Gülen'in avukatlarından 'herkul.org' tepkisi

Gülen'in avukatlarından 'herkul.org' tepkisi
Fethullah Gülen'in avukatları, sohbetlerin ve vaazların yayınlandığı www.herkul.org sitesi için verilen erişim engeli kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu belirtti.

Fethullah Gülen'in avukatı Nurullah Albayrak, 'www.herkul.org' sitesinin erişime engellenmesi ile ilgili açıklama yaptı. Engelleme kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Albayrak, "Demokratik olmayan toplumlarda 'resmi ideoloji' dışında kalan düşüncelerin açıklanması suç sayılmaktadır. Bu toplumlarda düşünce açıklama hakkının 'resmi düşünce' ile sınırlandırılması, mevcut siyasal iktidar düzeninin değişmezliği anlayışının ürünüdür. 'Resmi görüş/izin verilen düşünce' sistemi ise, demokrasi ile hukuk devleti anlayışıyla ve düşünce açıklamak hakkıyla bağdaşmaz." ifadelerini kullandı. 

Avukat Albayrak'ın yaptığı yazılı açıklama şöyle: "İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, www.herkul.org sitesi hakkında verdiği erişimin engellenmesi kararı açıkça hukuka aykırıdır. Gerekçe olarak gösterilen iddialar ise, mesnetsiz, asılsız ve haksız suçlamalardan ibarettir. Söz konusu kararda, müvekkilim Sayın Fetullah Gülen tarafından mesaj ve talimat verildiği, bu iddiayla ilgili olarak soruşturma ve davaların açıldığı iddia edilmiştir.

Eğer karara dayanak olan talebin gerekçesi bu iddia ise, 5651 Sayılı Yasanın 8/1. Maddesinde belirtilen suçlarla sınırlı olmak üzere, 8/2 maddesine göre talep Sulh Ceza Hakimliğine değil, Ağır Ceza Mahkemesine yapılmalıdır. Bir karar verilecekse Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmelidir. Yine, bu şekilde bir başvurunun hangi suçlar gerekçesiyle yapılacağı da yine kararda belirtildiği şekilde, var olduğu iddia edilen talimatlar nedeniyle, Türkiye Cumhuriyet Devletinin kurum ve kuruluşlarının haklarının ihlal edildiği iddiası varsa, aynı yasanın 8/A-1. Maddesine göre, hakları ihlal edildiği iddia edilen kurumların gerekçeleriyle birlikte Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına başvurmaları, bir karar verilecekse Başkanlık tarafından verilmesi, sonra mahkemenin onayının alınması gerekmektedir.

Bu yasal düzenlemeler karşısında, verilen karar medyaya yansıyan bilgilerden anlaşıldığı üzere açıkça yasaya aykırıdır.

"SOYUT İDDİALARLA TALİMATTAN BAHSETMEK, HUKUKİ DEĞİL SİYASİ BİR DEĞERLENDİRMEDİR"

İkinci olarak, talimat olduğu iddiası üzerine açılan soruşturma ve davalarda bugüne kadar somut bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Sayın Başbakan tarafından 26 Nisan 2015 tarihinde söylenen 'kayıtlar elimizde' iddiasına konu kayıtlar hala ısrarla talep edilmesine rağmen mahkemeye sunulmamıştır. Bu somut bilgi karşısında soyut iddialarla talimattan bahsetmek hukuki değil siyasi bir değerlendirmeden ibaret olmaktadır.

Mahkemeler, varsayımla, kanaatle, zanla, dedikoduyla karar veremez ve vermemelidir. Müvekkilim tarafından kime ne talimatı verilmiş, bu talimat üzerine kim ne yapmış, kimin hangi hakkı ihlal edilmiş bunlar açıklanmalıdır.

Üçüncü olarak, dayanak yapılan yasalar, düşünce açıklama ve öğrenme hakkına, özgür haber dolaşımına ve örgütlenme özgürlüğüne sınır getiren bir şekilde anlaşılamaz ve uygulanamaz. Diğer bir deyişle, bu maddeler, 'izin verilmeyen düşünce alanları yaratılmasına', 'resmi görüş zorlamasına' yönelik bir anlayışla uygulanamaz.

Yasa, düşünceyi değil, 'terör' amacına yönelik eylemleri cezalandırmayı amaçlamaktadır.

'Şiddet yöntemini' içermeyen düşünce ve düşünce etrafında birleşme özgürlüğü suç sayılmaz. 'Yıkıcı eylem' denilen bir eylemin varlığı için 'şiddeti öngören' bir davranışın varlığı zorunludur.

'Cebir içermeyen', 'terörü amaçlamayan' düşünce ve düşünce etrafındaki örgütlenmenin suç sayılması yasaya aykırıdır.

"DEMOKRATİK SİYASAL YAŞAMDA, TEK SESLİLİK YA DA RESMİ GÖRÜŞ SİSTEMİ KABUL EDİLEMEZ"

Demokratik siyasal yaşamda, 'tek seslilik' ya da 'resmi görüş' sistemi kabul edilemez. Demokratik siyasal yaşamda farklı düşünmek, farklı düşünceler etrafında örgütlenmek 'korunan hukuksal konu' açısından tehlike yaratmaz ve 'suç' sayılamazlar.

Demokratik olmayan toplumlarda ise, 'resmi ideoloji' dışında kalan düşüncelerin açıklanması suç sayılmaktadır. Bu toplumlarda düşünce açıklama hakkının 'resmi düşünce' ile sınırlandırılması, mevcut siyasal iktidar düzeninin değişmezliği anlayışının bir ürünüdür. 'Resmi görüş/izin verilen düşünce' sistemi ise, demokrasi ile hukuk devleti anlayışıyla ve düşünce açıklamak hakkıyla bağdaşmaz."

CİHAN

12 Şubat 2016 14:38
DİĞER HABERLER