Erdoğan çok tartışılan o kanunu onayladı

Erdoğan çok tartışılan o kanunu onayladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Türkiye Maarif Vakfı Kanunu' onayladı.
Cumhurbaşkanlığı basın merkezinden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "6721 sayılı "Türkiye Maarif Vakfı Kanunu" nu Anayasanın 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 104'üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi" ifadelerine yer verildi. (DHA)

Maarif Vakfı’nın 7 daimi üyesi ölene kadar görevden alınamayacak

Öte yandan İktidara yakın Eğitim Bir Sendikası İzmir Şube Başkanı Ali Musa Bina, eğitimcilerin ve muhalefetin tepkilerine rağmen torba kanunla çıkarılan ‘Maarif Vakfı’ yasasının gerçek amacının ‘yurt dışındaki okullara el koymak’ olduğunu itiraf etmişti. AKP hükümeti Maarif Vakfı’nın kağıt üzerindeki amacını, “Yurt içindeki ve yurt dışındaki vatandaşlara, soydaş ve akraba topluluklara öğrenimleri sırasında maddi, manevi destek vermek, eğitim ve öğretimlerine katkı sağlamak, yüksek ahlaki ve milli değerlere saygılı gençlerin yetişmesine yardımcı olmak” şeklinde açıklamıştı. 



Eğitim Bir Sendikası İzmir Şube Başkanı Ali Musa Bina, Yeni Asır Gazetesine verdiği demeçte asıl amacı itiraf etiti. Yasa ile birlikte yurt dışında Türk girişimciler tarafından açılan ‘Türk Okulları’nın Maarif Vakfı’na devredileceğini ifade eden Bina, “Bu vakıfla, terör örgütünün yurt dışındaki okullarına el konulabilecek ve eğitim öğretim faaliyeti devlet eliyle sürdürülmeye devam edecek.” ifadelerini kullandı.

CHP Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer, Maarif Vakfı’nın Millî Eğitim Bakanlığı’nın hiçbir yarasına merhem olmayacağını söyledi. Görünen ve görünmeyen hedefleriyle bu vakfın yeni bir cemaat örgütlenmesi, rantın legal merkezi olacağına dikkat çeken Usluer, “Aynı, Reza Zarrab’ın en fazla para aktardığı vakfın TOGEM-DER ve TÜRGEV isimli vakıflar olduğu gibi, Maarif Vakfı da yeni bir rant merkezi olacaktır.” dedi.



Şirket kurup, ‘bağış’ alabilecek

Yurt içi ve yurt dışından nakdi, ayni yardım kabul edebilecek olan Maarif vakıf, yurt içi ve yurt dışında gelir sağlayıcı işletmeler kurabilecek, ortak olabilecek. Vakıf, ihtiyaç halinde faaliyetlerini, özel hukuk tüzel kişiliğine haiz şirketler kurarak veya devralarak gerçekleştirebilecek. Vakfın karar organı olan ‘Mütevelli Heyet’ 12 kişiden oluşacak ve heyetin çoğunluğunu cumhurbaşkanı ve hükümet atayacak. 7 daimi üye 72 yaşına kadar çalışabilecek.



Anadolu Eğitim Sendikası (AES) Genel Başkanı Cansel Güven, düzenlemeden yeni bakan İsmet Yılmazın bile haberdar olmadığı iddia etti. Güven “Bu kadar geniş ölçekli değişikliklerde yeni bakan beklenmedi. Bakana al bunu uygula deniyor. Anladığım kadarıyla Milli Eğitim’i bakanlık dışında birileri yönetecek. Bakanlık bütçesinden 1 Milyon TL ayrılarak yurtdışı eğitim kurumları açmak üzere Maarif Vakfı kuruluyor. Yurtiçinde sanki eğitimin bütün sorunları çözüldü. Bu rakam bakanlığın bütçesinde yoktu. Peki bu para nereden karşılanacak?” diye sordu.

Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca dershanelerin kapatılması ile başlayan sürecin okullara yapılan operasyonlarla devam ettiğini belirtti. Maarif Vakfı Kanunu ile de yurtdışındaki okullara dair bir sürecin başlatılmış olacağına dikkat çeken Karaca, “Yurtiçi ve yurtdışında eğitim kurumlarına müdahale edilmesinin arkasında gereklilik ve gerçeklikten çok siyasal bir operasyon yatıyor.” dedi.

