Hükümetten sosyal medyayla ilgili yeni düzenleme

Türkiye'den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, BTK ile adli ya da idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve kişiler tarafından yapılacak başvuruların cevaplandırılması için yetkili en az bir kişiyi Türkiye'de temsilci olarak belirleyecek. Belirlenen kişiler BTK'ya bildirilecek.
Türkiye’de hükümet koronavirüsle mücadele kapsamındaki yeni yasal düzenleme paketine sosyal medya ağlarını da dahil etti. Tasarı sosyal medyaya müdahalenin yolunu açtığı gerekçesiyle eleştiriliyor.

Deutsche Welle Türkçe'den Hilal Köylü'nün haberine göre Koronavirüsle mücadele kapsamında özellikle sağlık ve ekonomi alanında önlem üstüne önlem alan hükümet, hazırladığı yeni torba yasa teklifine sosyal medyayı da ekledi.

"Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Taslağı" adını taşıyan torba yasa teklifi, 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun"da da değişiklikler öngörüyor.

Öngörülen değişiklikler kapsamında; kullanıcıların internet ortamında sosyal etkileşim amacıyla metin, görüntü, ses, konum gibi içerik, bilgi veya veri oluşturmalarına, paylaşmalarına ya da görüntülemelerine imkan veren gerçek ve tüzel kişiler "sosyal ağ sağlayıcı" olarak tanımlanıyor. Düzenlemenin önümüzdeki hafta meclis gündemine gelmesi bekleniyor.

BTK'dan büyük denetim

Değişiklikler uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sosyal ağ sağlayıcıları denetlemek için gerekli gördüğü taktirde olay mahalinde inceleme yapabilecek ya da yaptırabilecek. Kolluk kuvvetleri ve diğer kamu kurumlarının amir ve memurları BTK'ya ‘denetim desteği' sağlayacak.

Türkiye'den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, BTK ile adli ya da idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve kişiler tarafından yapılacak başvuruların cevaplandırılması için yetkili en az bir kişiyi Türkiye'de temsilci olarak belirleyecek. Belirlenen kişiler BTK'ya bildirilecek.

Kullanıcı bilgilerini açıklama zorunluluğu

Sosyal ağ sağlayıcı, kullanıcılarının iletişim bilgilerine 'doğrudan erişilebilir' bir şekilde internet sitesinde yer verecek.  BTK, sulh ceza hakimliğine başvurarak temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğini yüzde 59 oranında daraltabilecek. Sulh ceza hakimliğinin kararına karşın 30 gün içinde de temsilci belirlenmezse, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliği yüzde 95 oranında daraltılacak.

Sosyal ağ sağlayıcı, içeriklerle ilgili olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç 72 saat içinde cevap vermekle yükümlü olacak. Cevap vermediği durumda 100 bin ile 1 milyon lira arasında para cezasına çarptırılacak. Sosyal ağ sağlayıcı, kendisine yapılan başvurularla ilgili BTK'ya düzenli rapor sunacak.

Sosyal ağ sağlayıcı, hukuka aykırılığı hakim ya da mahkeme kararıyla tespit edilen içeriği, bildirime rağmen 24 saat içinde kaldırmaz ya da erişimini kısıtlamazsa doğan zararların tazmin edilmesinden de sorumlu olacak. 

Youtube, Twitter ve diğerleri

Peki bu düzenleme tam olarak ne anlama geliyor? DW Türkçe'ye bu soruyu yanıtlayan siber haklar uzmanı hukukçu Yaman Akdeniz "Youtube, Twitter, Instagram'ın başını çektiği tüm sosyal medya platformlarının zapturapt altına alınmaya çalışıldığı açıkça ortada. Hedef; doğrudan Youtube, Twitter, Facebook ve diğer platformlar, dolaylı olarak da sosyal medya kullanıcıları" diyor.

Düzenlemeyle Türkiye'de hükümetin sosyal medya ağlarının tüm içeriklerine müdahale etme ve kullanıcılarının da tüm bilgilerini ele geçirme planını ortaya koyduğunu belirten Akdeniz, "Eğer sosyal medya platformları bir temsilcileri olduğunu hükümete bildirmezse zaman içinde aşamalı olarak erişime engellenecekler. Düzenleme bizi bunu anlatıyor. Sosyal medyanın yeni düzenlemelere uymadığı durumda ağır yaptırımla karşılaşacakları da açıkça belirtilmiş" değerlendirmesi yapıyor.

Akdeniz'e göre düzenlemenin yasalaşması Türkiye'de sosyal medyaya soruşturma, erişim engelleme ve sansür kararlarını da beraberinde getirecek. "Eğer Youtube ve Twitter, Türk hükümetinin kurallarına uymayı tercih ederse de doğrudan bir otosansürün devreye gireceğini söyleyebiliriz" diyen Akdeniz, Türk hükümetinin koronavirüs salgınının ortasında internete düzenleme arayışını da "totaliter rejim tavrı" olarak görüyor. Akdeniz, "Koronavirüs salgınının oluşturduğu kirli bilgi ortamından istifade, fırsattan istifade internetin tamamen kontrol altına alınabileceği bir Türkiye'ye doğru hızla ilerliyoruz. Totaliter rejim kendini açıkça gösteriyor" diyor. Akdeniz, Youtube ve Twittter'dan gelecek tepkilerin önümüzdeki süreçte kritik önemde olacağını söylüyor.

"Her fırsatta hedef düşünce ve ifade özgürlüğü"

Hükümetin sosyal medya için öngördüğü düzenleme meclisi de karıştırdı. Muhalefet partileri "Salgın günlerinde hedef düşünce ve ifade özgürlüğü olmamalı" eleştirisinde birleşiyor.

CHP'nin gazeteci vekillerinden Utku Çakırözer, koronavirüsle mücadele döneminde meclis gündemine getirilen her düzenlemenin içine mutlaka düşünce ve ifade özgürlüğünü hedef alan, sansürü yücelten maddeler eklendiğinden yakınıyor.

İnfaz düzenlemesini herkesin cezaevleri boşalsın diye istediğini ancak hükümetin ısrarla 'düşünceye hapis' fikrini düzenlemenin içine soktuğundan yakınan Çakırözer, "Sosyal medya düzenlemesi de, hükümetin demokrasi ve özgürlükler konusunda ne kadar samimiyetsiz olduğunun göstergesi. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde eleştirenleri cezaevine atmak, eleştirilecek yer olan sosyal medyayı da sansürlemek kabul edilemez. Akla ve mantığa sığmaz" çıkışında bulunuyor.

Oluç: "Baskıcı, otoriter rejimin yeni adımı"

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, sosyal medya düzenlemesine tepkisini "İhbarcılık var, AK troller var, şimdi de doğrudan tüm kullanıcı bilgilerine, içeriklere el konulmaya çalışılıyor" sözleriyle dile getiriyor. Oluç, Twitter'ın Çin'den baskıcı bir hükümetle uğraşmak istemediği için çıktığını söylüyor ve Türkiye'den çıkarsa kimsenin şaşırmamasını istiyor. Oluç, "Düzenlemeye bir bakıyorsun, baskıcı ve otoriter rejimin yeni adımlarını görüyorsun. Kimse konuşmasın, kimse eleştirmesin ve sosyal medya ağları da buna uygun davransın. Yoksa ceza, yoksa sansür. Böyle demokratik devlet olmaz, kabul edilemez" diyor.
10 Nisan 2020 00:20
DİĞER HABERLER