Danıştay'dan skandal mühürsüz oy savunması: Arkadaşlar öyle takdir ettiler

16 Nisan Referandumu’ndaki hileli seçim sonuçlarına ilişkin itirazda Danıştay, hukuksuzluğu ve kanunsuzluğu savunan bir gerekçe yazdı.
Danıştay Genel Sekreteri, Danıştay 10. Daire’ye gönderdiği savunmada, YSK üyelerinin mühürsüz oyları geçerli sayması hakkında “Takdir yetkisini kullandılar” dedi. Danıştay Genel Sekreteri Abdurrahman Gençbay, 16 Nisan referandumunda kullanılan mühürsüz oyları geçerli sayan YSK’nin Danıştay kökenli üyeleri hakkında yapılan şikâyeti işlememe koymaması üzerine Danıştay 10. Daire’de açılan davaya savunma gönderdi. YSK işlemlerinin idare hukukuna bağlı olmadığını savundu.

2 MİLYONDAN FAZLA HİLELİ MÜHÜRSÜZ OY GEÇERLİ SAYILMIŞTI
 
Mühürsüz oy pusulaları Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) AKP’li üyenin el yazılı mektubuyla itirazıyla son dakikada aldığı kararla geçerli sayılmıştı. 2 milyondan fazla mühürsüz oy geçerli sayılırken, AKP ve Tayyip Erdoğan’ın evet oyları neredeyse aynı farkla öne geçmiş ve referanduma ‘evet’ kararı çıktığı açıklanmıştı.

DÜĞMESİZ CÜBBELERİNİ İLİKLEMİŞTİ

15 Temmuz sonrası binlerce hakim savcı ve yüksek yargıç suçsuz yere mahkum edilmiş, yerlerine ise Erdoğan’ın talimatıyla yandaş yargı mensupları getirilmişti. Karar güdümlü yargı algısını da pekiştirdi. Danıştay Başkanı yapılan Zerrin Güngör ise Danıştay törenlerinde Erdoğan’ın önünde yargıç cübbesini iliklemeye çalıştığı görüntülerle akıllarda kalmıştı. Yüksek yargı mensuplarının Erdoğan ile Karadeniz’de çay toplama fotoğrafları da yoğun eleştiri almıştı.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Danıştay Başkanı adına savunma yapan Genel Sekreter Gençbay, YSK üyelerinin anayasal ve yasal hükümlerde tanınmış olan yetkilerini kullanmak ve halkoylaması sonuçlarına yönelik itirazları kamu yararı ve hukuka uygun olarak yasal mevzuat ve takdir yetkileri dahilinde bir sonuca vardıklarını öne sürerek, “hukuka ve vicdani kanaatlerine uygun değerlendirme yaptıkları için bunun soruşturulmayacağını” iddia etti. Gençbay davanın hem yasal dayanaktan yoksun olduğu iddiasıyla esastan hem de davayı açan İstanbul barosunun taraf olmadığından hareketle ehliyet yönünden reddini istedi.

YSK İŞLEMLERİ HUKUKA TABİ DEĞİLMİŞ!

YSK’nin bütün iş ve işlemlerinin idare hukuku ilke ve kurallarına tabi olmadığı belirtilen savunma dilekçesinde, bunların yarı yargısal bir işlev gördüğü, bu işlem ve kararlara karşı yargı yolunun kapalı olduğunu öne sürüldü. Dilekçede, TCK’de tanımlanan görevi kötüye kullanma, görevi ihmal suçlarının unsurlarının da oluşmadığı ifade edildi, ispata yönelik herhangi bir belge sunulmadığına dikkat çekildi. Öte yandan Avukat İsmail Sami Çakmak’ın çay toplama sahnesi ile tartışmaya yol açan Danıştay Başkanı Zerrin Güngör ve 16 Nisan referandumundan dolayı Danıştay kökenli YSK üyeleri hakkında yaptığı suç duyurularını da işleme koymayan Danıştay Genel Sekreterliği, kararları Çakmak’a tebliğ etmemekte direniyor. Her iki karara karşı itiraz etmek isteyen Çakmak, kararların örneği tebliğ edilmediği için itiraz edemedi. Çakmak, karar örneklerinin verilmesi için Danıştay’a yeni bir dilekçe gönderdi.
19 Mayıs 2018 11:59
DİĞER HABERLER