Dilek Doğan'ın ölümüne neden olan polise dava açıldı

Sarıyer'de aranan bir şüpheli kişiyle ilgili operasyon yapıldığı sırada polisin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Dilek Doğan'ın ölümüyle ilgili iddianame kabul edildi. Polisin, 'ihmali davranışla kasten öldürme' suçundan 26,5 yıla kadar hapsi istendi.

Soruşturmayı yürüten savcı Basri Aydın'ın hazırladığı iddianame İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, 10 Ağustos'ta ABD Baskonsolosluguna yapılan saldırı girişiminde eylemci Hatice Aşık'ın yakalandığı diğer şüpheli Hatice Ruken Kılıç'ın ise yakalanamadığı belirtildi. Olayla ilgili şüphelilerin yakalanmasına yönelik savcılığın, Sarıyer Baltalimanı Mahallesi Gelincik Sokak'taki adreste arama talimatı verdiği kaydedildi.

Özel harekat polisleriyle birlikte saat 04.00'te adrese gidildiği belirtilen iddianamede, evin bahçesinde üç kişinin görüldüğü anlatıldı. Mehmet Doğan ve iki arkadaşına polisin adresi doğrulattığı ve evde arama yapılacağını söylediği kaydedildi. Bunun üzerine Mehmet Doğan'ın annesinin hasta ve yaşlı olduğunu belirtip evdekileri uyandırma teklifinde bulunduğu anlatıldı.

Polisin Doğan'ı arkasından eve girdiği, kapı açıldığında baba Metin Doğan ve anne Aysel Doğan'ın ile karşılaşıldığı ifade edildi. Bu sırada Dilek Doğan'ın odadan çıktığı belirtildi. Ailenin polislere tepki göstermeye başladığı kaydedilen iddianamede, Dilek Doğan'ın polislere 'ayağınıza galoş giyin' dediği aktarıldı.

Özel harekat polislerinin amiri olan şüpheli Y.M.'nin de kendilerinin operasyonel birlik oldukları için galoş giymediklerini, ancak arama yapacak memurlara galoş giydireceğini söylediği anlatıldı.

Özel harekat ekibinin evin güvenli olduğunu tespit ettikten sonra arama ekibinin içeri girdiği ifade edilen iddianmede, bu polislerin ayakkabılarını çıkararak eve girdikleri kaydedildi. Şüpheli Y.M.'nin çevre güvenliği için özel harekat grubunu bahçeye gönderdiği anlatıldı. Arama sırasında Y.M.'nin dış kapı girisinde beklediği belirtilen iddianamede, bu süreçte ev sahipleri ile Y.M. arasında sözlü tartışma yaşandığı aktarıldı. Ev sakinlerinin aramaya tepki gösterdikleri ifade edildi.

Mehmet Doğan'ın polise yönelik 'Ankara'da 105-120 tane adam ölmüs bir tane polis yok' diyerek tepki gösterdiği sırada Y.M.'nin 'ben sana ne dedim, ben sana ne dedim, ben sana ne dedim' diye karşılık verdiği kaydedildi. Arama sırasında kaydedilen görüntülerdeki ses çözümüne göre, Y.M.'nin bu cümlelerinin bitiminde ne olduğu tespit edilmeyen bir patırtı sesi geldiği anlatıldı. Bu sırada Dilek Doğan'ın 'ya napıyon' dediği anda hemen 1 saniye içinde silahın ateş aldığı ifade edildi. Dilek Doğan'ın yaralanarak yere düstüğü kaydedildi.

Y.M.'nin iddianamede yer alan ifadesinde, Mehmet Doğan'ın hakaretlerine devam ettiğini ve salondan çıkmaya çalıştıklarını savundu. Kayışını çıkartmış olduğu için tüfeğini omzuna asamadığını ve yatay vaziyette göğüs hizasında tuttuğunu söyledi. Salondan çıkmak isteyen ev sakinlerini salona geri sokmak istediğini ifade eden Y.M., Mehmet Doğan'ın tüfeğine doğru hamle yaptığını, diğer aile fertlerinin de birden kolları, elbisesi ve tüfeğinden tutup salona doğru çektiklerini ileri sürdü. Y.M. bu sırada kendisini geriye çekmek istediği anda tüfeğin patladığını ve Dilek Doğan'ın vurulduğunu kaydetti.

İddianamede arama sırasında kaydedilen görüntülerdeki ses kaydının çözümü de yer aldı. Savcı olay anını, "Videonun 01:45 sırasında polis, 3 sefer "ben sana ne dedım"dediği ve bu cümle biter bitmez patırtı sesi duyulduğu (bu sesin ne sesi olduğunun net olarak anlaşılamadığı), sonrasında Dilek isimli bayana ait olduğu düşünülen sesin 'ya napıyosun' dediğinin duyuldugu, 01:46 sırasında yani 1 saniye sonra 2. sesin duyulduğu, 2. sesin ise net olarak silah sesi olduğunun anlaşıldığı, kamera bu esnada oda içerisindeki sandıkta arama yapan polis memurunu ve sandığı gösterdiğinin görüldüğü" şeklinde anlattı.

Silah sisesi üzerine kamera ve arama yapan polislerin de olay yerine geldiği belirtilen iddianamede, aile bireylerinin 'Dilek' diyerek bağrıştıkları, arama yapan polislerin de aileyi sakinleştirmeye çalıştığı kaydedildi. Bu sırada Mehmet Doğan'ın polislere yönelik 'hepinizi öldürürüm lan' dediği ifade edildi.

