CHP Milletvekili Çıray: AKP, PKK'yı 'yarı devlet' aşamasına getirdi

CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aytun Çıray, 1 Kasım 2015'teki genel seçimden önce gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu bir basın toplantısı düzenledi. Konuşmasında AK Parti iktidarı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren Çıray, iktidarın PKK terör örgütünün "yarı devlet kurmasına" göz yumduğunu ileri sürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da yüklenen Çıray, "Türkiye'de bir cumhurbaşkanı çıkıp, 'Ben defakto olarak sistemi değiştirdim, şimdi kanunları benim sistemime uydurun.' diyorsa Türkiye'de Anayasa ve hukuk yok demektir. Türkiye'de şu anda bir darbe hukuku var." dedi. Sosyal medyada gazeteci ve muhalefet temsilcilerine ağza alınmayacak küfürler ettiği belirtilen Hâkim Muhammet Feyzi Aygün'e tepki gösteren Çıray, "Bunlar hakim çıkıyorsa bittik demektir. Bunlar tabii ki devletin hakimi olamaz. Önümüzdeki en birinci hedef, medeni demokrasi olmalıdır. Demokrasi de yetmez, medeni demokrasi olacak, yani her türlü özgürlüğün, hukukun üstünlüğünün olduğu bir demokrasi. Tam olarak kuvvetler ayrılığının olduğu bir demokrasi. Türrkiye'de şu anda defakto olarak rejim değişkilği vardır." dedi.

'AKP, PKK'NIN 'YARI DEVLET' KURMASINA GÖZ YUMDU'

İzmir'de bir oteldeki basın toplantısında CHP Milletvekili Çıray, ülke gündemini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Meclis'te yaptığı son konuşmanın kendisine ilham verdiğini aktaran Çıray, "Meclis konuşmasında Sayın Cumhurbaşkanı, 'Terör, akrep gibidir. Onu sırtında taşıyanları sokar.' dedi. Keşke o kadar sınırlı kalsaydı. Terörü ve teröristi sırtında taşıyan bunu haketti, der geçerdik ama sadece temmuz ayından bu yana 150 şehit verdik. Her şey eski Başbakan'ın ve onun kötü niyetli siyasi arkadaşlarının her sabah uyanıp, 'Kürt, Türk, Çerkez, Laz kardeştir' diye insanlarımızın sorunlarını ırklar ve inançlar üzerinden tarif etmeleriyle başladı. Komşular, arkadaşlar birbirlerinin nerede doğduklarıyla ilgilenmeye başladılar. KCK'nın ve PKK'nın 'yarı devlet' kurmasına göz yumuldu. Özellikle Güneydoğu'da yaşayan yurttaşlarımızın hayatları karartıldı. Aslında çözüm süreci hiç olmadı. Olan şey, seçimlere endekslenmiş barış ve çatışma süreçlerinin birbirini takip etmesinden başka bir şey değildi. Kısacası AKP'nin bu çıkara dayalı ırkçı ve mezhepçi siyasetleri sonucunda, 2002 yılında duran kan yeniden akmaya başladı." diye konuştu.

AK Parti hükümetinin, PKK'nın vergi ve asker toplarken, mahkemeler kurup davaları çözüme bağlarken sessiz kaldığını iddia eden Çıray, şöyle konuştu: "Duble yolların altına çok güçlü patlayıcılar döşenirken güvenlik güçlerine, 'hareketsiz kal' talimatını verenler belli. Uzunca bir süredir ülkemizin bir bölümünde bayrak yoktu, savcı yoktu, güvenlik güçleri yoktu. Bunlar yoksa egemenlik yoktur. Şimdi dökülen kana suçlu arıyorlar. PKK'nın 'yarı devlet' olmasına göz yuman, AKP hükümetleridir. Bölücü terör örgütünü sırtında taşıyanlar, tarih ve hukuk önünde yargılanacaklardır."

'GAZETECİLİK MESLEĞİ TARİHİN EN KARANLIK DÖNEMİNDE'

Gazetecilik mesleğinin, 160 yıllık tarihinin en karanlık dönemine girdiğini iddia eden Aytun Çıray, haber alma özgürlüğüne peşpeşe ağır darbeler indirildiğini öne sürdü. İpek Grubu'na yapılan operasyonları, Ahmet Hakan'ın uğradığı saldırı ve Aydın Doğan'ın hedef gösterilmesinin izlediğini savundu.

'SARAYIN SİFONU, PUTİN'LE PASLAŞARAK ÇEKİLMEKTEDİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dışarıda da yalnızlaştığını iddia eden CHP Milletvekili Çıray, "Saray muktediri, bütün girişimlerine rağmen bu yılki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarında Obama'dan randevu alamamıştır. Putin, kendisini cami açılışına davet ettikten hemen sonra Suriye'de IŞİD'i bombalamaya başlamıştır. Bunun anlamı açıktır. Sarayın sifonu, Putin'le paslaşarak çekilmektedir ama bu iş, milletimizin işidir. Zorbanın sifonunu, 1 Kasım'da yerli ve millî olanlar çekecektir. İşte bu nedenle 1 Kasım genel seçimlerinde, bu koyulaşan karanlığın şafağı millet iradesi olacaktır. 1 Kasım, karanlıkta kaybolan demokrasimizin şafağıdır. 1 Kasım, tarihi bir gündoğumu olacaktır." diye konuştu.

