Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na: Kimseyi sokağa çıkartamayacaksın, burası Paris değil

İstanbul'da konuşan Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'na yüklendi.
Sarı Yelekler'e atıfta bulunan Erdoğan, "Bay Kemal, kimseyi sokağa çıkartamayacaksınız. Bak bir şey söyleyeyim, burası Paris değil, burası Hollanda da değil" dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

- Yabancı misafirler geliyor, liderler, onlara, 'Bak denizin altından raylı sistem geçiyor, bak buradan Avrasya Tüneli arabalar geçiyor…', şaşırıyorlar. 'Ben on sene önce geldiğimde böyle şeyler yoktu burada' diyorlar. 'Bak burada üçüncü köprü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü…', şaşırıyorlar.

— CHP çöp, susuzluk, hava kirliliği demektir. CHP yoksulluk demektir, CHP yasaklar demektir ve CHP yoksulluğun daniskası demektir.

— İstanbul CHP döneminde susuzluktan kurumuştu, kokmuştu. Osmanlı'dan kalma çeşmelerin önündeki su kuyruklarının ucu gözükmüyordu.

- Tüm müktesebatları SSK'yı batırmak ve CHP'nin oylarını sağa sola peşkeş çekmek, terör örgütlerine payandalık yapmak olan bu zatın yalanlarını, iftiralarını ve hezeyanlarını ifşa etmekten bıktık. Kendini aynı çamurlukları yapmaktan bıkmadı. Aslında bu zatın durumu siyaset biliminin değil, psikolojinin ve psikiyatrinin konusudur.

— Bu zatın ruh halini gösteren bir başka örnek de sanayi üretimimiz konusundaki iddialarıdır. Neymiş? İthalat olmadan sanayici üretim yapamıyormuş. Yani diyor ki 'sanayici dışarıdan metal getirip araba ihraç ederek yanlış yapıyor 'diyor. Vah zavallı vah. 'Sanayici dışarıdan kakao ithal edip çikolata imal edip bunu dışarı satarak yanlış yapıyor' diyor. Bir ara da buğday ithalatımıza takmıştı. Sanayicimizin buğday ithal edip bundan elde ettiği ürünleri bisküvi veya unlu mamuller olarak dışarı satmasını kabullenemiyor. Kılıçdaroğlu'nun mantığına göre dünyanın sanayi devleri olan Çin, Hindistan, Japonya, Amerika, Almanya derhal kapıya kilit vurmalıdır. Bay Kemal ofset denilen bir olay vardır bilir misin?

— Bak bugün F-35'ler yapıyor Amerika. Onlardan bize gelecek 120 tane. Onların belli parçalarını Türkiye olarak biz üretiyoruz. Biz oraya gönderiyoruz. Onlar bunun montajını yapıp dünyaya satacaklar. Bize de satacaklar. Araçlarda da aynı durumlar var. Artık dünyada bir şeyin yüzde 100 yapıldığı yerler çok nadirdir. İthalat ihracatın adeta altyapısını oluşturur ama haberi yok bunlardan. Bu ülkeler de sanayi ürünlerinin ham maddelerini çok büyük ölçüde bizim gibi dışarıdan karşılıyor. Demir dediğiniz maden öyle her yerde ve ihtiyacınızı karşılayacak kadar çıkan bir şey değil. Kakao dediğiniz ürünün nerelerde yetiştiği belli. Buğday derseniz biz kendi ihtiyacımızı karşılayacak istihsali zaten gerçekleştiriyoruz. Ama iş dünyaya pazarlayacak duruma geldiğinde mecburen ham maddeyi dışarıdan almamız gerekiyor.

— (Fransa'da protestolara devam eden Sarı Yelekler'e atfen) 15 Temmuz gecesinde tankların arasından kaçıp Bakırköy Belediyesine gitmiş olabilirsin ama bu defa kaçmaya fırsat bile bulamazsın, onu bil. Bay Kemal, kimseyi sokağa çıkartamayacaksınız. Bak sana bir şey söyleyeyim, burası Paris değil, burası Hollanda da değil. Sen eğer Gezi olaylarındaki gibi bir şeyler yapmaya tevessül edersen, o televizyon ekranında ne idüğü belirsiz, kendini bilmez, haddini bilmez birilerinin sokağa davet etmesiyle iş yapacağını zannediyorsan, bilesin ki bu millet 15 Temmuz'da F..'cülere ve uşaklarına nasıl bu meydanları dar ettiyse, yine dar ederiz. Bunu böyle bilesin.
16 Aralık 2018 17:23
DİĞER HABERLER