DBP Eş Başkanı Yüksek: Self determinasyon hakkını Erdoğan imzaladı

DBP Eş Başkanı Yüksek: Self determinasyon hakkını Erdoğan imzaladı
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, Türkiye'nin 2003 yılında Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığı döneminde, halkların kendi kaderlerini tayin hakkını kabul eden self determinasyon sözleşmesini imzaladığını savundu.

Yüksek, "2003 yılında self determinasyon hakkı yani halkların kendi kaderlerini tayin hakkını kabul eden sözleşmeyi imzalamıştır. Başbakan Erdoğan'dı o zaman. Bunu taahhüt etmiştir. O zaman bu attığınız imzayı hatırlatıyoruz. Bir ayrılma hakkından söz etmiyoruz ama bunun Başbakan'ın, Cumhurbaşkanı'nın imzaladığını hatırlatıyoruz. 2013 yılında ecdatlarımız Osmanlı bile 'Kürdistan' dedi, 'Türkiye'de 7 bölgeli eyalet sistemi neden olmasın' diyen Erdoğan'dı." ifadelerini kullandı.

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, DTK Eş Başkanları Hatip Dicle, Selma Irmak ile HDK Eş Sözcüsü Ertuğrul Kürkçü Diyarbakır'da ortak basın toplantısı düzenledi. Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, ilk kez 'halkların kendi kaderine tayin etme hakkı' tanıyan self determinasyonu gündeme getirmesi dikkat çekti. 16 belediye başkanlarının tutuklandığını ve eski kanuna göre idamla yargılandığını belirten Yüksek, 36 belediye başkanlarının ise görevden alındığını dile getirdi. Bu belediye başkanlarının bir yönetim biçimi olan özyönetimi gündeme getirdikleri için görevden alındığını belirten Yüksek, başbakanlık sisteminin özerklik gibi bir yönetim biçimi olduğunu hatırlattı. Yüksek, ancak başkanlık sistemi konuşanlara hiçbir muamele yapılmadığını vurguladı. Yüksek şunları dile getirdi: "Elinizde güç olması haklı olduğunuz anlamına gelmez. Kaybedeceksiniz, başaramayacaksınız. Sıkıyönetim ilan ediyorsunuz, ezdik, bitirdik diyorsunuz. Ezilen bir halk yok, size karşı mücadeleye devam eden bir halk var. Baş eğmedik, baş eğmeyeceğiz. Hükümet bunu görmeli. Altıncı, yedinci kez yasak ilan edilen yerler var. Bir adım geri atan bir halk gördünüz mü, görmediniz? Bu gerçeği görerek daha fazla suç işlemeden demokratik yöntemlerle sorunu çözecek bir politikaya dönün. Bu savaş konseptini terk edin. Bunun dışındaki tüm yöntemler devlet açısından tekrarı getirecek ama Kürt halkı açısından kendi statüsünü oluşturacaktır. Devletin mevcut yöntemleriyle bu halk yaşamak istemiyor. Statüsüz olmayacak, haklarını elde edene kadar durmayacaktır bu halk. Onun için devletin, hükümetin politikalarını gözden geçirmeli ve Sayın Öcalan'ın paradigması doğrultusunda adım atılmalıdır."

KÜRKÇÜ: SİYASETSİZ ÇÖZÜM OLMAZ

HDK Eş Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü halkların aradığı çözümü hep birlikte inşaa edeceklerini dile getirdi. Kürkçü, şu ifadeleri kullandı: "Siyasetsiz, müzakeresiz, halkın iradesi olmadan çözüm olmayacak. Çözüm ancak siyasi olarak gerçekleşebilir. Erdoğan bunların farkındaydı ama bunu üstlenecek cesaret ve ufku olmadığı için önceki hükümetlerin olduğu yere geri döndü. Bugün demokrasinin en önemli özelliklerinden geri adım atmaya yüz tutan muhalefet liderlerine de seslenmek istiyorum. On binlerce asker tarafından kentlere zulüm yağdırılmasına karşı geri adım atarak Erdoğan'ın istediği cümleleri kuran liderlerin de siyasi çözümün gerçekleşmesinde payları büyüktür. Oysa siyasi çözüme Türkiye halklarının yüzde 70'i destek verdi."

HATİP DİCLE: SAVAŞ KONSEPTİ TÜRKİYE'Yİ KAPSAYACAK BOYUTA DOĞRU GİDİYOR

Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı Hatip Dicle, bölgede yaşanan kuralsız, hukuksuz ve ahlaki değerler taşımayan savaş konseptinin her gün biraz daha tırmandığını belirtti. Bunun Türkiye'yi kapsayacak boyuta gitmeye başladığını, bu kaostan çıkış yolunu tartışmak için olağanüstü bir kongreye gideceklerini kaydetti. Dicle, "Bu çözüm demokratik bir çözüm olacaktır. Bunu iki gün sürecek kongrede tartıştıktan sonra herkesin dikkatine sunacağız. Umarız bu proje bu kaostan çatışma ortamından çıkarmaya bir zemin hazırlar ve tekrar diyalog yollarının açılmasını sağlar." ifadelerini kullandı.

IRMAK: ENİNDE SONUNDA MASADA ÇÖZÜLECEKTİR

DTK Eş Başkanı Selma Irmak ise Kürtçe yaptığı konuşmada gelinen noktada tarihin bir kez daha tekerrür ettiğini söyledi. Irmak şunları söyledi: "Savaş ve şiddet tıkanıklık getiriyor. Devletin yıllarca başvurduğu yöntem yeniden deneniyor. Yara kanıyor, kan akıyor bu kan dökme çare değil. 100 yıldır Türkiye, Kürt sorununun çözümü için askeri yöntemlere başvuruyor. Sonunda geldiğimiz nokta sorunun çözüldüğü masa olacaktır, masada çözülecektir. Bu savaş 30 yıl devam etti, 30 yıl daha devam etse de eninde sonunda masaya oturulacaktır. Yol ayrımına geldik, tartışacağız. İstekleri dile getireceğiz. Demokratik yolları deneyeceğiz olursa demokratik bir ülke olacak olmazsa yeni kararlar bizi bekliyor olacaktır. Geç değil imkânlar daha tükenmedi." CİHAN
18 Aralık 2015 16:13
DİĞER HABERLER