CHP'li Salıcı, ASSAN'ı Meclis gündemine taşıdı

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, ASSAN Grup’a yönelik başlatılan gözaltı ve tutuklamaları Meclis gündemine taşıdı. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yanıtlaması için soru önergesi veren Salıcı, ASSAN'ın "F... üyeliği" ve "askeri casuslukla" suçlanan sahibi ve genel müdürünün 22-27 Temmuz arasında düzenlenen savunma sanayii fuarında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dönemin Genelkurmay Başkanı Metin Gürak ve Millî Savunma Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı’ya ürün tanıttığını hatırlatarak, “Birisi önceki istihbarat başkanı, birisi ürünün son kullanıcısı, diğeri ise şirketin denetiminden sorumlu makamda. En üst düzeydeki makamların, geçtiğimiz ay itibarıyla bu kişiler hakkında yeteri kadar bilgisi yok muydu?” dedi.

Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş.’de (MKE) üst düzey görevlerde bulunduktan sonra ASSAN Grup’a danışmanlık yapan avukat İsmet Sayhan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında “devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme, amacı dışında kullanma, hile ile alma” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Sayhan’ın ardından, ASSAN Grup’un sahibi Emin Öner ve genel müdürü Gürcan Okumuş da “F... üyeliği” ve “askeri casusluk” suçlamalarıyla gözaltına alınmıştı. Şirkete bağlı 10 firmaya ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanmıştı.

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yanıtlaması için ASSAN Grup’ta yaşanan gözaltı ve tutuklamalarla ilgili TBMM Başkanlığı'na yazılı soru önergesi verdi.

ASSAN Group'a "F..." ve "askeri casusluk" soruşturması: 10 şirkete kayyım atandı, şirket sahibi ve genel müdürü gözaltına alındı
"Şirketler bakanlığın iznine tabi"

Salıcı, önergesinin gerekçesinde savunma sanayiinde faaliyet gösteren şirketlerin çok sıkı denetime tabi olduğunu anımsatarak, şunları kaydetti:

“Türkiye’de savunma sanayii alanında faaliyet gösterecek şirketlerin kuruluşu ve devamında faaliyeti 5201 sayılı Kanun gereği Millî Savunma Bakanlığı’nın iznine tabidir. 5202 sayılı Kanun’a göre de bu şirketlere ait tesislerde gizlilik dereceli projelerin hayata geçirilmesi için ‘tesis güvenlik belgesi’, gizlilik dereceleri yüksek bu projelerde görev alan yöneticiler ve çalışanlar için ise ‘kişi güvenlik belgesi’ alınması zorunludur. Bu belgeler MİT, Emniyet ve mülki idare birimlerinin yürüttüğü güvenlik soruşturmaları sonucunda verilmektedir."

Salıcı, önergesinde Bakan Güler’e şu soruları yöneltti:

“İsmet Seyhan, Emin Öner ve Gürcan Okumuş’a ‘kişi güvenlik belgesi’ verildi mi? Güvenlik soruşturmalarında bu kişiler hakkında herhangi bir olumsuz bulguya rastlandı mı? ASSAN Grup şirketlerine ‘tesis güvenlik belgesi’ verildi mi, verildiyse geçerlilik tarihleri nedir? Son yıllarda bu şirketler ile MKE hangi tarihlerde denetlendi, denetimlerde güvenlik zafiyeti tespit edildi mi? Son beş yılda güvenlik soruşturmaları sonucu iptal edilen kişi güvenlik belgesi sayısı kaç? Savunma sanayii belgelerinin özel şirketlere aktarılması iddialarıyla ilgili Milli Savunma Bakanlığı ayrıca bir inceleme yürütüyor mu?”

Yasadışı kadrolaşma iddialarına ASSAN Genel Müdürü Okumuş'tan açıklama: Benim bir ekibim, networküm, medya gücüm, trol ağım yok
"İddialar doğruysa vahim"

Oğuz Kaan Salıcı, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede ise şunları söyledi:

“Millî Savunma Bakanlığı’nın kamuoyuna şeffaf bir biçimde yanıt vermesi gerekiyor. İsmet Seyhan, Emin Öner ve Gürcan Okumuş adlı şüpheliler hakkındaki iddialar doğruysa, vahimdir. Bunlar savunma sanayiimizin bilgi güvenliğine ve kurumsal itibarına yönelmiş organize bir tehdittir. Savunma sanayii bizim göz bebeğimizdir.

