23 Haziran'da güvenlik ve veri akışı nasıl sağlanacak?

İstanbul'da yenilecek belediye başkanlığı seçimi için AKP'nin önceliği, seçimin yenilenmesine yol açan gerekçelerin ortadan kaldırılması. CHP ise oyların güvenli şekilde sayılması ve merkeze iletilmesi için önlemlerini artırdı. Veri akışı iki partinin de kullandığı benzer sistemler üzerinden merkeze iletilecek, düzenli basın açıklamalarıyla kamuoyuna duyurulacak. Ece Göksedef'in haberi.

23 Haziran'da yenilenecek olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde yarışacak partiler, oyların sayılması ve ilçe seçim merkezlerine ulaştırılmasıyla, sayım sonuçlarıyla ilgili anlık veri akışı için çeşitli önlemler alıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yetkilileri, seçim güvenliği ve düzenli veri akışı için aldıkları önlemleri BBC Türkçe'ye anlattı.

CHP: Gönüllü ve görevli sayısı 200 bin

CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, seçim güvenliği ve veri akışı stratejisinin 31 Mart'la aynı olacağını, ancak bu kez gönüllü ve görevli sayısındaki artıştan dolayı önlemlerin çok daha büyük bir titizlik ve özenle uygulanacağını söylüyor:

"31 Mart'ta 12-13 bin İstanbul gönüllüsü varken şu an 150 bin kişi görevli olabilmek için başvurdu ve giderek de sayısı artıyor. Sahada çalışanlar da var. Ama şu olacak; o zaman 60 bin görevlimiz vardı, bugün görevli olarak yazdığımız, sistemimizde görevlendirme yapılan kişi sayısı şu an 100 bin civarı. Hâlâ devam ediyoruz, müşahit atamaları örneğin son güne kadar yapılacak. Her sandıkta yedekli çalışabileceğiz. Geçen seçimde seçim günü sandığa kontrole gelen vatandaşlarımızla birlikte 70 bin kişiyle koruduysak bu defa yaklaşık 200 bin kişiyle koruyacağız."

CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel (sağda) ve Ece Göksedef

1. Oy kullanma aşaması: Pusulalar mühürlenecek, her okulda bir avukat olacak

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), sandık kurullarının teşkilindeki sorunları ve ıslak imzalı tutanaklarda meydana gelen maddi hataları gerekçe göstererek İstanbul seçimlerinin yinelenmesi kararı almıştı.

Seçimlerin yeniden iptal edilmesine engel olmak adına, 23 Haziran seçimi öncesinde CHP, avukatlarıyla birlikte çalışma yaparak, sandık görevlileri ve müşahitlere verilen eğitimlerde, tutanaklar ve çetelelere ağırlık verdi.

Bunun yanı sıra seçimin yapılacağı her bir okulda CHP'ye gönüllü olarak başvuran veya görevli olan birer avukat bulunacak. Adıgüzel, "Sandıkta görevlilerimiz sıkıştığı anda her okulda avukatlarımız olacak" diyor.

Her okulda daha önceki seçimlerde olduğu gibi ve birçok partinin olduğu gibi CHP'nin birer kat sorumlusu, birer de okul sorumlusu olacak. Adıgüzel, oy kullanılması aşamasında bu sorumluların ve sandık görevlilerinin alacağı önlemleri anlattı:

"Her pusulanın mühürlenmesini sağlayacağız. 16 Nisan'daki değişiklik, pusulaları mühürlemeyin demiyor, mühürlemediyse geçerli sayın diyor. Çok önemli bir kontrol aracı bu, dışarıdan bir pusula girmesini önler sandığa. Pusulanın da sadece bir köşesinin mühürlenmesine karar verilse, onu da o anda sandık kurulu kurayla belirlese ve öncesinde kimse bilemese hangi köşenin mühürleneceğini; baktıkları zaman seri bozulduğunda derler ki: Acaba buraya dışarıdan bir oy mu geldi? Bunlar alınabilecek çok basit önlemler.

"Çetelelerin imzalanması gerektiğini de eğitimlerde iyice anlatıyoruz. Bunlar aslında seçim sonucunu etkilemiyor, önemli olan sandığa giren irade. 51 tane çetelelerin imzalanmadığı sandık gönderdi AKP, bunları delil olarak gönderdi seçim kuruluna. Sonra 6 tane daha ekledi. Bunlar tekrar sayıldı tümü, Ekrem İmamoğlu lehine 13 oy fazla çıktı. Bu defa daha özenli tutulmasıyla ilgili uyarıyoruz. Yasa, çeteleye bakılır demez, tutanakta sorun varsa çeteleye bakılır der. Buradan iptal olmaz ama yine de daha özenli olmak konusunda eğitim veriyoruz."

