Duayen gazeteciden çarpıcı açıklamalar

Duayen gazeteci Hıfzı Topuz, AKP iktidarı döneminde basın özgürlüğünü kısıtlayan bir takım kararnamelerin adım adım çıkarıldığını anlattı. Hiç bir dönemde bu kadar çok gazetecinin tutuklanmadığını belirten Topuz, “Onlar gazetecilikten değil, sahtecilikten veya söz paralel devletten girdi diyoruz. Yutmuyor kimse bunu. Kimse buna inanmıyor.” dedi.
96 Yaşındaki duayen gazeteci Hıfzı Topuz, Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde euronews Türkçe’ye konuştu. Dünden bugüne Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda geldiği noktayı, tutuklu gazetecilerin durumunu, yargının basın özgürlüğüyle olan ilişkisini anlatan Topuz, geçmişten bugüne hemen her devirde basın yasakları olduğunu anlatıyor.
 
İSTİKLAL MAHKEMELERİ BİLE UZUN SÜRE HAPİSTE TUTMADI

Abdülhamit Dönemi’nden örnek veren Topuz, o dönemde gazetecilerin gazeteleri sansür memuruna götürdüğünü, ancak memur onayından sonra gazetelerin basıldığını söylüyor. Bu sansür meselesinden dolayı da gazetecilerin hapsedilmediğini ekliyor. İstiklal Mahkemeleri’nin kurulduğu dönemde dahi gazetecilerin, uzun zaman hapiste kalmadığını, tehlike atlatıldıktan sonra serbest bırakıldığını aktarıyor.

27 MAYIS’TA BİLE TUTUKLAMA OLMADI!

1948’de gazeteciliği başladığını anlatan Topuz, “27 Mayıs oldu. 27 Mayıs olmadan evvel gazeteciler hakkında yüzlerce dava açıldı. Saymaya imkân yok. Hakkında kovuşturma açılmayan gazeteci yoktu aşağı yukarı. Ama içeride gazeteci de yoktu. Müthiş baskı vardı ama gazetecilere şahsen baskı yapılmıyordu, dayak yiyen gazeteci yoktu.” ifadelerini kullandı.



KORKUNÇ BİR TABLO VAR

AK Parti dönemine de değinen Topuz, “AKP döneminde böyle korkulacak bir şey yoktu. Sayın Tayyip Bey’i de demokrat havasında görüyorduk, ona hiç sakıncalı gözle bakmıyorduk, belediye başkanlığı dönemi vardı. Maalesef böyle devam etmedi. Yavaş yavaş basın özgürlüğünü kısıtlayan birtakım kararnameler çıkartıldı, kanunlarda değişiklikler yapıldı. Basın özgürlüğü diye bir şey kalmadı. Yavaş yavaş bu duruma geldik. Arkadaşım Recep Yaşar ile bir çalışma yapıyoruz, korkunç bir tablo ortaya çıkıyor. Bütün dünyanın gözü bize çevrilmiş durumda. Basın özgürlüğü ne oluyor? Adım adım takip ediyorlar, hapse kaç gazeteci girdi? Geçenlerde yine Cumhuriyet’ten 6 kişi hapse girdi. Bunlar neden hapse giriyor? Anlatamıyoruz.” ifadelerini kullandı.

UTANÇ VERİCİ BİR DURUMDAYIZ

183 gazetecinin tutukluğu olduğunu aktaran Topuz, “Bazıları için ‘o gazeteci değildi, basın kartı yoktu.’ deniyor. Eee? Basın kartı olmayan çok gazeteci var, onların gazeteci olduğunu nasıl inkâr edebiliriz? O gazetecilikten değil, sahtecilikten veya sözde paralel devletten içeri girdi diyoruz. Yutmuyor kimse bunu. Kimse buna inanmıyor. 183 gazetecinin tutuklu olduğunu ileri sürüyoruz. Gerçekten hepsi gazeteci mi? Herhalde büyük bir çoğunluğu gazeteci. Basın suçlarından, anlatım özgürlüğünden içeri giriyorlar. Balçıkla gerçekleri sıvayamıyoruz ve biz dünya kamuoyunda basın özgürlüğü bakımından çok utandırıcı bir durumda yer alıyoruz.” diyor.
24 Temmuz 2019 20:22
DİĞER HABERLER