'BİNALİ YILDIRIM O KADAR ÖNEMLİ BİR ADAY DEĞİL'

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve AK Parti İzmir milletvekili adayı Binali Yıldrım'ı da eleştiren Çıray, "O kadar önemli bir aday olarak görmüyorum. Bugünden itibaren onunla ilgili konuşmak istemiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, elinden tutup gezdirmek deyiminiz hoş değildir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'na siz, 'Elinden tutup gezdireceğim.' diyemezsiniz. Bu siyasi nezaketsizliktir." dedi.

'ANAYASA MAHKEMESİ GÖREVİNİ YAPSIN'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'ne, "Siyasi propaganda yapamaz" diyerek başvurduğunu ancak mahkemenin bu konuda bir adım atmadığını dile getiren Çıray, "Görevinizi yapın. Bu şahsiyet seçim propangası yapamaz, Anayasa'ya aykırıdır. Bunlar olmazsa 12 Eylül darbesini eleştirenlere ki ben de eleştirenlerden biriyim, şuna dikkat çekerim, 12 Eylül'ün olma sebeplerinden birisi hukukun işlememesidir. Bugün de hukuk işlemiyor. Anayasa Mahkemesi ve birçok hakim, cüppelerini giyip Kenan Evren önünde hizaya geçmişlerdir. Bugün cüppelerini giyip bunun önünde hizaya geçmesinler. Modern devletlerde hukukun üstünlüğü olur. Anayasa Mahkemesi'ne bir çağrıda daha bulunuyorum. Kurumlar ne içindir? Türkiye'de bütün dertlerin çaresi muhalefet partileri olamaz, siyasetçiler olamaz. Anayasa Mahkemesi'ni göreve davet ettim. Anayasa Mahkemesi ne içindir? Anayasa'yı korumak içindir. O zaman korumak için gereğini yapacak, durduracak. Anayasa'yı tağyir, tedbil ve ilgadan söz ediyoruz." dedi.

'ANAYASA'YI TAĞYİR, TEDBİL VE İLGA HANGİ SUÇA GİRER?'

Cumhurbaşkanı'nın sadece vatana ihanet suçundan yargılanabileceğini dile getiren Aytun Çıray, "Pekiyi, Anayasa'yı tağyir, tedbil ve ilga etmek hangi suça girer? Bunlar yargılanacaklar. Bugün, yarın, 10 sene, bir sene, onu bilemeyiz ama yaptıkları her şey anayasal bir suçtur. Tamamen her yaptıkları bir suçtur. 'Lahey Adalet Divanı'nda yargılanacaklar.' diyorlar. Ya, Lahey'e ne gerek var? Neden bunu söylüyor insanlar biliyor musunuz? Türk hukukçularına bağlanan umutsuzluğu gösteriyor. Lahey'e gerek var? Bu ülkenin hukukçuları yok mu, Anayasa Mahkemesi? Anayasa Mahkemesi Başkanı'na buradan sesleniyorum, görevinizi yapın kardeşim. Benim sende dilekçem var, bu şahsiyet seçim propagandası yapamaz diye. Anayasa'ya aykırı." dedi.

'BUNLAR DEVLETİN HAKİMİ OLAMAZ'

Sosyal medyada gazeteci ve muhalefet temsilcilerine küfürler ettiği söylenen Hâkim Aygün'e de tepki gösteren CHP Milletvekili Çıray, "Bunlar hakim çıkıyorsa bittik demektir. Bunlar tabii ki devletin hakimi olamaz. Önümüzdeki en birinci hedef medeni demokrasi olmalıdır. Demokrasi de yetmez, medeni demokrasi olacak. Yani her türlü özgürlüğün, hukukun üstünlüğünün olduğu bir demokrasi. Tam olarak kuvvetler ayrılığının olduğu bir demokrasi. Türkiye'de şu anda defakto olarak rejim değişkliği vardır. Ben Anayasa Mahkemesi'ne şahsen Cumhurbaşkanı'nı şikayet etmiş bir insanım. Yargıyı göreve davet etmiş bir insanım. Bir cumhurbaşkanı düşünün ki, 'Ben teamülleri ve anayasayı dinlemem, Parlamento'yu bekleme odasına aldım.' diyebilsin. Bir cumhurbaşkanı yeminine uymuyorsa, yani Anayasa'da yer alan yeminine uymuyorsa, kendine meşruiyet veren Anayasa'yı tağyir, tedbil ve ilga etmiş demektir. İsimleri doğru söylemek lazım. Türkiye'de bir cumhurbaşkanı çıkıp, 'Ben defakto olarak sistemi değiştirdim, şimdi kanunları benim sistemime uydurunb' diyorsa, Türkiye'de Anayasa ve hukuk yok demektir. Türkiye'de şu anda bir darbe hukuku var." diye konuştu.

Aytun Çıray, 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarına da değinerek şunları söyledi: "Reza Zarrab serbest geziyor. Neyse ki onu dengelediler, Ahmet Hakan'a vuranları da serbest bıraktılar. Yani Türkiye'de suçlulara karşı böyle bir hoşgörü gelişti, hırsızlara, darp edenlere ve suçlulara karşı." CİHAN
05 Ekim 2015 13:23
DİĞER HABERLER