[Faruk Mercan] Yeni bir üniversite doğuyor: Respect

Samanyoluhaber.com yazarı Faruk Mercan Respect Üniversitesi’ni anlattı
FARUK MERCAN 

Zaman Gazetesi yıllarından beri tanıdığım, birikimi ile temayuz etmiş Kerim Balcı’nın daveti üzerine bir sure önce Respect Üniversitesi’nin bir dersine katıldım. Dersin başlığı “Hizmet ve Medeniyet inşası” idi. Respect Universitesi’nde “Risale ve Hizmet Araştırmaları Merkezi” kurulmuş. Kerim Balcı, işte bu merkezin direktörlüğünü yürütüyor. 

Geçtiğimiz hafta Respect Üniversitesi’ni ziyaret ettim, üniversitenin akademik kadrosu ile görüştüm. Üniversitede geçirdiğim yarım gün, hem istikbal adına ümitlerimi daha da arttırdı, hem de yetişmekte olan yeni ilim adamları jenerasyonunu temsil eden simalarla sohbet etme imkanı buldum.

Arjantin’de uzun yıllar hizmet etmiş, simdi Respect Üniversitesi kadrosuna dahil olan Beytullah Çolak ile üniversitenin kütüphanesine giriyoruz. Aynı zamanda “imam” olan Beytullah bey, gözlerimi kapatmamı ve kapağını açtığı bir kitabın sayfalarına dokunmamı rica ediyor. Dediğini aynen yapınca öğreniyorum ki bu eser görme özürlüler için hazırlanmış bir Kur’an-ı Kerim tercümesi… 

Bu ilim yuvaları, başından beri Fethullah Gülen Hocaefendi’nin hayaliydi. İstanbul’da “Uluğ Bey İlmi Araştırmalar Akademisi” olacak ve beş kıtada bu akademinin dalları oluşacaktı. Belki İstanbul’daki Uluğ Bey Akademisi’ni sabote ettiler, ama beş kıtada bu akademilerin doğmakta olduğunu görüyoruz. 

Avrupa kıtasında Hollanda’daki Sophia Akademi, çok kıymetli bir ilim adamları kadrosu ile İslam hakkında doğru bilginin kaynağı olma misyonuyla 2018'de kuruldu. 

Avustralya'da, İslami İlimler Araştırma Akademisi (ISRA), 2009’da kuruldu ve şu anda master, doktora talebeleri yetiştirecek seviyeye ulaştı. ISRA, Avustralya Hükümeti’nin sağladığı 26.3 milyon dolarlık destekle, Sydney’de İslami Sanatlar Müzesi’ni açmaya hak kazandı. Muazzam bir proje bu…
 


Asya ve Afrika’da da benzer gayretlere şahit oluyoruz. İşte Respect Üniversitesi, bu büyük mirasın Amerika’daki ilim yuvası olma yolunda… İnanıyorum ki bu akademilerin her biri özlemini çektiğimiz yeni rönesansı, yeni medeniyeti inşa edecek nesillerin yetiştiği eğitim kurumları olacak.  

Profesör Adnan Aslan, Hazret-i Meryem adına kurulmuş Amerika’daki tanınmış Notre Dame Üniversitesi kadrosunda idi, şimdi Respect Universitesi’nde ve açılacak yeni master, doktora programlarının hazırlığını yapıyor. Doktorasını “din felsefesi” alanında İngiltere’de tamamlayan Profesör Aslan, Respect’in ana misyonunu şöyle tanımlıyor: “Hizmet Hareketi’ni dünyaya anlatacak, Doğu ve Batı’yı bilen, hakikati inşa etme yolunda bilgi üretme kapasitesine sahip ilim adamları yetiştirmek…”  

İslam tasavvufundan İslam ekonomisine, Kur’an araştırmalarından çağdaş İslam düşüncesine kadar çok geniş bir yelpazede bir müfredata sahip Respect… Dersler Türkçe, İngilizce ve Arapça veriliyor. 

Respect Üniversitesi’nin Rektörü Süleyman Eriş, Hocaefendi’nin ders halkasından yetişmiş bir isim, Temple Üniversitesi’nde yaptığı doktora, “Kur’an-ı Kerim’de iman ve amel-i salih” başlığını taşıyor. Hocaefendi’nin ders halkasından yetişen ilahiyatçıların önemli bir bölümü bir yandan da master ve doktoralarını tamamlıyorlar. Mesela Halim Çalış, bu isimlerden biri ve doktorasını Chicago Üniversitesi’nde Osmanlı alimlerinden Molla Fenari üzerine yaptı. O da şimdi Respect kadrosunda…  

Respect Universitesi’nde Risale ve Hizmet Araştırmaları Merkezi ile birlikte Kur’an Okulu var, Fıkıh Okulu var. Mesela şu anda Ramazana özel Kur’an Arapçası programı var. Başında Cemil Tokpınar’ın olduğu Aile okulu var. Bir manada Fethullah Gülen Hocaefendi’nin çok eskiden beri ifade ettiği “evlilik sertifikası” verir gibi aile hayatı ele alınıyor bu derste… Hacca ve umreye gideceklere sertifika mahiyetinde ayrı bir ders var. Bu da Hocaefendi’nin eskiden beri üzerinde durduğu bir konu… 

“İslami Chaplain” denilen bir program var, bu programda Batı’da büyük uygulama alanı bulunan, özellikle hastane, hapishane ve üniversitelerde görev alan manevi önderler, bir manada imamlar yetişiyor. 

Respect Üniversitesi’nin kütüphanesine doğru ilerlerken koridorun duvarında Veda Hutbesi’nin güzel bir levha ile asıldığını gördüm. İnsan hakları günü olan 10 Aralık’a denk gelen cuma gününde Veda Hutbesi Respect mescidinde hutbe konusu oluyor. 



Bediüzzaman Hazretleri, “Medenilere galebe ikna iledir” demişti. Batı’da ve dünyanın her bucağında bu milletlerle beraber var olabilmenin yolu, böyle bir temsil seviyesinden geçiyor. Medeni insanları ikna edebilmek evleviyetle hangi temsil makamında olduğumuza bağlı…

Fethullah Gülen Hocaefendi yıllardan beri yeni bir diriliş diyerek, “yeryüzü mirasçıları” diyerek, yeni bir rönesans diyerek, dünyaya hitab etme kabiliyetine sahip böyle bir neslin hayalini kurdu. Bu nesil, ancak bu ilim yuvaları ile arzuladığımız bilgi ile mücehhez hale gelip kalp ve kafa izdivacını yapabilir.   

Respect Üniversitesi’nde geçirdiğim yarım gün ve şahit olduğum gayret, bu alandaki umutlarımı arttırdı. 



23 Mart 2023 14:04
DİĞER HABERLER