2. Oyların ilçe seçim kuruluna götürülmesi: Okulda, arabada ve ilçede kontrol sağlanacak

Adıgüzel, "Her seçim dönemi sandık görevlisine diyoruz ki; oyların sayıldıktan sonra tasnif edilip yerleştirildiği çuvalın seçim kuruluna gidişini takip edin. O çuval değiştirilmeden, yolda başka bir arabaya yüklenmeden takip edin, çuvalın konulduğu araca binin diyoruz arkadaşlarımıza. Tutanağın da bir nüshası da alınıyor, uyuşma olmaması zor zaten. Her seçimde yaptığımız bir çalışma bu" diyerek oyların ilçe seçim kuruluna götürülmesi sürecinde alınan önlemleri özetledi.

CHP'nin seçimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığında çalışan ve teşkilatlanmadan sorumlu üyelerinden biri, alınacak önlemleri detaylı olarak BBC Türkçe'ye anlattı:

"Seçim öncesi okulların içi gezilecek, sabah 5'te çalışmaya başlayacağız, hiçbir okulun hiçbir köşesinde önceden hazırlanmış oy pusulalarının bulunmadığından emin olacağız.

"Oyların konulduğu torbalar kapatılıp mühürlendikten sonra sandık kurulu başkanına bir üyemiz arabaya kadar eşlik edecek, okulun içerisinde hiçbir yere uğramadığından emin olacak.

"Oyların ilçe seçim kuruluna götürülmesi sırasında arabaya da görevliyle birlikte binecek CHP'li sandık kurulu üyesi. Binmeden önce araba aranacak, içinde başka bir torba olmadığından emin olacağız. Her bir araba numaralandırılıyor zaten, onlara eskortluk edecek bizim arabalarımız da olacak ilçe seçim kuruluna kadar. Yolda bir yere sapmadığından emin olacağız.

"Arabalar okuldan yola çıktığında okul sorumlusu, ilçede sorumlu olan görevlileri arayacak. İlçe seçim kurullarında her bir partiden 10'ar kişi olur görevli olarak. Bunlardan 2'si arabayı kapıda karşılayacak. 2 görevli, içeri girerken eşlik edecek. Oyların ilçede toplandığı salonları, genelde spor salonları oluyor, birden farklı girişi olabilir. Oy torbalarının gireceği kapının dışındaki girişlerde de diğer arkadaşlarımız bekleyecek ki buralardan farklı şekilde girişler olmasın, başka oy pusulaları taşınmasın.

3. Veri akışı: Her okulda bilişim sorumlusu

Sayım aşamasına geçildiğinde, kontrolleri yapan arkadaşlarımız bu defa veri akışını sağlamak için görev alıyor" diyen Adıgüzel, oy kullanılacak olan 1919 okulun tümünde CHP'nin görevlendirdiği bilişim sorumlularının olacağını söyledi:

"Seçim sonuçlarını izleme sürecine bakarsak; 24 Haziran'dan beri çalıştığımız bir mobil uygulamamız var. Sonuçlar oradan sisteme giriyor. Belli kişiler kullanma yetkisine sahip, o kişiler o seçim sonuçlarını giriyor sisteme. Bu kişiler okul bilişim sorumluları. Bizim özel atadığımız, İstanbul'daki 1919 okulun tümünde bilişim sorumluları var, onlardan geliyor veriler. İlçelerde de CHP'nin veri giriş sorumlusu var."

CHP'li yazılımcıların oluşturduğu sisteme üç farklı yerden bilgiler geliyor:

- Okul bilişim sorumlularının gönderdiği sonuçlar

- İlçelerdeki veri giriş sorumlularından gelen sonuçlar

- YSK'nın, partilerin de görebildiği sisteme girdiği sonuçlar

CHP'nin oluşturduğu sistemde, bu üç farklı yerden gelen veriler uyuşmazsa, o satır kırmızı görünüyor.

Bu, o sandıktan ya da okuldan gelen verilerde hata olduğu anlamına geliyor. Bu satır yeşile dönene kadar itiraz ya da maddi hataların düzeltilmesi yolları denenerek çalışılıyor.

