General Miley’e Ne Oldu?

Demokratik ülkelerde siyaset ve ordunun görev ve sorumluluk sınırları kesin hatlarla belirlenmiş
KADİR GÜRCAN

Neredeyse bir asırdır modern dünya ile ilişki içindeyiz. Siyaset ve ordu geleneğinde gelişmiş bir konuma ulaşma konusunda ayak diremekten vazgeçmedik. Oysa uzay ordumuz bile var! Bereket versin, coğrafik durumun nezaketi, istemediğimiz halde bizi değişim ve gelişime zorluyor da görüntüyü kurtarıyoruz.  İkinci milenyumun ilk çeyreğini tükettik, bazı komutanlar muhalefete, orduyu arkasına aldığından emin Saray da bütün dünyaya parmak sallamaktan utanmıyor. Seçimin erkene alınmış olmasından sevindirik olup, bu seviyesizliği görmezden gelmeyelim.

Her türlü boş konuya, kamu araştırması ve istatistik konduran ilgili firmalar, ülkenin kurumlarına olan güven trendi üzerinde fazla durmuyorlar. Bir yönüyle haklılar. Böyle bir gelenek oluşmamış. Sade suya tirit, suya sabuna dokunmayan, sonucu baştan belli ve Saray sipariş araştırmalar hem daha ucuz hem daha popüler. Son yıllarda başta isimleri sonra da görev tanımları değişen devlet kurumlarının belirsizlikleri kendilerine olan güveni tamamıyla tüketti. 

Şu an için Cumhurbaşkanlığı İstihbarat Teşkilatı’nın ülke menfaatlerinden daha çok Saray’ın günlük işlerini  gören, mevsimlik-taşeron kurum haline dönüştüğünü yakinen görüyoruz. Ordu kökenli Savunma Bakanı’nın savrulmuşluğuna tempo tutan ordu komutanlarının durumları da pek iç açıcı değil. Saray damatları ile muhalefet lideri arasındaki “kaynak aktarımı” tartışmasına kafa-göz demeden dalan sayın bakanı ringden sedye ile çıkardılar desek yeridir. Koca bakanın düştüğü durum bu!

Ülke menfaati ile nepotism, damatları şöhrete taşıma ile asıl görev sınırlarını birbirine karıştıran bir savunma bakanı, şu anki Türkiye için çok ciddi bir talihsizlik. Asker kökenli sayın bakan, saray ailesi için kendini otobüsün altına atarken düştüğü akıl tutulmasının farkında değil. Sayın bakan bu konuyu düşünecek zihni bütünlüğü kaybedeli epey bir zaman oldu. Ülke çıkarlarından ziyade veliyyünimet memnuniyetine endeksli görev tanımı, üniforma ciddiyetlerini kökünden sarsıyor. Yunanistan# “Türkiye ile savaşmayacağız!” dedi. Bakalım bundan sonra sayın bakan kime dayılanıp, savaş naraları atacak. Doğruya, o zaten bir şey yapmıyor Saray işaret ediyor o da nalına-mıhına demeden tepe üstü dalıyor.

Demokratik ülkelerde siyaset ve ordunun görev ve sorumluluk sınırları kesin hatlarla belirlenmiş. Devletin bekası ile ilgili kurumlar, değişen siyasi partilere göre ajanda belirleme lüksüne sahip değiller ve bu yüzden aktif siyasete karşı mesafeli durmayı önce kurumları sonra da anayasal sınırlara riayetin olmazsa olmazı sayıyorlar. Mevcut siyasi iktidara değil anayasaya karşı sorumlu olduklarının farkındalar. ABD’de Amerikan halkının en güvendiği kurum sıralaması neredeyse hiç değişmiyor; Pentagon, CIA ve FBI.

Mark Miley, Trump kabinesinin ilk günlerinde yeni başkanın gözde kumandanlarından biriydi. İlerleyen aylarda Trump kamu görevlilerini kendi şahsi işleri için kullanmaya veya onları eli-mahkum emirleri olarak görmeye başladığında işin rengi hemen değişiverdi. “Ben başkansam dediğimi olur!” havalarına kendini fena kaptıran Trump yediği soğuk duşlara rağmen akıllanmaz ama kamu görevlilerine de istediğini yaptıramaz. Oval ofiste General Mark Miley’e yüksek sesle “Bu görev senin ve sorumlu sensin!” diye bağırınca Miley, “Hayır, bu benim görev sınırlarıma dahil değil!” karşılığını verir. Tartışma büyüyünce, laftan anlamayan Trump’ı, Adalet Bakanı William Barr, “General Miley haklı, anayasa açısından bu onun görevi değil!” diye yatıştırır. 

