HDP, çıplak teşhir edilen kadın bedeniyle ilgili Meclis Araştırması istedi

HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği yerleşim yerlerinde kadınların işkence görerek öldürülmesi ve ölü bedenlerinin sokak ortasında çıplak bir şekilde teşhir edilmesi iddialarıyla ilgili Meclis Araştırması istedi.

Araştırma önergesinin gerekçesinde Demirel, 16 Ağustos 2015 tarihinde Muş'un Varto ilçesinde başlayan sokağa çıkma yasaklarının bugüne kadar 7 kentin 20 ilçesinde onlarca mahalleyi kapsayacak şekilde 57 kez ilan edildiğini ifade etti. Uygulanan sokağa çıkma yasaklarında 200'den fazla vatandaşın hayatını kaybettiğini ileri süren Demirel, bu süre içinde özellikle Cizre, Sur ve Silopi'de vatandaşların başta yaşam hakkı olmak üzere sağlık, eğitim, barınma, beslenme gibi temel haklarının ihlal edildiğinin belgelendiğini savundu.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde sosyal medya hesapları aracılığıyla servis edilen ve daha sonrasında kimi basın yayın organları tarafından da paylaşılan bir fotoğrafı hatırlatan Demirel, şöyle devam etti: "Cizre'de çekildiği öne sürülen bu fotoğrafta öldürülen bir kadının elbiselerinin çıkarıldığı ve çıplak bir şekilde sokak ortasında teşhir edildiği görülmektedir. Ölü bedenin etrafında asker ya da polis olduklarından şüphe edilen fakat kimlikleri belirsiz bazı kişiler de fotoğraf karelerine yansımıştır. Bunun yanı sıra fotoğraftaki kadının bacak ve göğüs kısımlarında kesik izlerinin bulunması öldürülen bu kişinin işkenceye uğradığı yönünde oldukça ciddi şüphe uyandırmaktadır.

Türk Ceza Kanunu 130. maddesinin 2. fıkrası 'kişinin hatırasına hakaret' başlığı ile düzenlenmiş olup; 'Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır' ibaresi ile tanımlanmıştır. Yine TCK 216. maddesine göre halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama fiilinin altı ila üç yıl hapis cezasıyla cezalandırılması öngörülmüştür. Uluslararası Ceza Mahkemesi statüsünde ise kadınlara yönelik her türlü şiddet, 'savaş suçu' ve 'insanlığa karşı işlenmiş suç' kapsamında değerlendirilmektedir.

Suç ve şiddet eylemlerine karşı yapılacak mücadelenin yasal hükümler çerçevesinde ve hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi her hukuk devleti için olmazsa olmazdır. 2015 Ağustos ayı içerisinde Muş ili Varto ilçesinde benzer bir şekilde Kevser Eltürk'ün (Ekin Wan) çıplak bedeninin sokak ortasında teşhir edildiği hatırlandığında, kadınları teşhir ederek cenazeye işkence ve saygısızlık yapanların yargılanmamasının benzer durumlara yeniden kapı aralayabileceği muhakkaktır. Bu sebepten ve yukarıda bahsi geçen ulusal ve uluslararası mevzuata riayet etmek adına, sokağa çıkma yasağının olduğu bölgelerde kadın bedenine yönelen her türlü fiziksel saldırıları ve işkence iddialarının titizlikle araştırılması ve açığa çıkarılması elzemdir. Aksi takdirde cezalandırılmamış ve önü alınamamış her vaka halkın toplumsal ve sosyal yapısı üzerinde çok derin tahribatlara neden olacaktır.

Özetle, sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği yerleşim yerlerinde kadınların işkence görerek öldürülmesi ve ölü bedenlerinin sokak ortasında çıplak bir şekilde teşhir edilmesi ile bu görüntülerin sosyal medya hesapları aracılığıyla basın yayın organlarına servis edilmesi türü olayların tüm boyutlarıyla incelenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve talep ederiz." CİHAN
15 Şubat 2016 11:12
DİĞER HABERLER