''İkisi de faizlere ve derin devlete kafayı takmış durumda''

The Economist dergisinde Amerikan politikası üzerine görüşlerin yer bulduğu Lexington isimli köşede, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşme mercek altına alındı.
ABD basınında görüşme sonrası, Erdoğan'ın Trump üzerinde diğer liderlerden "daha farklı bir etkisi" olduğunu değerlendiren yazılar yayımlanmıştı.

BBC Türkçe Servisi'nin aktardığına göre Economist'teki köşe yazısında da aynı görüş savunuldu ve "Diğer hiçbir lider, bu hafta Recep Tayyip Erdoğan'ın Washington'da yaptığı gibi, Trump'ın yumuşak karnından yararlanma konusunda bu denli ehil olamadı" yorumu yapıldı.

Yazıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Barack Obama'nın Suriye politikası nedeniyle ayrı düşmesi ile başlayan ve sonrasında iki ülke ilişkilerinin kriz olarak anılan bir noktaya varması ile ilgili satır başları hatırlatıldı.

"Donald Trump ve Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilginç sevgi" başlıklı yazıda, ABD ve Türkiye'nin liderler seviyesinin altındaki her noktada "birbirine sırtını döndüğü" savunuldu.

Tüm bunlara karşın, Trump'ın "iki ülke birbirine en yakın noktada duruyor" ifadesi hatırlatıldı ve yazıda bunun olası gerekçelerine ilişkin savlar ortaya konuldu:

"Güçlü liderlere karşı olağan ilgisinin yanında, Trump belki de bu ifadesiyle, Erdoğan ile kendisi arasındaki benzerliklere atıf yaptı. İki popülist lider de, ülkelerindeki muhafazakarları harekete geçirme konusunda yetenekliler. İkisi de faizlere ve derin devlete kafayı takmış durumda. İkisi de aile ve iş hayatlarını siyasetle karıştırmış durumda. İkisi de, kendi oğulları yerine, kızlarının eşlerini terfi ettirdi. (Erdoğan örneğinde bu Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak oluyor)"

Yazıda, Trump'ın Türkiye'deki kişisel yatırımları da hatırlatıldı ve "Bazıları ulusal çıkarlardan daha fazlasının tehlikede olduğunu düşünebilir" denildi.

Türkiye - ABD ilişkisinin geleceği

ABD Başkanı Trump'ın, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki operasyonuna yeşil ışık yakması da sonuçları bakımından ABD'nin "kaypak ve zayıf" görünmesine neden olduğu değerlendirildi. Bu hamlenin, Washington'daki Türk karşıtı havayı da yoğunlaştırma sonucu doğurduğu savunuldu ve Temsilciler Meclisi'ndeki "Ermeni Soykırımı" kararı buna bağlandı.

Oluşan bu havanın Trump'ı, Erdoğan karşısında "sınırladığını" savunan yazı şu ifadelerle sonlanıyor:

"Her ne kadar, bu hafta Beyaz Saray'da onu sevgi sözcüklerine boğmuş olsa da, Trump, Erdoğan'ın arzuladığı, yaptırımların masadan kaldırılması sözünü vermiş değil...

İki liderin karşılıklı içerlemeleri de her halükarda kısa sürede çözülemeyecek konularla ilişkili. İki ülke liderler seviyesinin altındaki her seviyede birbirlerine sırtlarını dönmüş durumdalar. Üstelik de, müttefikliklerinin temelini oluşturan, NATO, Avrupa Birliği ve Orta Doğu'daki Amerikan politikası aşınmayı sürdürürken. Buradan geri dönüp dönemeyecekleri belirsiz"
15 Kasım 2019 12:53
DİĞER HABERLER