Savunma sanayii söz konusu olduğunda en üst düzey muhatap devlettir, devletlerdir. Savunma sanayiimizin her türlü çıkar grubundan bağımsız olması hayati önemdedir. Savunma sanayiimizde faaliyet gösteren bu şirket önce mafya ya da kriminal ilişkilerin geçtiği haberlerle gündeme geldi. Bununla da sınırlı kalmadı. Şimdi F... bağlantısı ve askeri casusluk olduğu iddia ediliyor. İnsanı hayrete düşüren bir durumla karşı karşıyayız. Çünkü bu sektörde faaliyet gösteren kişiler ve şirketler onca güvenlik soruşturmasından geçiyorlar. Bu denetimler belli periyotlarla yenileniyor. Eğer İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın şüphesi doğruysa, bunca istihbarat ve güvenlik prosedürü sırasında hiç mi farkedilmedi? Şüpheliler, iddialara konu olan suçlara son bir haftada mı bulaştı?

“Bu sorularıma kamuoyunu tatmin edecek şekilde yanıtlar verilmesi gerekiyor. Nitekim bugün TMSF’nin kayyım olarak atandığı ASSAN, daha geçen ay İstanbul’da açılışını Sayın Cumhurbaşkanı’nın yaptığı, 'Cumhurbaşkanlığı’nın himayesinde' sloganıyla düzenlenen IDEF Savunma Sanayii Fuarı’nda ürünlerini sergiledi. Hatta 2021 yılında bizzat Cumhurbaşkanı kararıyla bu şirkete teşvik verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, F... üyeliği ve askeri casuslukla suçladığı sahibi ve genel müdürü, Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’a, Ağustos 2025 YAŞ kararlarıyla emekliye sevkedilen Genel Kurmay Başkanı Sayın Metin Gürak’a, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Sayın Bilal Durdalı’ya standlarını gezdirdiler. Bunların fotoğrafları Instagram’da duruyor. Birisi önceki istihbarat başkanı, birisi ürünün son kullanıcısı, diğeri ise şirketin denetiminden sorumlu makamda. En üst düzeydeki makamların, geçtiğimiz ay itibariyle bu kişiler hakkında yeteri kadar bilgisi yok muydu?
"İnsanlar devletine güvenmek ister"

Ayrıca bu fuara yurttaşlarımız gittiler, savunma sistemlerimizi gördüler, övünç duydular. ASSAN’ın standında topçu mühimmatı, topçu roketi, havan ailesi, uçak bombaları, transmisyon gibi sınıflara ayrılmış A4 boyutunda basılmış broşürler, kataloglar dağıtıldı. Savunma sanayii fuarına gittiğinde göğsü kabaran yurttaşlarımız 40 yıl düşünseler, herhalde üst düzey yöneticileri mafyayla, kriminal ilişkilerle ilişkilendirilen bir şirketle muhatap olduklarını akıllarına getirmezlerdi. Çünkü insanlar doğal olarak devletine güvenmek ister. Millî Savunma Bakanlığı’nın kişi güvenlik belgesi ve tesis güvenlik belgesi gibi prosedürleri eksiksiz bir şekilde tamamladığını varsayar ve ona güvenirler.

Yargı sürecini takip edeceğiz. Bugün yargı gereğini ve doğrusunu yapıyorsa, dün yürütmenin yanlışı niçin farketmediğini sormak anamuhalefet olarak bizim görevimiz. Yok eğer tesis ve kişi güvenlik belgeleri sürecinde bir sorun yoksa, savcılık bir yanlışın içindeyse, bu yanlışın nereden kaynaklandığını sorgulamak da yine bizim görevimiz. Eğer mevzuatta eksiklikler varsa, onu da Meclis’te oturur, hep beraber gideririz. Biz, böylesine ateş çemberine dönmüş bir coğrafyada caydırıcı gücümüz olan savunma sanayiimizin başarılarıyla gündeme gelmesini isteriz, skandallarla değil.”

28 Ağustos 2025 17:34
DİĞER HABERLER