Davutoğlu, CNN'e konuştu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, CNN International televizyonundan gazeteci Christiane Amanpour'a mülakat verdi.

Amanpour'un Türkiye-İran ilişkilerinden, Suriye sorununa, Rusya'nın Suriye'ye müdahalesinden Türkiye'deki ifade özgürlüğü tartışmalarına kadar geniş yelpazedeki sorularına Ahmet Davutoğlu İngilizce cevap verdi.

TÜRKİYE İRAN İLİŞKİLERİ

CNN'in tecrübeli sunucusu Davutoğlu'na ilk olarak "İran nükleer bir anlaşmaya varmış görünüyor. Bu konuda ne hissediyorsunuz? Türkiye ne hissediyor?" sorusunu yöneltti. Başbakan Davutoğlu bu soruya, "İran'ın nükleer programla ilgili bir anlaşmaya varılmasından mutluluk duyuyorum. Bunun çözüme kavuşması sadece İran için değil tüm dünya ekonomisi için de iyi" şeklinde cevap verdi.

"İran'ı bölgesel bir rakip olarak görüyor musunuz?" sorusuna Davutoğlu, "İran'ı rakip olarak görmüyoruz. Biz komşuyuz. Tarih boyunca iyi ve kötü ilişkilerimiz oldu. Fakat son 20 yılda ilişkilerimiz iyi komşuluk ilişkilerine dayanıyor. Suriye ve Irak'ta bazı fikir ayrılıklarımız var" ifadesini kullandı.

DAVUTOĞLU: SURİYELİ KÜRTLERİ MASADA İSTİYORUZ

Suriye krizinin çözümünde Suriye Kürtlerinin de masada yer almasına Türkiye'nin nasıl yaklaştığı sorulan Davutoğlu, "Biz Suriyeli Kürtleri masada istiyoruz. Kürtler olmadan masa tamamlanamaz. Biz terör örgütü olan PYD'nin masaya oturmasına karşıyız. PYD, sadece Türkiye'nin değil Avrupa Birliği ve ABD'nin de terör örgütü kabul ettiği PKK'nın uzantısı." dedi.

Amanpour'un, "Siz ve AB terör örgütü olarak kabul ediyor olabilir fakat ABD sahada onlarla hareket ediyor. Gerçeği kabul etme zamanı gelmedi mi?" sorusu üzerine de Davutoğlu, "Onları meşru ortak olarak görenler, bölgenin gerçekliğinde yaşamıyorlar. Hiç kimse bizi, bu insanların barış istediğine ikna edemez" diye konuştu.

"RUSYA'DAN SURİYELİ SİVİLLERİ TÜRKİYE SINIRINA İTMEMESİNİ BEKLİYORUZ"

Rusya'nın Suriye'ye düzenlediği operasyonlarla ilgili Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Rusya, uzun yıllar boyunca Suriye'ye dışarından müdahale edilmesine karşıydı. Fakat şimdi Rusya'nın kendisi çok olumsuz bir şekilde müdahale ediyor. Aslında Suriye'yi işgal ediyor. Rusya'nın şimdiye kadar düzenlediği tüm operasyonların yüzde 90'ında sivilleri ve İdlib, Halep, Azez, Lazkiye'deki ılımlı muhalifleri hedef aldı. Okulları, hastaneleri vurdu. Rusya'nın bombardımanından kaçan yaralılar Türkiye'ye sığınıyor. Rus operasyonlarının sadece yüzde 10'u DEAŞ'a karşı. Rusya, diğer P5 ülkeleri gibi barış sürecine katkıda bulunabilir. Fakat Rusya'dan Suriyeli sivillere saygı göstermesini ve sivilleri Türkiye sınırına itmemesini bekliyoruz."

"ESAD KAZANMIYOR"

Christiane Amampour'un, Dışişleri Bakanı olduğu zamandan bu yana Suriye'de vurguladığı ifadenin "Esad gitmeli. Müzakere edilemez. Onunla geçiş yapılamaz." olduğu ve "Esad'ın Rusya'nın hava desteği ve İran ve Hizbullah'ın kara desteğiyle" kazanıyor göründüğü şeklindeki yorumu üzerine Davutoğlu, "Hayır. Esad kazanmıyor. Eğer Esad Şam'da oturmaya devam ederse hiçbir Suriyeli ülkesine dönmez. Bu bizim barış için temel şartımız. Kesinlikle kazanıyor değil" ifadesini kullandı.

PKK DA IŞİD DE TÜRKİYE İÇİN TEHLİKE

CNN sunucusunun "Ülkeniz geçtiğimiz son birkaç ayda IŞİD tarafından en az iki defa saldırıya uğradı. Siz IŞİD'i sorumlu görüyorsunuz. Ankara ve geçtiğimiz günlerde İstanbul'un turist bölgesinde yüzlerce insan öldü. Cumhurbaşkanı ulusa canlı konuşma yaptığında IŞİD'i suçladı. Üzerinde birkaç dakika durdu ve konuşmasının geri kalan yarım saatini PKK'ya harcadı. Günümüzde Türkiye'de bazı insanlar PKK'nın neden IŞİD'den daha tehlikeli olduğunu anlamıyor." ifadesine Başbakan Davutoğlu şöyle cevap verdi:

"Şeytan şeytandır. İki şeytanı karşılaştıramazsınız. Şeytan şeytandır. İkisi de Türkiye için tehlike. İkisi de Türkiye'ye ideolojik tehdit."

"AKADEMİSYENLERİ AHLAKİ SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMEYE DAVET EDİYORUM"

Davutoğlu, Amanpour'un hükümetin eleştiriyi sevmediği ve gazeteciler ve akademisyenlerin hapiste olduğu ve Putin'e benzemeye başladığı yönündeki ifadesine de Türkiye'nin sağlam bir demokrasiye sahip olduğu şeklinde cevap verdi. Türkiye'de geçen yıl iki seçimin yapıldığını ve bu iki seçimin de adil ve tarafsız olduğunu belirten Davutoğlu şunları söyledi:

"Gazetelerin, televizyon kanallarının çoğu partimize karşıydı. Akademisyenler tarafından yayınlanan bildiri. Ben akademisyenim. Eğer ifade özgürlüğüne karşı bir şey olursa ben bu tip sınırlamalara karşı mücadele eden ilk kişi olacağım. Burada mesele 'ifade özgürlüğü' değil. Mesele teröre teşvik."

Amanpour'un pek çok hükümetin aynı söylemi kullandığını ve ABD' Büyükelçisi Bass'ın ifadelerini hatırlattığı Davutoğlu, "Yabancı diplomatlar bile bizi eleştirebiliyor. Her akademisyen bizi eleştirebilir. Fakat ben akademisyenlere ahlaki sorumluluklarını yerine getirme ve alandaki gerçekleri görmeye davet ediyorum." diye konuştu.

"MECLİS TARAFINDAN HAZIRLANACAK SİVİL ANAYASA YAPABİLECEĞİMİZ EN ÖNEMLİ REFORM OLACAKTIR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa'yı niye değiştirmek istediği sorulan Başbakan Davutoğlu, 1980'lerin başında askeri cunta tarafından hazırlanmış bir anayasanın uzun zamandır Türkiye'nin gündeminde olduğunu belirtti.

Türkiye'nin bireysel özgürlüklere, hak ve özgürlüklere, kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanan yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Eğer böyle bir anayasayı hazırlarsak, sivil bir meclis tarafından sivil bir anayasa hazırlarsak, bu yapabileceğimiz en önemli ve en büyük reform olacaktır" ifadesini kullandı. CİHAN
26 Ocak 2016 14:12
DİĞER HABERLER