Y.M.'nin olaydan sonra kayda yansıyan ifadelerinde anne Aysel Doğan'a, "Senin oğlun yaptı oğlun ben yapmadım, valla ben yapmadım." dediği belirtildi. İddianamede şüpheli Y.M.'nin 'ihmali davranışla kasten öldürme' suçundan 26,5 yıla kadar hapsi istendi.

İddianamede polisin kaydettiği görüntülerdeki ses çözümü şöyle:

Erkek şahıs: İçeride yatıyor korkutma ha,
Polis: Tamam tamam bir kaldırabilir misiniz? İsmin ne senin
Dilek: Dilek
Polis: Tamam sakin bir sey yok
Dilek: Yo yo bişey yapmıyorum ya banane, (……….anlasılamıyor)
Polis: Salonda durun salonda durun, salonda durun
Dilek: Ayaklarınızla basmazsanız sevinirim
Polis: Tamam ona vaktimiz yok bizim.
Erkek şahıs: Şu yalnız galoşları giyin,
Polis: Tamam tamam giyin,
Dilek: Giyin giyin diyosunuz giriyorsunuz.
Polis: Tamam kardeşim telaş yapmayın, bu bizim görevimiz
Erkek şahıs: Tamam senin görevin ama
Polis: İçeriye, sen öyle diyorsun diye girmedim girmedim tamam bakın
Erkek Şahıs: Bişey yok bişey yok, problem yok, galoş varsa galoşlarınızı giyin
Dilek: (……….anlasılamıyor)
Polis: Bekle bekle canım benim
Erkek şahıs: Aramanızı yapın
Polis: Sen senin ismin ne
Dilek: Dilek
Polis: Bu Hatice Ruken Kılıç burada mı
Dilek: Yok
Polis: Burası Gelincik Sokak No:37 değil mi
Erkek şahıs: Tamam burası, sen galoşları giy aramanı yap burada yok.
Polis: Tamam bekle, şu arkadaşları çağırır mısınız.
Erkek şahıs: Arama yap Hatice Ruken Kılıç
Polis: Abi arama yapacak arkadaşlar gelsin arama yapsın
Erkek şahıs: Galoşlarınızı giyin aramanızı yapın.
Polis: Sizin kimlikleriniz var mı
Erkek şahıs: Var
Polis: Çıkarın kimlikleri
Polis: Geç abim geç diğer ekipler arkadaşlar geç
Polis 2: Arama yapacaklar gelsin bi an önce
Polis 3: Gelin arkadaşlar
Erkek şahıs: Takım elbise, arama yaparken bak abi
Polis: Sakin olun
Polis 2: Buradan başlayalım mı
Erkek şahıs: Biz ilk defa yaşamıyoruz bunu, ben 31 yaşımdayım belki 31 defa yaşamısım
bunu,
Polis: Tamam diyorum, ben tamam dediysem tamam
Erkek şahıs: Sıkıntı yok, ben de bişey demiyorum.
Polis: Onun için arkadaşlar aramasını yapsın çıksın
Erkek şahıs 2: (…………anlaşılmıyor) ismini bile bilmiyorum kim, ney, nasıl bir
İnsan.
Bayan sesi: Yav bunlarda ne arıyon
Erkek şahıs 2: Yav olsun adamlar görev yapıyor arasınlar
Polis 3: Tamam (…..anlasılamıyor) Lütfen sakin olun, sakin olun.
Erkek şahıs: (………anlasılamıyor) geliyor bitane yavşak, ben Kayseri'den geliyorum,
Ankara'da şu patlamada var ya bir tane polis yok Kayseri'den geliyorum. 25 metre arayla polis koymuşlar, adam soğuktan kapşonu kafasına geçirmiş böyle soğukta bekliyor, Ankara' da 105-120 tane adam ölmüş, bir tane polis yok, soğuktan polis kapşonu kafasına geçirmiş

Polis: Ben sana ne dedim, ben sana ne dedim. Ben sana ne dedim.
Dilek: Ya napıyosun

Bu sırada silah ateş alıyor ve devamında yaşanan diyaloglar şöyle:

Erkek şahıs: Dilek dilek dilek,
Sivil polis: Aradım 112'yi aradım.
Sivil polis 2: Kelepçe ver kelepçe
Erek şahıs: Sizi öldürürüm lan, hepinizi öldürürüm lan, sizi hepinizi öldürürüm.
Sivil polis 3: Sakin sakin sakin. Kelepçe ver kelepçe ver. Ya kelepçelesene abi, kelepçeleyin,
Sivil polis 2: Gel buraya gel
Erkek şahıs: Ya yürü
Anne: Ulan pislikler oyyyy,
Erkek şahıs: Dilek dilek dilek dilek,
Polis: Senin oğlun yaptı oğlun ben yapmadım valla ben yapmadım. Sarhoş bastı sarhoş,
sarhoş bastı sarhoş, sarhoş bastı tetiğe, Oğlun oğlun, oğlun sarhoş, oğlun bastı tetiğe, oğlun
oğlun.
Anne: Oy anam oy oy,
Erkek şahıs: Hepinizi öldürürüm lan , hepinizi öldürürüm lan , bırak beni baba.
CİHAN
11 Aralık 2015 16:35
DİĞER HABERLER