CHP bu sistemi sadece gidişatı görebilmek ve sonuçlar takip edebilmek için oluşturmuş. Adıgüzel, bu sistemden gelen verilerin seçim akşamı düzenli basın açıklamalarıyla duyurulacağını, haber kanallarına ya da farklı platformlara bu sistemden doğrudan veri akışı olmayacağını anlatıyor:

"Stratejimiz 31 Mart'la aynı şekilde yürüyecek. Biz kendi sistemimize veriler geldikçe adım adım ekrana çıkıp bilgilendirmemizi yapacağız. Biz bir ajans değiliz, teknoloji firması değiliz, siyasi partiyiz, doğru sonucu vermek zorundayız. Adım adım, kendi süreçlerimizi kontrol ederek, basın açıklamalarıyla duyuracağız sonuçları."

AKP: Her sandıkta en az 9 görevli görevlendirilecek

AKP'nin de oy kullanma ve ardından veri akışında uygulayacağı yöntem ve alacağı tedbirler benzer.

Ancak AKP, "Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla" her bir sandık için 9 kişiyi görevlendiriyor.

Bu 9 kişinin için içinde asıl ve yedek olmak üzere sandık kurulu üyeleri, veri akışı ve oy sayımında kontrolün sağlanmasından sorumlu müşahitler de var.

Her okulda da en az 2, bazı merkezi yerlerdeki büyük okullarda her katta bir avukat da olacak.

1. 'YSK'nın iptal gerekçelerini bu seçimde yaşamayacağız'

AKP ilk aşamada, 31 Mart seçimlerinin iptaline gerekçe olan sandık kurulu üyelerinin oluşumu aşamasını ve çetelelerdeki eksikliklerin bu kez yaşanmaması için gerekli önlemleri almaya odaklanıyor.

31 Mart seçimlerinde itiraz sürecini yakından takip eden AKP İstanbul milletvekili Abdullah Güler, çalışmaları BBC Türkçe'ye anlattı:

"Birinci aşamada en büyük sorunumuz sandık kurullarının oluşumuydu. 20 Mayıs'ta o listeler kura çekme usulüyle seçim kurulları önünde yapıldı ve atanan bu kişilerin tamamı siyasi partilerle paylaşıldı. YSK'nın iptal gerekçesinde atıf yaptığı husus bunlardı. Bunu denetledik. Eksiklikler vardı, itiraz ettik, tamamladık.

"Aynı zamanda biz 20 Mayıs itibariyle de 31 bin 186 sandıkta görev yapacak bir asil bir yedek sandık kurulu üyelerimizi verdik. Şu an yaklaşık 62 bin civarında asil ve yedek üyemiz görevlendirildi. Hızlıca eğitimlere başladık.

"İkinci unsur oy sayım döküm cetvelleriydi. 108 sandıkta eksikti. Nasıl doldurulacağını, imzalanması gerektiğini anlattık. Sandık sonucu tutanağı yani ıslak imzalı tutanağa doğru bir şekilde nasıl girileceğini anlattık. Yani YSK'nın 31 Mart'ta iptal gerekçelerini bu seçimde yaşamayacağız, hazırlıklarımızı 23 Haziran'da bitirmiş olacağız."

AKP'nin sandık kurulu üyelerine yönelik eğitimleri tamamlandı. Bu eğitimlerde en fazla dikkat çekilen husus, tutanaklara sayımdan önce imza atılmaması gerektiği oldu.

"Bir önceki seçimde neden oy kaydırılması oldu?" diyen Güler, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Önceden imzalanmış çünkü bunlar. Sandık kurulu başkanları, saat 3'ten sonra otururken… Bazılarına inandırıcı gelmiyor ama yaşandı bunlar. AK Partili üye de 'sandık kurulu başkanına güvendim' diyor. Sonra ne oldu? O güvendiği adam, imzalar olduğu için orada, AK Parti'ye 1 girmiş ama bizim çetelemizde 183 gözüküyor. Bu tutanaklardaki yanlışlıklar düzeltildikten sonra oy farkı 29 bin 24 bine düştü. Arkadaşlarımız dikkat etmemişler. Geçerli sayılacak oyların dikkatsizlik sebebiyle geçersiz sayılması durumu da olmuş."

2. Oy kullanma işlemi başlamadan önce oy pusulaları incelenecek

AKP'nin teşkilat yapılanmasında yer alan, her sandıktaki 350 seçmene yönelik "sandık yönetim kurulları" var. Bu kurulların yapısı gereği her sandıkta en az 5 müşahit görev alıyor. Daha büyük okullarda kat ve okul sorumlularının da yardımcıları olabiliyor.

Toplamda 200 bin müşahidin seçimde görev alması bekleniyor. Bugüne kadar 100 bin müşahidin eğitimi tamamlandı.

