Eskişehir Valisi hakkında nefret ve ayrımcılık faaliyetinden suç duyurusu

Eskişehir Özel Samanyolu Eğitim Kurumları ve FEM'e bağlı dershaneler, geçtiğimiz ay sonunda KOM polisi koordinesinde 8 kurum tarafından yapılan denetimleri yargıya taşıdı. Kurumların avukatı Selamet Şen, baskın gibi hukuksuz denetimin Valilik kararıyla yapıldığı gerekçesiyle Vali Güngör Azim Tuna, İl Emniyet Müdürü ve KOM Şube Müdürü hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Avukat Şen, yaşanan olayın hukuksuz ve nefret ve ayrımcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle, şüphelilerin bu suçlardan cezalandırılmasını istedi.

Avukat Şen, suç duyurusunda vekili olduğu kurumların, idari denetim adı altında 7-8 farklı resmi kurum tarafından aynı anda 2 gün içerisinde polis nezaretinde baskın yapılır gibi denetlendiğini belirtti. Avukat Şen, memurların Eskişehir Valiliğinde 29/07/2015 tarihinde yapılan toplantı sonrası Valilik tarafından görevlendirildiklerini, önceden hazırlanmış soruları yapacakları denetimlerde sormaları istenildiğini, KOM Şubenin denetimlerin organizasyonunu üstlendiğini, polisin kendilerini otobüsler ile denetlenecek kurumlara götürüp getirdiklerini belirttiğini anlattı. Memurların görevlendirme yazısı veremediğini, ayrıca kendilerine Valilik tarafından bir görevlendirme yazısı verilmediğini anlattığını kaydetti.

'NEFRET VE AYRIMCILIK AMACI İLE DENETİM ADI ALTINDA EYLEMDE BULUNDULAR'

Avukat Şen, denetimlerin siyasal iktidarın yönlendirilmesi ile hukuksuz biçimde yapıldığını anlattı. Şen, "Amaç devlet eliyle bu kurumları yıpratma, yıldırma, itibarsızlaştırma ve sosyal hayattan silmek. Bunun nefret, ayrımcılık içerdiğini herkes biliyor. Denetimler başka kuruma gerçekleştirilmiyor. Faaliyete görünüşte bir denetim süsü veriliyor." dedi. Buradaki amacın, kurumların yıpratılması, çalışanlarının yıldırılması, faaliyetlerin sona erdirilmesi için gerekçe üretmek olduğunu vurgulayan Şen, "Eskişehir'de bu kadar kişiyle başka kuruma denetim yapılmamıştır. Bu faaliyetin, nefret ve ayrımcılık saikiyle gerçekleştirildiğini, devlet görevlilerinin de keyfi davrandığının, hukukun dışına çıktığının, ayrımcılık yaptığının açık göstergesidir." dedi.

Ayrımcılığı devlet organları yapıyorsa, vatandaşın sığınabileceği bir kurum kalmadığını gösterdiğini aktaran Şen, şöyle dedi: "Bu durum hukuk devleti ilkesinin, demokratik toplum olmanın gereklerinin kan kaybetmekte olduğunun göstergesidir. İktidarı elinde bulundurmak, devlet kurumlarında görevli olmak, çoğunluğu ardına almak, kişilere, topluluklara keyfi davranma ve azınlık olanlara, kendisini desteklemeyenlere ayrımcılık yapma yetkisi vermez. Belirli kişi, kurumlara karşı hukukun dışına çıkılarak ayrımcılık yapılmaya başlanmışsa, devlet görevlileri kendinin hukukla bağlı olduklarını görmez hale gelmişlerse, artık toplum için güvensiz, tedirgin zamanlar başlamış demektir."

'GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU OLUŞTU'

Av. Şen, denetlenen kurumların hiç birinde yasa dışı iş söz konusu olmadığını söyledi. Şen, "Demokratik toplumda ayrımcı faaliyet yürütülemez. Devletin ayrımcılık yaparak kurumları denetlemesi, idarenin müvekkillere karşı art niyetini, antidemokratik uygulamalar içerisinde bulunduğunu göstermektedir. Denetim adı altında yapılanların TCK'nın 122/1/d maddesi kapsamında nefret ve ayrımcılık suçunu oluşturduğunu bilginize sunuyoruz. Kurumların faaliyetleri, kurumları kuranların, destekleyenlerin siyasi düşünce ve felsefi inançlarından dolayı engellenmektedir. Ayrıca bu görevlilerin bu yapıkları TCK m.257/1 kapsamında görevi kötüye kullanma suçu oluşturur. Şüpheliler hakkında eylemlerine uyan suç ve suçlardan ötürü cezalandırılması istemi ile ceza davası açılmasını saygılarımızla talep ederiz." CİHAN
14 Ağustos 2015 12:38
DİĞER HABERLER