Erdoğan'ın İş Bankası'yla ilgili sözleri ne anlama geliyor? Blöf mü, ekonomideki çaresizlik mi?

Erdoğan’ın “İş Bankası’nın Hazine’ye devri” açıklamasını ekonomistler nasıl değerlendiriyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP grup toplantısında yine İş Bankasını Hazineye devretmekle tehdit etti.  Evrensel gazetesi ekonomi yazarı Bülent Falakaoğlu Erdoğan’nın amacını şöyle tarif etti: İktidar kamu bankalarında limitleri çok zorladı. Yeni av alanı gerekli. İş Bankası da iştah kabartıyor. Kazana kepçe daldırmaya niyet ediliyor. Bunun için banka yönetimdeki CHP’li isimlerinin yerini AKP tandanslı isimler alsın isteniyor. Tıpkı, Vakıf Bank, Halkbank, Ziraat Bankası ve İller Bankası’nda olduğu gibi!”
 
Açıklamayı Evrensel'e değerlendiren Ekonomist Mustafa Sönmez de tartışmanın sürekli gündeme getirilmesini Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik sorunlardan kaynaklı halkın sandığa dönük öfkesinin bastırılmasına yönelik çabalar olarak değerlendirdi.

Değerlendirmelerin detayları şöyle: 

AMAÇ YOLSUZLUĞU ÖNLEMEK DEĞİL, KAZANA KEPÇE ATMAK!

Bülent FALAKAOĞLU:
Gündeme getirilen CHP’nin İş Bankası’ndaki hisseleri, kullanılamayan hisseler, herhangi bir geliri de yok. Buna rağmen Cumhurbaşkanı ve iktidar sözcüleri son 5 aydır sık sık hisselerin hazineye devrinden söz ediyor. CHP’den de haklı olarak şu cevabı alıyorlar: ‘Biz her hangi bir para almıyoruz. Yönetimdeki varlığımızda sembolik”.

Bu cevap, iktidarın estirdiği, ‘CHP İş Bankası’ndan nemalanıyor’ havasını dağıttığı gibi şu kamuoyunda da şu algıyı güçlendiriyordu: ‘Ortada bu hisselere el koymayı gerektirecek bir durum yok ki!”
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu algıyı kırmak üzere de bir çıkış yaptı: “Efendim CHP buradan para almıyormuş. Doğru. Dört tane üye oranın yönetiminde. O yönetimde onlar ne iş yapıyor. Sadece ellerini mi kaldırıp indiriyorlar. Niçin indiriyorlar, ne yapıyorlar, bunların hepsini biliyoruz. Onun için buradaki o tarihi yanlışı da, o bütün yapılacak yolsuzlukların önünü de biz keseceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı CHP’li yöneticilerin dümen çevirdiğini, bankada yolsuzluk olduğunu bunlara müdahale edileceğini ima etti.

Oysa ortada bankanın içinin boşaltıldığını gösteren herhangi bir veri yok! Tam tersi, veriler İş Bankası’nın sağlam bilançolu likit bir banka (Hemen kullanılabilecek parası olan banka) olduğunu gösteriyor.
Öyleyse bu asılsız iddia, bu hırçın kavga neden?
Mesele kamu bankalarının sürekli görev zararı açıklar hale gelmesinde gizli. Ziraat Bankası ile Halkbank’ın görev zararı son 4 yılda ikiye katlandı.
Niye...
Demirören Grubu’na Doğan Medya’yı satın alması için iki yıl ödemesiz kredi verilmesi...
Seçim öncesinde düşük faizli konut kredisi dağıtması..
Futbol kulüplerinin borcunun yeniden yapılandırılması için emir tebliği edilmesi..
Kredi kartı borçlarının sıfırlanması için düşük faizli tüketici kredisi dağıtması talimatı verilmesi gibi...
İktidar dayatmaları zararı büyütüyor.
İktidar kamu bankalarında limitleri çok zorladı. Yeni av alanı gerekli. İş Bankası da iştah kabartıyor. Kazana kepçe daldırmaya niyet ediliyor.
Bunun için banka yönetimdeki CHP’li isimlerinin yerini AKP tandanslı isimler alsın isteniyor. Tıpkı, Vakıf Bank, Halkbank, Ziraat Bankası ve İller Bankası’nda olduğu gibi!
Peki niyet var ama icraat olabilir mi?
İş Bankası’nda en büyük hisse sahibi, yüzde 40.47 ile İş Bankası Munzam Sandık Vakfı.
Çalışan ve eski çalışanların üyesi olduğu Vakıf devre dışı bırakılıp bankanın kontrolü ele geçirilebilir mi?
İktidarın ve ‘yandaşın’ bu kadar çok kaynağa ihtiyaç duyduğu bir ortamda kuvvetle muhtemel!
Hem tek adam rejimi, her şeyi hızlı halletmek için değil miydi?

MUSTAFA SÖNMEZ: ERDOĞAN'IN İŞ BANKASI AÇIKLAMASI SANDIĞA DÖNÜK HAMLE

Ekonomist Mustafa Sönmez, hükümetin amacının gündem değiştirmek olduğunu ifade ederken İş Bankası’nın Hazine’ye devrinin hukuken mümkün olmadığını da belirtti: “Mustafa Kemal hisselerinin kullanım hakkını bırakmış durumda. Burada söz konusu olan miras hukukunun çiğnenmesi. İş Bankası’nın Hazine’ye devri söz konusu olamaz.” 

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik koşullara dikkat çeken Sönmez, yoğun, işsizlik, enflasyon, tüketici kredilerinin ödenememesi, konkordatoların artık iflasa dönmesi şeklinde bir çöküş halinin içinde olduğunu kaydetti.

"GIDA VE MUTFAK HARCAMALARINDA YANGIN VAR"

Sönmez sözlerini şöyle sürdürdü: “Dün açıklanan enflasyon rakamları gıda ve mutfak harcamalarında dehşet bir yangın olduğunu ortaya koyuyor. Ve bu durum geçici değil kalıcı. Bunun arkasında tarımın çökertilmiş olması var. Çiftçinin üretimden soğutulmuş olması var. Yapısal bir mesele, AKP’nin en büyük yıkımlarından biri. İnşaatta da tam bir çöküş var. Konut stokları eritilemiyor. İnşaat firmaları arka arkaya iflas ediyorlar. İnşaat malzemesi üreten seramik çimento, demir çelik gibi bütün bu sanayi sektörlerinde büyük bir gerileme var. Bunların devamı olarak ekonomi ciddi ölçüde küçülüyor. Pahalılık, işsizlik, bankalardan borçlanmış kitlelerin borçlarını ödeyememeleri gibi böylesine bir üçlü kıskaç halkı ciddi bir şekilde öfkelendirmiş bulunuyor.” 

"MAFYA İLE HALKI KORKUTMAYA ÇALIŞIYORLAR"

Bu öfkenin sandığa yansıyacağının çok açık görüldüğünü belirten Sönmez, “Bunu açıkça gördükleri için ya dün mafya bozuntusuna yaptıkları gibi halkı korkutacak önlemler düşünüyorlar ya da gündemi başka yöne kaydırıp başka gerilim meseleleri bulmaya çalışıyorlar. Hepsi sandığa odaklı. Sandığa dönük öfkelerin bastırılmasına dönük çabalar. İş Bankası meselesi de bunun tamamlayıcısı” dedi.

Evrensel
05 Şubat 2019 19:36
DİĞER HABERLER