Anayasal sınırları bir türlü anlayamayan, anlama özürlü Trump, Miley ile aralarına giren soğukluğun acısını başkanlık şımarıklığı ile şahsi meseleye çevirip komutanı küçük düşürmeye çalışınca bu kez karşısında Trump kabinesinin savunma bakanı Mark Esper’i bulur; “General Miley’e çamur atılması ve ordumuzun günlük siyasete alet edilmesi son derece yanlış. Bu konuda her zaman Miley’nin ve Amerikan ordusunun yanındayım!” 

Geçtiğimiz hafta içinde rasgeldiğim bir tartışma programında SADAT denen ne idüğü belirsiz, silahlı yapının ciddi bir terör örgütü olduğunu ifade eden araştırmacı, tartışma moderatörü ve diğer konuklar tarafından linç edildi. Gerçekten, anamuhalefet parti liderini ölümle tehdit eden, Kemal Tahir’in tabiri ile ‘kılıç artığı, başıbozuk ve çapulcu’ takımına kimse bir şey diyemiyor, adalet ve kolluk güçleri işe ıslık çalıp havaya bakıyor. Anlaşılan o ki, 15 Temmuz Senaryosu’nda icra ettikleri insanlık dışı suçlar nasıl görmezden gelindiyse şimdi de ciddi bir koruma kalkanı ile başka görevler için hazırlanıyorlar. Bütün diktatörlerin paralel ve gayr-ı nizami başıbozuk takımı üretme ve muhaliflere böylece haddini bildirme gibi vazgeçilmez tutkuları vardır. 

Türk Ordusu bilerek veya bilmeyerek mevcut iktidarın gazına gelip, muhalefet partisine karşı aldığı tavırda ciddi bir hataya imza atmış oldu. Sakın “Aman canım, Başkumandan’ın konuşmasını alkışlamasınlar mı?” diyen yalaka gazetecilerin dolduruşuna gelmeyin. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Başkumandan’lık vazifesi de anayasal sınırlarla belirlenmiş durumda. Aksi halde hazretin katıldığı, sünnet merasimi, açılış programları, düğün davetleri, damatları onure etmek için ikide bir imzaladağı savaş uçakları açılış törenlerinin ya da nalına-mıhına ölçü tanımadığı seçim kampanyası konuşmalarında Başkumandan’ın kutsanacağına dair bir hüküm yok. Türk Ordusu’nun diktatörlüğe çok meraklı muktedirleri alkışlamaktan daha önemli işleri olmalı. 

Komutanların gözlerinden kaçan bir diğer önemli ayrıntı da şu; muhalefete dirsek gösterip dayılanırken SADAT ile aynı çizgiye düşmüş olduklarının farkında değiller. Şunu baştan söyleyelim Saray’ın Hassa Ordusu olarak kurulan o başıbozuklarla (SADAT) gireceğiniz yarışı kazanma şansınız yok. Herhangi bir karışıklıkta başıbozuk sürülerin düzenli ordulara verdiği zararları yazan kitaplar, işin önünü hep açık bırakıyorlar. Çünkü bir sonraki gelen bir öncekine hep merhamet okutacak melanetleri işlemekten geri durmamış.

Gen. Miley’e ne mi oldu? Trump’ın başkanlığı kaybetmesinden sonra, mesai arkadaşlarının “Miley, siyaset ve ordu işleyişini birbirine karıştırmama konusunda çok dikkatlidir!” taktikleri işe yaramış olmalı ki, şimdi Biden hükümetinde görevine devam ediyor. Hatta Afganistan meselesinde Biden ile ters düşmesine rağmen hala görevinin başında. 6 Ocak 2021’de o gün için Former Commender-in-Chief, önceki Başkumandan Trump’ın gazına gelip Kongre Binası’nı işgal etmeye yeltenen başıbozuklar ve çapulcu takımı ise, demir parmaklıklar arkasında gün sayıyorlar.

23 Ocak 2023 14:48
DİĞER HABERLER