıldıklarının anlaşıldığı ifade edildi.

SANIKLARA VERİLEN CEZALAR

Sanıklar Bülent Ergenç, Cem Yakışkan, Güray Sözmen, Halil İbrahim Erol, Erol Özdil, İbrahim Halilullah Turan, Ayhan Güner, Mahmut İli, Yusuf Demirci ve İbrahim Aydın'ın gösterilerin düzenlenmesi açısından Çarşı grubunda önde gelen ve yönlendiren kişiler olduğu kaydedildi. Diğer sanıkların ise eylemlere katılan konumunda oldukları belirtildi. Bu nedenle tüm sanıkların izinsiz gösteri suçundan 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapisleri istendi. Polise direnmekle suçlanan 32 sanık hakkında bu yönde delil bulunmadığı için beraat talep edildi.

Sanıklar Kaan Kabaş ve Güray Sözmen'e mala zarar verme suçlaması yöneltildiğini ifade eden savcı, nerede hangi mala zarar verdiğinin belirtilmediği için beraatlerini istedi.

Sanık Halil İbrahim Erol'a yönelik aramada ele geçirilen uçaksavar fişekleri, bixi fişekleri, M16 fişekleri, kaleşnikof ve manevra eğitim fişekleri hakkında da sanığa dava açıldığını hatırlatan savcı, bu fişeklerin sanığın babasına ait olduğu için babasına dava açıldığını ve karar çıktığını kaydetti. Bu nedenle sanık Erol hakkındaki bu davanın reddine karar verilmesi talep edildi.
Sanık Koray Yalnız'dan ele geçen silahın da babasına ait olduğunu ve babasının başka mahkemede yargılandığını belirten savcı, bu suç yönünden davanın reddine karar verilmesini istedi.

Sanık Kaan Kabaş'tan muşta ele geçirildiğini ifade eden savcı, sanığın 6 aydan 1 yıla kadar hapsini talep etti.

Sanık Numan Bülent Ergenç'ten ele geçen silah nedeniyle sanığın 1 yıldan 2 yıla kadar hapsi istendi.

Sanık Arda Mutludoğan'dan ele geçen kurusıkı tabacanın, ses ve gaz atan tabancalar hakkında 2008 yılında çıkan yasadan önce üretilmiş olduğuna dair rapor geldiği için sanığa bu suçtan beraat verilmesi talep edildi.

Sanık Engin Sarar hakkında tehlikeli madde bulundurmatan da dava açıldığını kaydeden savcı, sanıkta bu suç kapsamında materyal ele geçirilmediği, sadece gaz maskesi ele geçirildiği için beraatini istedi.

Savcı, sanıklar Erol Özdil ve İbrahim Halilullah Turan'dan ele geçirilen gaz fişeklerinin patlayıcı ve patlayıcı ateşlemesinde kullanılan materyaller içerdiğine dair rapor verildiğini kaydetti. Bu nedenle sanıkların 3 yıldan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Mütalaada, 35 sanıktan 31'ine sadece izinsiz gösteriden 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis istendi.

Sanık Kaan Kabaş'a ise izinsiz gösteri ve silah kanununa muhalefetten toplamda 2 yıldan 4 yıla kadar, Numan Bülent Ergenç'e izinsiz gösteri ve silah kanununa muhalefetten toplamda 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar, Erol Özdil ile İbrahim Halilullah Turan'a da izinsiz gösteri ve patlayıcı madde bulundurmaktan toplam 4 yıl 6 aydan 11 yıla kadar hapis talep edilmiş oldu.

İddianamede darbe suçu yanı sıra Çarşı grubu lideri olduğu belirtilen Erol Özdil, Cem Yakışkan ve Numan Bülent Ergenç 'silahlı suç örgüt kurmak' ile de suçlandı. Diğer şüphelilere de darbe suçu yanı sıra 'silahlı örgüt üyesi olmak', 'kamu görevlisine dirmek', 'kanuna aykırı toplantı ve gösteri düzenleme', 'ruhsatsız silah bulundurmak' gibi suçlardan ceza istenmişti. Şüphelilere darbe suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenirken diğer suçlamalardan da 2 yıldan 50 yıla kadar ceza talep edilmişti.

İDDİANAME

Gezi olayları nedeniyle daha önce İstanbul'da 80'in üzerinde iddianame hazırlanmıştı. Bu iddianamelerde eylemcilere izinsiz gösteri yapmak, polise direnmek, kamu malına zarar vermek, molotof kokteyli atmak, örgüt üyesi olmak gibi suçlamalar yöneltilmişti. Gezi Parkı olaylarına ilişkin terör kapsamında da davalar açılmıştı. Dönemin TMK savcısı Muammer Akkaş, terör kapsamında açılan ilk davada şüphelilere terör örgütüne üye olma, kanuna aykırı eylem yapma, molotofkokteyli atma, kamu malına zarar verme suçlarından 58 yıla kadar hapis istemişti. Bu davaların hiçbirinde sanıklara darbe suçlaması yöneltilmemişti. Ancak Çarşı grubuna yönelik soruşturmada darbe suçu yer almıştı.
CİHAN
11 Eylül 2015 13:05
DİĞER HABERLER