Cezaevine girişinin 40. gününde ikiz bebeklerini kaybetti!

15 Temmuz sonrası yaşanan cadı avıyla cezaevine konan on binlerce insanla ilgili her gün yeni yürek burkan hadiseler yaşanıyor.
Sözcü yazarı Emin Çölaşan mağdur mektuplarını kşöesine taşıdı. 

BU HAKSIZLIKLARI DURDURUN

Sevgili okuyucularım, ülkemizdeki son gelişmeler nedeniyle çok sayıda masum ve çaresiz insana haksızlık yapıldığını düşünüyorum.

Devlet buna en kısa zamanda çare bulmalıdır.

Darbeye, teröre bulaşan kim varsa tepesine atmaca gibi binsinler, eyvallah. Hukuk çiğnenmediği sürece kimse itiraz edemez.

Ama suçsuz, günahsız, masum insanlara eziyet çektirilmesine razı olmak mümkün değildir.

Devletin görevi kurunun yanında yaşı da yakmak, at iziyle it izini karıştırmak değildir.

Bu konuda çok sayıda mektup alıyorum. Bunlardan bazılarını özellikle insancıl açıdan sizlere iletmeyi görev biliyorum. İşte birkaç örnek:

19 AYLIK HAMİLE ANNE İKİZ BEBEKLERİNİ KAYBETTİ

“Merhaba, ev hanımı olan eşim Nurhayat Yıldız 29 Ağustos Pazartesi günü, 14 haftalık hamile olarak Sinop'tan Samsun'a muayeneye giderken otobüs kontrolünde gözaltına alındı. 

Sinop adliyesine intikalin ardından suç olarak örgüt üyeliği, delil olarak da daha önce adını bile duymadığımız bir uygulama, telefonunda ByLock konuldu önümüze. Bir anda örgüt üyesi oldu eşim. Herhangi bir örgütün üyesi değilim, böyle bir program kullanmadım, telefonum burada, numaram belli dese de tutuklanarak Sinop cezaevine götürüldü.

Eşim evliliğimizin 3. yılında ilk defa anne adayı olmuştu. İkiz bebeğimiz olacaktı. Hassasiyetle kontrollerini yaptırıyor, sağlıklı bir gebelik geçirmesi için elimizden geleni yapıyorduk. O zamana kadar da hekim kontrollerinde herhangi bir sağlık sorunu yoktu. Ancak gebeliğinin 14. haftasında cezaevi şartlarıyla tanışmak zorunda kaldı.
İkiz gebelik olması sebebiyle yaşam şartları daha da önemliydi. En azından denetimli serbestlik olsun, günlük imza atsın ama gebeliği tehlikeye girmesin, iki can taşıyan bir anne demir parmaklıklar ardında kalmasın istedim. Bu gerekçe ve sağlık raporları ile yaptığımız itirazlar incelenmeden reddedildi…
6 Ekim Perşembe eşimin cezaevine girişinin 40. günü, gebeliğinin ise 19. haftası idi. Maalesef ikiz yavrularımızı kaybettik. Daha dünyaya gözlerini açmamış iki can, Sinop Cezaevi'nde 25 kişilik koğuşta yaşam mücadelesi verdi ve maalesef yenik düştü. 

Bir baba olarak yüreğim yandı, beynimden vurulmuşa döndüm. Ne yapacağımı şaşırdım, bu kadar ucuz muydu insan hayatı. Bebeklerimizi kaybetmenin üzüntüsü ile eşim daha kötü oldu. İki gün jandarma nezaretinde hastanede kaldı. Olan oldu üç yıllık evliliğimizin meyvesi olan yavrularımızı kaybettik. Ama eşimin maddi ve manevi sağlığı da bozuldu. Stresten uzak durması gerekirken, yine parmaklıklar ardına götürdüler. Henüz yavrularını kaybetmenin şokunu atlatamamışken tekrar cezaevine konuldu.

İtiraz, sağlık raporu, ameliyat, ikizlerin kaybı, hiçbiri yeterli olmadı.. Eşim bu psikoloji ile orada ne yapacak, nasıl beslenecek? Ya da eşime de bir şey olursa bunun hesabını kim verecek? Bütün bunlar sadece sözlü olarak bize söylenen şu programı kullanmışsın iddiasıyla başladı. Eşimin ifadeleri hiçe sayıldı, kullandığına dair bir tane delil gösterilmedi. Gösterilemez de zaten çünkü kullanmadı. Ama bu sebeple tutukluluğu devam ediyor. Şu an ikiz bebeklerini kaybetmiş bir anne olarak orada yaşam mücadelesi veriyor.

Çaresiz kaldım, tıkandım. Eşimin sağlığından ve psikolojisinden çok ciddi endişe duyuyorum. Yardımcı olursanız çok sevinirim. Benim ne yapmam gerekiyor? Size her türlü bilgi, dosya no, tarih verebilirim. Telefonum…” 
Bir insanlık dramı… Nurhayat Hanım'ın eşini aradım. Haklı olarak korkuyor, isminin verilmesini istemiyordu.

* * *
Bir başka mektup

YÜZDE 75 ENGELLİ BAKIMA MUHTAÇ MEMUR TUTUKLU

“Bugüne kadar hep AKP'ye oy verdik, muhafazakâr medyayı izledik ve sizlere karşı mesafeli durduk…

Oğlum adliyede zabıt katibi olarak çalışıyordu ve tutuklandı. Devletin hastaneleri tarafından verilen yüzde 75 engelli raporu var. Ayrıca yetişkin alt bezi kullanmasına ilişkin raporlar var.

Suçu ByLock programı kullanmak. Ne olduğunu bilmediğimiz bu nesneyi asla kullanmamıştır.

Evimizde yapılan aramalarda örgütle ilgili hiçbir şey çıkmadı.

Oğlumun sol ayağı sakat. İki ameliyat geçirdi. Ayağını vidaların yardımı ile hareket ettirebiliyor. Ayrıca omurilik sinirlerindeki yapışma ve sıkışma nedeniyle dört ameliyat geçirdi. 

Buna rağmen büyük ve küçük tuvaletini kontrol edemiyor. (Altına kaçırıyor.) 25 yaşında olmasına rağmen hep engelli ve hasta alt bezi kullanmak zorunda. Bu konuda raporlarımız var.

Oğlum annesinin bakımı olmadan cezaevinde yaşayamaz.

Raporlarının yeniden çıkarılmasını istiyoruz, tam teşekkülü bir hastaneye yeniden sevk edilmesini istiyoruz ama bütün kapılar yüzümüze kapanıyor. Çaresiz bekliyoruz… Sesimizi lütfen siz duyurun.
İsmimin sizde kalması ricasıyla...
15 Ekim 2016 12:43
DİĞER HABERLER