Hırsızlardan 'AKP' taktiği

Hırsızlardan 'AKP' taktiği
17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarını engelleme çabalarıyla başlayan süreçte hukuka yapılan müdahaleler yargıya güveni sarstı.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) yargı mensupları ile ilgili gelen şikâyetlerde adeta patlama yaşanıyor. Kurul'un önündeki şikâyet dosya sayısı, özellikle HSYK seçiminin yapıldığı 21 Ekim 2014 tarihinden sonra artarak 17 bini aştı. Şikâyetlerin artmasında 17 Aralık'tan bu yana körüklenen sözde ‘paralel' söylem önemli yer tutuyor. Dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından yargılananlar başta olmak üzere aleyhlerine karar verilenler, hâkimleri ‘paralel' iddiasıyla şikâyet ediyor.

Adalet Bakanlığı verilerine göre halen 14 bin hakim ve savcı görev yapıyor. Son dönemde neredeyse şikâyet edilmeyen yargı mensubu kalmamış durumda. HSYK gelen şikâyet sayısı, incelenip sonuçlanan şikâyet sayısından fazla. Resmi kurumlar bile beğenmedikleri kararlara karşı hakimi şikâyet yoluna gidiyor. Bu durum, hakim ve savcılar üzerinde sürekli bir HSYK baskısı oluşmasına ve yargı bağımsızlığının zarar görmesine yol açıyor.

Şikâyetler, paralel paranoyasının geldiği noktayı da gösteriyor. Hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarından ceza aldıkları, hakimleri ‘paralel' diyerek şikâyet ediyor. Çağlayan Adliyesi'nde görev yapan bir hakimle ilgili HSYK'ya aynı gün iki şikâyet ulaştı. Şikâyetlerden birinde hakimin ‘paralel' olduğu iddia edilerek dosyada tarafsız olmadığı iddia edildi. Aynı hakimle ilgili bir başka şikâyette ise hükümet kontrolünde olduğu iddia edilerek hakkında tarafsız ve bağımsız olmadığı gerekçesiyle işlem yapılması istendi.

HSYK ÜYESİ MAHMUT ŞEN: YARGI BAĞIMSIZLIĞI ZEDELENİYOR

HSYK 2. Daire üyesi Mahmut Şen de Twitter hesabından yaptığı açıklamada, şikâyetlerin ulaştığı noktaya tepki gösterdi. Şikâyet arttıkça yargı mensuplarının kendini baskı altında hissedeceğini belirten Şen, şu ifadeleri kullandı: “Yargısal kararlarda takdir hatalarının düzeltilmesi için itiraz ve temyiz gibi kanun yolları öngörülmüştür. Ancak HSYK'ya hakimi şikâyet etmek âdetten olmuş. Aleyhe karar şikâyeti de beraberinde getiriyor. Resmi kurumlar bile beğenmedikleri sonuç ve karar içeriğine göre hakimi şikâyet ediyor. Hakim tarafından kararda kullanılan ifadelerin bile şikâyete konu edildiği bir durumda bağımsızlıktan emin olmak gerçekten zor. Verdiği kararın sonucunda, şikâyet ve soruşturma sonucu atama, yetki değişikliği, disiplin korkusu hukuken en adil ve doğru kararı önler. Bu nedenle, disiplin hükümleri ve HSYK uygulaması verilen karardan çok etik değerlere aykırı davranışlara odaklanmalıdır.”

ZAMAN

06 Temmuz 2015 07:26
DİĞER HABERLER