Hükümet google play ve appstore'u terör kampı yaptı

Hükümet google play ve appstore'u terör kampı yaptı
Mobil telefonlar için uygulamaların indirildiği Google Play ve Appstore, Türkiye için artık terör kampı niteliğinde.

Mobil cihazlara uygulamalar bu iki mağazadan indiriliyor. Bu mağazadan indirilen, whatsapp, tango, line, kakaotalk, eagle, bylock, viber, tictok gibi uygulamalar nedeniyle Türkiye'de yüzlerce kişi tutuklandı. 

Tutuklamalar için bu uygulamaları telefonuna indirmiş olmak yeterli delil sayılıyor. Aynı şekilde sosyal medyadan Fuat Avni gibi bazı fenomen hesapları takip etmek de tutuklama gerekçesi olarak kullanılmaya başlandı. Gazeteci Ayşenur Parıldak, 1 milyona yakın takipçisi olan derin kulak Fuat Avni'yi twitter'da takip ettiği için tutuklandı. Bunun sinyalini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aylar önce vermiş ve "twitter filan, hepsinin kökünü kazıyacağız" demişti. 

TEK DELİL MOBİL UYGULAMA İNDİRMEK

Gezi Süreci'nde gezi gençliğinin kendi aralarında dönemin popüler mobil uygulaması "Zello"yu kullandığı belirtilmiş ve ardından hükümete yakın medyada "Zello Örgütü" manşetleri atılarak durum kriminal boyuta taşınmıştı. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ise bu durum daha yaygın hale getirildi. Tüm mobil uygulamalar ve sosyal medya hesapları tutuklama gerekçesine dönüştürüldü. Tabi kişiye göre. Fişleme listelerindeki kişiler için whatsapp ve tango gibi uygulamalar tutuklama gerekçesi olurken, fişleme listelerinde bulunmayanlar için herhangi bir suç teşkil etmiyor.

1 YILDIR KAPALI UYGULAMADAN DARBE HABERLEŞMESİ SUÇLAMASI

Suçlamaların merkezinde yer alan uygulama ise bundan 3 sene önce Google Play ve Apple Store’de yayılmış, yaklaşık 1 yıldır da kullanımı durdurulmuş bylock isimli bir haberleşme uygulaması. 1 yıldır kullanımda olmamasına rağmen, bugün binlerce muhalif kişi bu uygulamayla darbe haberleşmesi yapmak ve bilgi sızdırmakla suçlanıyor. 

Darbe için kullanıldığı iddia edilen bylock uygulaması son 1 yıldır aktif değildi ve darbecilerin darbe akşamı whatsapp isimli mobil uygulamadan haberleştikleri basına yansımıştı. Buna rağmen 2 yıl önce bylock kullanmış insanların tutuklanması, hükümet kaynaklarınca açıklanamıyor.

Türkiye’deki mobil uygulamaların Türk vatandaşları tarafından, internet üzerinden daha ekonomik ve kolay şekilde haberleşmek ya da kişisel yazışmaları ve fotoğraflarını paylaşırken istihbarat devletinin illegal takibinden korunmak için kullandıkları biliniyor.

Ancak Erdoğan'a bağlı istihbarat kurumu MİT, Gülen Cemaatine yakın gazetelere abone olanları, Bank Asya'da hesabı bulunanları ya da Gülen'e yakın okullara çocuklarını gönderenlerin fişleme listelerini oluşturmuş durumda. Bu listelerdeki kişilerin tutuklanma gerekçesi olarak ise bu tip mobil uygulamaları indirmiş olmak gösteriliyor. Bazı kişiler, "whatsapp yazışma geçmişini neden sildin" denilerek tutuklanıyor. 

