Gizemli uydunun sırrı çözüldü mü?

Güneş Sistemi'nin ikinci büyük gezegeni olan Satürn'ün uydularından olan Enceladus'un yüzeyindeki şekillerin sırrı çözüldü.
Bilim insanları Enceladus adlı gizemli uydunun yüzeyindeki "kaplan desenlerini" nihayet açıklığa kavuşturdu.

Independent Türkçe'de yer alan, Andrew Griffin imzası taşıyan ve Noyan Öztürk tarafından çevrilen habere göre Satürn'ün buzlarla kaplı uydusu, astronomlar için Güneş Sistemi'ndeki en ilginç yerlerden biri. Bu yalnızca, yerkabuğunun altında sakladığı okyanusla Dünya dışı yaşam için en uygun adaylardan biri olmasından kaynaklanmıyor. Gizemlerini korumaya devam etmesi de ilgi çekiyor.

Bu gizemlerden biri, Güneş Sistemimizdeki bilinen hiçbir şeye benzemeyen ve güney kutbunu kaplayan dört esrarengiz şerit. Ve şimdi araştırmacılar, buzlu yüzeyi kırıp okyanus suyunu sızdıran ve bu şeritleri oluşturan çatlakların ardındaki fiziksel süreci açıkladı.

Bilim insanları NASA'nın Cassini aracının Satürn'ü geçip ve Enceladus'u incelediği yakın bir zamana kadar, uydunun şeritleri olduğunu bile bilmiyordu.

Araştırmanın baş yazarı Hemingway "Satürn'de giden Cassini görevinde ilk kez karşılaşılan bu şeritler, Güneş Sistemimizde gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor. Paralel ve eşit aralıklarla uzanıyorlar, uzunlukları yaklaşık 130 kilometre ve aralarında 35 kilometre var.

Şeritleri böylesine ilginç kılan şey sürekli, mesela biz konuşurken bile, buzlu su fışkırtmaları. Başka hiçbir buzlu gezegende ya da uyduda buna benzer bir şey yok" diye konuştu.

Gökbilimciler, şeritlerin neden yalnızca güney kutbunda ve neden yüzey boyunca eşit aralıklarla uzandığını bilmiyordu.

Davis, Kaliforniya Üniversitesi'nde yer ve gezegen bilimleri doçenti Max Rudolph konuyla ilgili şunları söyledi: “Püskürmelerin neden Encaladus'un başka yerlerinde değil de güney kutbunda gerçekleştiğini, nasıl bu kadar uzun sürebildiğini ve son olarak, çatlakların neden düzenli aralıklarla uzandığını bilmek istiyoruz."

Büyük buluşlardan biri, çatlakların güney kutbunda oluşmasının özel bir anlamı olmamasıydı. Şertiler uydunun her iki ucunda da oluşabilirdi ama ilk çatlayan, güney kutbu olmuştu.

Diğer büyük ilerleme, yüzeyde çatlaklar oluştuğunda okyanus suyunun kalan boşluklardan püskürdüğünün fark edilmesiydi. Bu da üç çatlağın daha yüzey boyunca düzenli biçimde oluşmasını sağladı.

Keşif, bilim insanlarının Enceladus'u çevreleyen buzla kaplı kabuğa etki eden kuvvetleri anlamalarını sağlayan sayısal modellemeler kullanılarak yapıldı.

Minik uydu, Enceladus'a gelgit kuvvetleri de uygulayan Satürn'ün yerçekimi tarafından çekiliyor. Bu da uydunun ısındığı ve soğuduğu, uygulanan kuvvetin de kutuplarda daha güçlü olduğu anlamına geliyor.

Araştırmacılar suyun aslında dış kabuğun altında buza dönüştüğünü düşünüyor. Yani donmakta olan su, hacimsel olarak genişliyor ve yukarıyı çatlayana kadar itiyor.

Bu çatlaklar da altındaki su sürekli etrafa saçıldığı için açık kalıyor ve donmuyor.

Su bu çatlaklardan fışkırırken, buza dönüşüp geri düşüyor, ardından çatlağın kenarlarında birikip ona ağırlık yapıyor. Araştırmacılara göre bu durum, buz tabakasının büküldüğü ve bu yüzden de yaklaşık 35 kilometre uzakta, başka düzgün çatlaklara yol açabileceği anlamına geliyor.
11 Aralık 2019 00:31
DİĞER HABERLER