Demirtaş: Zana yemin eder-etmez kendi bileceği iştir, arkasındayız

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Leyla Zana'nın barış için çırpınan bir siyasetçi olduğunu söyledi. Zana'nın kan dursun, şiddet dursun diye uğraştığını belirten Demirtaş, "Cumhurbaşkanı ile görüşebilir, umarız bir şey çıkar, çok umutlu değiliz ama. Görüşmek istiyorlarsa partimiz buna karşı değil. Leyla Zana yemin eder mi etmez mi kendi bileceği iştir biz saygı duyarız. Bütünüyle de arkasındayız." diye konuştu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) parti grup toplantısında konuştu.

'BİRİ HİTLER, ÖBÜRÜ FRANCO ÖZENTİSİ, BÖYLE BİR DEHŞETLE KARŞI KARŞIYAYIZ'

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Sur'un yeniden inşasına örnek verdiği İspanya'nın Toledo örneğinin tesadüfen verilmiş bir örnek olmadığını belirten Demirtaş, "Toledo İspanya iş savaşında 70 gün direnen bir ilçe. Toledo düştükten sonra Franco faşist rejimi dikta rejimi başlıyor 1975'e kadar. Toledo bütün İspanya direnişinin sembollerinden biri haline geliyor. 1975'te Franco rejimi devriliyor, 1982'de Toledo özerk bir bölgenin başkenti oluyor. Şu anda Toledo'yu örnek veren başbakan anlaşılan o ki Franco'ya özenmiş durumda. Çünkü 'Sur'u düşürüp Toledo yapmak istiyoruz' diyorsa ben de 'Franco olmak istiyorum' diyor. Vay halimize. Biri Hitler öbürü Franco özentisi. Böyle bir dehşetle karşı karşıyayız." diye konuştu.

Bütün bu olup bitenlerin bugünlerde yaşananların iç hukukta ve uluslararası hukukta ağır suçlar olduğunu kaydeden Demirtaş, şunları kaydetti: "Adalet Bakanı vekillerimizi teröristlikle suçluyor ama yarın bir gün devran döndüğünde kim teröristtir kim değil ulusal ve uluslararası hukukta daha iyi ortaya çıkacak. Açık bir hükümet terörizmi ile yasadışına çıkarak sivilleri katlederek mevzuatı da bir tarafa bırakarak açık bir şekilde katliam yapanlar zannediyorlar ki sonsuza kadar bu iş böyle sürecek. Hayır Bosna'da da, Libya'da, Lübnan'da, Ruanda'da katliam yapanlar bir dönem muktedirken diktatörken bütün güç elindeyken bütün dünya bize bağlı diye düşünenler günü geldi uluslararası ceza mahkemelerinde yargılandı. Onlar bu katliamı yaparken Sudan gibi yerlerde uluslararası ceza mahkemesi henüz yoktu. Bakın yıllar geçti insanoğlu mücadele ile uluslararası ceza mahkemesi gibi bir mekanizma kurdu ve bütün bu katliamcıları yargılamaya başladı. Bugün bu var 10 yıl sonra ne olacak bilmiyoruz. Daha ileri yargılama mekanizmaları çıkacak. Günü geldiğinde işte bu Bekir Bozdağ var ya bugün atıp tutan bizi terörist ilan eden hedef gösteren bir bakmışsınız terör örgütlerine yardım yataklık suçlaması ile ceza mahkemesi önünde. Olmayacak diye bir şey yok. IŞİD'e El nusra'ya giden silahlar bunların hepsi gün gelir mahkeme önünde dosyasıyla belgeleriyle yargılamaya dönüşür. Zaten bu kadar korkmalarının paniklemelerinin nedeni budur. İktidar elden giderse dosya kabarık. Dosya bu dünyada kabarıkta öbür dünyada daha da kabarık. Burada yırttınız orada nasıl yırtacaksınız orada nasıl kurtaracaksınız. İnancınız varsa eğer Saray'dan korktuğunuzun yarısı kadar Allah'tan korkuyorsanız bilmeniz lazım bunların hesabı sorulacak sizden . Bu dünyada da öbür dünyada da sorulacak."

Leyla Zana'nın cumhurbaşkanı ile bir görüşme mevzusu olduğunu hatırlatan Demirtaş şunları söyledi: "Aylar önce bir talepte bulunmuştu cumhurbaşkanı da görüşebiliriz dedi. biz de parti olarak görüşmede sakınca yoktur partimiz adına bir randevu talebi değil ama Leyla Zana barış için çırpınan bir siyasetçidir. Kan dursun şiddet dursun diye uğraşan bütün vekillerimiz gibi çaba sarfeden bir siyasetçidir. Görüşebilir umarız bir şey çıkar çok umutlu değiliz ama. Görüşmek istiyorlarsa partimiz buna karşı değil. Cevapları gördünüz yok yemin edecekmiş, şunu konuşmayacakmış. İşte budur diyalog anlayışları karşısında köle görmek istiyor. Karşısında biat etmiş talimatla emirle hareket eden biri görmek istiyor. Kimseyi karşısında eşit olarak görmek istemiyor. Böyle birşeyi kabul etmiyor. Bu yüzden Leyla Zana'ya karşı bu kadar günlerdir hareket yazısı yazıyorlar. 'Yemin etmezse olmazmış' niye yemin etmezse barış konuşamıyor mu bu insanlar? Senin sarayda her konuştuğun yemin mi etmiş. Muhtarlar yeminli mi? fukaraları gece gündüz çağırıp beyinlerini ütülüyorsun hepsi yemin mi etmiş. Saraya girmek için yemin şart mı. bir milletvekilimiz bu konuda duyarlı davranacak eleştirileri göze alacak kendine yönelecek bütün o saldırıları göze alacak barış adına bir şey yapmaya çalışacak sen hakaret edeceksin. Leyla Zana yemin eder mi etmez mi kendi bileceği iştir biz saygı duyarız. Bütünüyle de arkasındayız. Bugün çıkar yemin ediyorum dese de cumhurbaşkanı talimatıyla değil parlamento çalışmalarına katılmak için ben yeminimi tekrar ediyorum derse arkasındayız. Hayır asla yeminimi tekrar etmem derse ki zaten bu şekilde ifade etti. 'Ben eksik yemin etmedim fazla yemin ettim' diyor. biz yine arkasındayız. Kimin barış kimin diyalog yanlısı olup olmadığı şu basit örnekte net ortaya çıktı."
CİHAN
02 Şubat 2016 15:05
DİĞER HABERLER