Güler'e göre AKP'li görevlilerin, oy kullanma işlemi başlamadan önce, YSK tarafından hazırlanan pusulaları ve zarfları kontrol etme sorumluluğu olacak:

"YSK kararı gereğince bir sandıkta 350 seçmen yer alıyor, ona göre yüzde 10 ya da 15 fazladan oy pusulası veriliyor, herhangi bir olumsuzluğa karşı tedbir almak için. Sayılıyor, kullanılan ve gelen oy pusulası arasında tutarlı sayılar olmadığı için, rakamları tutturmak için geçersiz oylara yazmışlar. 8 geçersiz varken 11 yapmışlar mesela, torbaya bakınca 11 geçersiz oy yok.

"Baştan zincirin iyi kurulması lazım. Torba geldiğinde gerçek sayılar nedir, o sayılacak, kaç zarf, kaç oy pusulası çıktı. Leke ya da imza var mı, o incelenecek. Sonra seçmen sandığa geldiğinde oy kullanma işlemi başlasın."

Güler, oy kullanma işleminin ardından torbaların ilçe seçim kuruluna götürülmesi aşamasında polisin her türlü güvenlik tedbirini aldığını söylüyor:

"Oy sayım işlemi bittikten sonra, oyların polis eskort aracıyla beraber güvenli bir şekilde ilçeye intikali için bir tedbir sağlanıyor her zaman. Sandık kurulu başkanı da seçeceği iki sandık kurulu üyesiyle birlikte, ıslak imzalı tutanakla birlikte, torbaları teslim etmesi gerekiyor. Görev yapan arkadaşlarımız, bu süreci de ilçe seçim kuruluna ulaşana kadar yakından ve ciddi bir şekilde takip edecekler. Gerçi oralarda bugüne kadar bu intikal esnasında bir şey yaşanmış değil. Esas önemli olan sandık başındaki hukuki eksiklerin ve sıkıntıların giderilmiş olmasıdır."

3. Veri akışı: AKP müşahitleri kendi çetelesini tutacak

Oyların sayımı sırasında sandık kurulu üyelerinin tuttuğu çetelelerin, yani oy sayım döküm cetvellerinin yanı sıra, her sandıkta bir AKP'li müşahit, kendi çetelesini tutmaktan sorumlu olacak.

AKP'nin de 2007'den bu yana kendi kullandığı bir sistemi var. Müşahitler kendi tuttukları çetelenin fotoğrafıyla birlikte, sandık kurulunun oy sayım işleminin sonunda oluşturduğu ıslak imzalı tutanağın bir fotoğrafını, mobil telefonları üzerinden bu sisteme yükleyecek.

Sistem, bu fotoğrafları rakama çevirecek ve böylece iki veri arasında fark olup olmadığı görülecek.

İkinci safhada ise ilçe birleştirme tutanakları, AKP'li ilçe seçim kurulu üyesi, kendisine verilen tutanak özetini aynı sistemde paylaşıyor. Bir uyuşmazlık olması durumunda o satır kırmızıya dönerek uyarı veriyor. Kırmızı olan satırların tümünün düzeltilmesi için itirazlar bu şekilde yapılıyor.

Güler, sonuçların birkaç saat içinde ellerinde olacağını, bunları da basın açıklamalarıyla duyuracaklarını söylüyor:

"Sistemi, il başkanlarımız ve genel başkanımızla özel bir odamız var, orada izleyebiliyoruz. Tahmin ediyoruz saat 6-6,5 aralığında sonuçlar belli olacak.

"Bu verileri il başkanımız ya da seçim koordinasyon merkezinde (AKP Genel Başkan Yardımcısı) Ali İhsan Bey'in (Yavuz) açıklamalarıyla duyuracağız. Bir ajansa veya başka bir yere vererek değil…

"Anadolu Ajansı'nın kendi sistemi var, İstanbul'da her bir okulda görevlileri var onların tahmin ediyorum. 31 Mart'ta olan şey… Gelmiyor bazen sonuç, giremiyorsunuz. Sandıklar da kapanmış, seçim kuruluna gidiyor, nereden temin edeceksiniz? Yüzde 98'lik veriyi almışsınız, yüzde 1 ya da 2'lik kısımda bu olabilir. 2-3 bin kişilik bir organizasyonda 3-5 kişi aksayabiliyor. Bazı veriler daha sonra tamamlanmak zorunda kalıyor."

(BBC Türkçe)

15 Haziran 2019 00:11
DİĞER HABERLER