Diş hekimlerinden 'sahte dişçi' tepkisi

Adana Diş Hekimleri Odası Fatih Güler, sahte dişçi probleminin her geçen gün arttığını belirterek, "Obeziteye, sigaraya savaş açtınız, destekliyoruz. Neden sahte dişçi problemine el atmıyorsunuz?" diye sordu. Sağlık Bakanlığı'na çağrıda bulanan Güler, soruna çözüm bulunmasını istedi.

Adana Diş Hekimleri Odası'nda düzenlenen 'radyasyon' konulu seminere Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş Çene Radyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Öztunç konuşmacı olarak katıldı.

Seminer seminerin açılış konuşmasını yapan Fatih Güler, Sağlık Bakanlığı'nın muayenehane denetimi adı altında yıllardır kurulmuş, zaten çalışan, vergisini veren, sistemin içerisinde kayıtlı olan, Sağlık Müdürlüğü'nde kaydı olan diş hekimlerine 'Ben yeniden düzenleme yaptım.' diyerek birçok evrakın yeni baştan istenmesine tepki gösterdi.

Bir tarafta eğitimsiz sahte dişçi meselesi çözülmemişken, adil çalışan diş hekimlerine maddi külfet yüklendiğini ifade eden Başkan Fatih Güler, şunları kaydetti: "Sağlık Bakanlığı yıllardır kamu sağlığı açısından obeziteye karşı önlem alıyor. Sigara yasağı getiriyor ki bunlar doğru işler. Ama bu memlekette eğitimsiz sahte dişçi meselesi çok ciddi oranda ortada dururken ve bu konuda hiçbir şey yapılmazken, bütün muayenehaneleri, poliklinikleri, ADSM'leri denetime alıyorlar. Atom Enerjisi, belediye, itfaiye gibi kurumlara ruhsat vermek için ciddi bedeller ödeniyor. Her kurum yakaladığında bizden para alıyor. Bu işler sadece gelir elde etmek için yapılan işler. Buradan Sağlık Bakanı'na sesleniyorum Türkiye'de obeziteye savaş açtınız, sigaraya savaş açtınız, destekliyoruz. Ama bu ülkede sahte dişçi problemini de çözeceğiz deyin ve çözün. Sahte dişçi problemini çözmek Sağlık Bakanlığı'nın asli görevidir. Bizler kayıtlıyız diye üzerimize geliyorlar ama kayıtlı olmayan sahte çalışanların üzerine gidilmiyor. Bu durumu hiç adil bulmadığım gibi isyan ediyorum."

'Radyasyon' konulu bir sunum yapan Prof. Dr. Haluk Öztunç da "X ışını, radyasyon, röntgen ne derseniz deyin hayatımızın vazgeçilmezidir. Macera 1895 yılında röntgen ile başlıyor. Ve bir asır geçmesine rağmen halen kullanılıyor hala olmazsa olmazımızdır. Ama doğru kullanıldığı sürece." dedi.

İnsanların doğal yollarla zaten radyasyonu aldığını vurgulayan Prof. Dr. Öztunç "Kulağının dibinden ayırmadığı cep telefonundan, izledikleri televizyonlardan, yapı malzemelerinden, ışın yayan bir sürü malzemeden radyasyon alıyorlar. Yüzde 48 doğal yollarla radyasyon alınırken, yüzde 46 tıbbi amaçlı radyasyon, yüzde 3 nükleer denemeler, radyoaktif yağışlar, radyasyon sızıntıları ve yüzde 3 diğer nedenlerden radyasyon almaktayız." ifadelerini kullandı.

Seminerin ardından Fatih Güler, aktardığı bilgilerden dolayı Prof. Dr. Haluk Öztunç'a teşekkür ederek, plaket verdi.
CİHAN
05 Ekim 2015 12:32
DİĞER HABERLER