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği (ÜNİVDER) Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere de yasa tasarısının üniversitelerin üzerinde ‘Demokles’in kılıcı’ gibi duracağını berlirtti. Yeşildere, “Esas amaç muhalif akademisyenleri susturmak. Yöneticilerin hoşuna gitmeyen üniversite hocaları baskı altına alınacak. Askeri yönetimlerde bile böyle bir anlayış yoktu.” dedi.
AKP hükümetinin yurt dışında okul açmak için kurduğunu iddia ettiği Maarif Vakfı’nın kanun tasarısı Meclis Milli Eğitim Komisyonu’nda AKP’lilerin oylarıyla kabul edildi. Muhalefet partileri, kurulacak vakfın amacının ‘yurt dışındaki cemaat okullarının kapatılması’ olduğunu dile getirirken, vakfa yurt içi ve yurt dışı faaliyetleri için çok geniş yetkiler verilmesini ‘TÜRGEV benzeri paralel Milli Eğitim Bakanlığı kuruluyor’ şeklinde niteledi.

Ölene kadar ‘daimi’ vakıf üyeliği
Komisyondan geçen hükümet tasarısına göre vakfın karar organı ‘Mütevelli Heyet’ olacak. 12 kişiden oluşacak heyetin çoğunluğunu cumhurbaşkanı ve hükümetin atadığı üyeler oluşturacak. Üyelerin 4’ünü cumhurbaşkanı, 3’ünü Bakanlar Kurulu atayacak. Bu 7 üye ‘daimi’ olacak. Yani değişmeyecek ve değiştirilemeyecek. Diğer 5 üye ise bakanlık ve YÖK temsilcilerinden oluşacak. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan 2, Dışişleri ve Maliye bakanlıkları ile Yükseköğretim Kurulu’ndan 1’er temsilci mütevelli heyetin geçici üyeleri olacak.

Seçimi bile kendileri yapacak
Daimi üyelerde boşalma olması durumunda, daimi üyeler, kendi aralarında salt çoğunlukla, boşalan üyelikler için yeni üyeler seçecek. Yani ölüm, istifa veya toplantılara uzun süreli katılmama nedeniyle boşalacak üyeliklere atama, cumhurbaşkanı veya hükümete bile bırakılmıyor. ‘Daimi üyelerin yeni daimi üye seçmesi’ şeklinde bir döngü öngörülüyor. Kanunda mütevelli heyet üyelerinin görevden alınmasına ilişkin hiçbir düzenleme de yok. Sadece ‘Mütevelli heyet toplantılarına mazeretsiz olarak art arda üç kez veya son on toplantının beşine katılmayan üyenin üyeliği sona erer’ diye bir hüküm bulunuyor.

Bütün yetki değiştirilemeyecek 7 üyede
Bütün yetkilere sahip olan Mütevelli Heyeti, vakfın resmi senedinde değişiklik yapmaya da yetkili olacak. Daimi üyeler, daimi üyeler arasından beş yıllığına bir başkan seçecek. Vakfın icra organı olan Yönetim Kurulu ise, bir başkan ve altı üyeden oluşacak. Yönetim kurulu üyeleri ve başkanı da mütevelli heyet tarafından beş yıllığına atanacak ve atanan üyeler gerektiğinde yine mütevelli heyeti tarafından görevden alınabilecek.

Hiçbir hükümet daimi üyeleri değiştiremeyecek
Atanacak daimi üyelerin hangi kriterlere sahip olacağı tasarıda yer almadı. Teknik olarak ‘okuma yazma bilmeyenler’ bile buraya atanıp ölünceye kadar görev yapabilecekti. Ancak komisyonda muhalefet bu duruma tepki gösterdi. Yeni gelen bir hükümetin bu üyelerle çalışmak istememesi halinde değiştiremeyeceği hatırlatıldı. MHP’li Yusuf Halaçoğlu’nun verdiği bir önergenin kabul edilmesi üzerine tasarıya, ‘Vakıf mütevelli heyeti üyeleri, en az 4 yıllık fakülte mezunlarından seçilir ve 72 yaşın bitimine kadar görev alabilir’ hükmü eklendi. Bu durumda ise 22 yaşında mütevelli heyet üyeliğine atanacak bir üniversite mezunu, ölmezse, 50 yıl boyunca görev yapabilecek ve hiçbir hükümet bu üyeyi değiştiremeyecek. Yani 50 yıl sonra bile AKP’nin atadığı üyeler veya bu üyelerin seçtiği yeni üyeler, Türkiye’nin yurt dışındaki okullarını yönetecek.

28 Haziran 2016 09:32
DİĞER HABERLER