Gazeteciler Umur Talu ve Emin Tunca Bengin beraat etti

Köşe yazarları Umur Talu ve Emin Tunca Bengin, Şah Fırat operasyonuna ilişkin yazıları nedeniyle gizliliği ihlalden yargılandıkları davada beraat etti.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanıklar Talu ve Bengin ile avukatları katıldı. Gazetecilerden şikayetçi olan 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı adına duruşmaya gelen olmadı.

Duruşmada hakim, sanık gazetecilere iddianamede yer alan suçlamayı hatırlattı. Talu ve Bengin'in köşe yazılarında Şah Fırat operasyonu ile ilgili ifadelere yer verdikleri, bu ifadelerin 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından, operasyonda ölen askerle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında olduğu belirtildi. Ölen askerin ailesinin avukatının sahip olduğu bilgi ve belgeleri basınla paylaştığı, iki şüphelinin de bu bilgileri yayınladıkları ifade edildi. Bu durumun bilgi verme sınırını aştığı, askeri savcılığın yürüttüğü soruşturmanın selametini etkilediği ve gizliliği ihlal ettiği ileri sürüldü.

Suçlamaya karşı savunmasını yapan Bengin, askeri savcılığın soruşturmasında gizlilik olduğunu bilmediğini, bu konuda bir bildirimde de bulunulmadığını söyledi. Anayasadan aldığı hakla gazetecilik görevini yaptığını kaydeden Bengin, beraatini istedi.

Bengin'in avukatı Dürdane Karaçöl, askeri savcılığın soruşturmasının bittiğini ve halen davanın görülmeye devam ettiğini belirtti. Dosyayla ilgili gizlilik kararı verilmediğini ifade eden Karaçöl, müvekkilinin kamuoyunu aydınlattığını, bu nedenle de beraat verilmesi gerektiğini söyledi.

Umur Talu da, Şah Fırat operasyonunda ölen askerle ilgili ilk önce gerçeğin başka şekilde ifade edildiğini belirtti. Daha sonra ise Türk ve dünya kamuoyunda gerçeğin farklı şekilde anlaşıldığını kaydetti. Yapmaya çalıştığı şeyin de hakikatin ortaya çıkması olduğunu ifade eden Talu, askeri savcılığın soruşturmasında gizlilik kararı bulunmadığını belirtti. Operasyonda şehit olan askerin çatışma olmadan öldüğünün bildirildiğini söyleyen Talu, olayın nasıl gerçekleştiğini yani hakikati araştırdığını ifade etti. Bu kapsamda çeşitli kaynaklardan yararlandığını kaydeden Talu, hakikati ortaya çıkarmasının şehidin o tarihte henüz doğmamış çocuğuna karşı da bir görevi ve sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Talu'nun avukatı Zişan Kasar Yıldırım, yazının yazıldığı tarihte operasyonun bitmiş, söz konusu askerin şehit olmuş, tanıkların da dinlenmiş olduğunu söyledi. Bu durumda gerçeğin ortaya çıkmasını engelleme gibi bir durumun söz konusu olamayacağını belirten Yıldırım, müvekkilinin beraatine karar verilmesini istedi.

Davayı karara bağlayan mahkeme, suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle iki gazeteci hakkında da beraat kararı verdi.

Suriye'deki Türkiye toprağı olan Süleyman Şah Türbesi'ne IŞİD saldırısı olmuştu. Bu nedenle türbe Türkiye sınırına yakın bir noktaya taşınmıştı. Şah Fırat adı verilen operasyonda bir asker şehit olmuştu. Çatışma yaşanmayan operasyonda şehit olan Başçavuş Halit Avcı'nın babası, oğlunun tankın üzerine çıktığını ve fotoğraf çekerken kapak kapanınca öldüğünü anlatmıştı.

Umur Talu ise köşe yazısında, "Önce 'tank kapağına başını çarptı' dendi; ailenin, avukatının çabaları, burada aktarılan gerçeklerle 'Zırhlıda operasyonu filme alırken yandan geçen tankın namlusunun çarptığı' ortaya çıktı." ifadelerini kullanmıştı. Hakikatin tam olarak anlatılmadığını ifade eden Talu, "Kuşak kuşak palavra aktarımı sadece tarihi çarpıtmıyor; milyonlarca insanın, özellikle en güçsüzlerin, en yoksulların hayatını gasp ediyor." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Bengin de olaya ilişkin askeri mahkemede görülen dava dosyasına giren bilgiler olduğu belirtilen benzer içerikli köşe yazısı yazmıştı.

Bu nedenle soruşturmanın gizliliğini ihlal ettikleri gerekçesiyle Talu ve Bengin hakkında 3 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.

CİHAN
03 Aralık 2015 13:15
DİĞER HABERLER