KİŞİYE GÖRE SUÇ

Mobil marketlerle paylaşımı yapılmış ticari uygulamalar bir anda 50.000 insanın memuriyetten atılmasına ve tutuklanmasına konu ediliyor. Aynı uygulamayı kullanan diğer on binlerce şahıs ise, eğer MİT’in fişleme listelerinde yoksa kapsam dışı tutularak suçlamalara konu edilmiyor. Yani eylemin kendisi bir suç teşkil etmediği halde, suçlanması gereken(!) insanlar için suçlama konusu yapılıyor.

Bu suç kurgusuyla Erdoğan ve AKP, bu dönem sonrasında istediği toplumsal grubu ya da kişiyi benzer suçlamalarla hedef haline getirebilir. Ya da ilerleyen dönemlerde daha yaygın kullanılan mobil haberleşme ya da sosyal medya uygulamaları da suç delili kapsamına sokulabilir. Örneğin bir Alevi için Twitter'da muhalif bir hesabı takip etmek ya da telegram-whatsapp gibi bir uygulamayı indirmiş olmak tutuklama gerekçesi olabilir. 

Ticari mobil uygulamalarla istihbarat tarafından yazdırılan haberlerde “kriptolar çözüldü, milyonlarca görüşme ortaya çıktı” gibi gerçeği yansıtmayan ve tamamen algısal iddialar yer alıyor. Oysa bugüne kadar bu yazışma programıyla aydınlatılmış hiçbir suç ya da suç içerikli kayıt bulunmuyor.

Halka açık, herhangi bir mobil markette gezerken merak ederek bile indirebileceğiniz uygulamalar suç sayılırken, “kaç kere kullandığı, kiminle haberleştiği, haberleşmenin içeriğinde hangi suç unsurunun yer aldığı, iddialar arasında yer almıyor. Ayrıca insanlar pek çok program indiriyor, daha sonra siliyor ya da hiç kullanmıyorlar. Savcılıkların elinde hiçbir yazışma olmadığı halde sadece bu programları indirmiş olmak suç örgütü üyeliği gerekçesi yapılıyor. Oysa çoğu uluslararası şirketlere ait bu programlar dünyanın çok farklı ülkelerinde milyonlar tarafından kullanılıyor. 

Zamanlama, sıklık, mekân, nasıl bir haberleşme ve nasıl bir suç işlemeye yönelik ortada iddia bile bulunmuyor ve tutuklanan insanlara buna ilişkin tek bir soru bile sorulmuyor.

Medyaya yansıyan haberlerde, “devlet memurları bilgi sızdırdı” gibi bir iddia yer alırken, sorgulamalarda bunlar sorulmuyor ve ne tür bilginin nasıl sızdırıldığı açıklanamıyor ve delil olarak kişilerin önüne konulamıyor.

TURİSTLERE UYARI

Bu durumda Türkiye’ye gidecek turistlere “Türkiye’de mobil uygulamalarla haberleşmeyin çünkü bu suç!” şeklinde çağrı yapılması gerekiyor. Darbe gecesi darbecilerin whatsapp kullanarak haberleştikleri ortaya çıktığına göre yakında whatsapp kullanmak da darbecilik sayılabilir yorumları yapılıyor.

MOBİL İNTERNET TRAFİK VERİLERİ DELİL OLAMAZ, BU VERİLERİN ARŞİVLENMESİNİ ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTAL ETTİ

Diğer bir konu mobil uygulama kullanıcılarının istihbarat örgütlerince belirlenerek suçlamalarda kullanılması, Türk yasalarına göre hukuka aykırı elde edilmiş delil hükmündedir. Hukuka aykırı elde edilmiş veriler evrensel hukuk ilkeleri ve yüksek yargı içtihatlarına göre ceza yargılamasında delil olarak kullanılamaz. Şu an Türkiye’de muhaliflere yönelik yöneltilen suçlamalarda yer alan mobil uygulamalara ilişkin veriler, MİT'in istihbari amaçlar için depoladığı datalardan tespit edilmiş durumda. 

İstihbari bilgilerin hiçbir şekilde delil olarak kullanılmayacağı hem MİT'in kendi kanununda hem de Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 17.05.2011 tarih, Esas 2011/9-93, Karar 2011/95 ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun, 28.04.2011 tarih, Esas No: 2007/155, Karar No: 2011/290 kararlarında açıkça belirtilmiş durumda. 

Mobil internet trafik bilgilerinin ceza yargılamasında kullanılması mümkün değil. Çünkü Türk Anayasa Mahkemesinin bu yönde net kararı bulunuyor. 

6 Şubat 2014 tarihinde 6518 sayılı Kanun’un 87. maddesi ile 5651 sayılı Kanun’a mobil trafik verilerinin tutulması ve arşivlenmesine ilişkin Telekomünikasyon iletişim Başkanlığına TİB'e yetki veren maddeler eklendi. 

Ancak Anayasa Mahkemesi 08.12.2015 tarih 2015/112 sayılı kararı ile ilgili maddelerin Anayasa’nın hukuk devleti ilkesinin düzenlendiği 2. maddesi, “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesi ve “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesi yönünden hukuka aykırı olduğunu tespit etti. 

AYM'ye göre kanuni düzenleme, Anayasa’nın 20. maddesinde özel hayatın korunmasına yönelik olarak getirilen güvencelere rağmen, kişinin açık rızası olmaksızın kişisel verilerine ulaşılmasına ve bu kişisel verilerin işlenip, bilgi halinde TİB’e teslim edilmesine olanak tanımaktadır. Anayasa’nın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” denilmektedir.

CADI AVIYLA TUTUKLANAN İNSANLARA NE SORULUYOR

Cadı avında tutuklanmak istenen insanlara yöneltilen suçlamalar en temel ihtiyaçlardan oluşuyor. Cemaatin Dershanesine gitme, çocuğunu cemaate yakın okullara gönderme, cemaate yakın gazete ve tvleri izleme gibi nedenlerle insanlar tutuklanıyor. Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı olan ve halen enerji bakanlığı yapan Berat Albayrak da Cemaat’e ait Fatih koleji mezunu. Aynı şekilde Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan da Cemaatin dershanesinde eğitim aldığı daha önce basına yansımıştı. Pek çok AKP’li de 17/25 yolsuzluk operasyonlarından önce çocuklarını Cemaate ait okullara gönderdiği biliniyordu.

Türk Polisi ya da savcıların aldıkları ifadelerde hep aynı şeyler soruluyor ve bunların hepsi de legal ve aynı zamanda da daha önce AKP’li olanların da yaptığı işler. 

1)Neden Cemaate ait Bank Asya’da hesap açtın?

2)Neden mobil uygulamalar kullandın

3)Çocuğunuz neden Cemaate ait okulda eğitim aldı

4)Neden Sosyal medyayı kullanıyorsunuz

Bunların hepsi yasal faaliyetler ama şu anda hükümete göre artık hepsi suç.

Hukuksuz olarak vatandaşların fişlendiği ve bu fişleme kayıtlarına göre istihbarat kurumu MİT tarafından iletişim ve ticari bilgilerin yasadışı elde edilerek işlem yapılması için adli birimlere verildiği görülüyor. Ve adli işlemler bu yasa dışılık üzerine tesis edilip, delilsiz biçimde tutuklamalara dönüştürülüyor. 

İstihbarat kurumları tarafından, yasal olmayan yol ve yöntemlerle bilişim şirketlerinin bilgilerine sızılması ve bunların muhaliflerin sindirilmesinde kullanılması sebebiyle her türlü internet iletişim programları üzerinde ciddi şaibe bulunuyor.  15 Temmuz darbe girişimine katılan askerlerin whatsapp mesajlaşmalarının kullanıldığı ve bunun hükümet medyasında haberleştirilmesinden dolayı insanlar en yaygın programları bile kullanmada tedirgin durumdalar. 

15 Ağustos 2016 19:32
DİĞER HABERLER