İşte, Ayşe Özdoğan’ı ölümcül hastalığını bile bile cezaevine gönderen isimler

Aylardır infazının ertelenmesi için hastane kapılarında bekletilen 4. evre kanser hastası Ayşe Özdoğan, infaz ertelemesi reddedilerek Denizli T Tipi Cezaevine konuldu. Tetkiklerini sunmasına rağmen Özdoğan’ı cezaevine götüren süreçte Yargıtay 16. Ceza Dairesi üyeleri, Adli Tıp Kurumu’nun bağlı olduğu Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Yalçın Büyük ve Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal’ın rolü bulunuyor.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verilen Ayşe Özdoğan’ın infaz erteleme talebi İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından oybirliğiyle reddedildi. Doç. Dr. Yalçın Büyük’ün başkanı olduğu İstanbul Adli Tıp Kurumu, Özdoğan’ın hastalığının metastaz boyutunda olmadığını, hayatını cezaevi şartlarında yalnız idame ettirebileceği gerekçesiyle infazının ertelenmesi talebini reddetti.

CEZANIN ERTELENMESİ HUKUKUN VE VİCDANIN GEREĞİYDİ

Ancak İnfaz Kanunu’nun 16’ncı maddesinde, hapis cezasının infazı mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil etmesi durumunda mahkumun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılacağı hükmü bulunuyor. Bu hükme göre, cezanın ertelenmesi mümkündü. Ancak Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e bağlı Adli Tıp Kurumu, 4. evre maksiler sinüs kanseri konulan, sol üst çenesi, dişleri, elmacık kemiği, tükürük bezleri alınan ve önünde dört ameliyat daha bulunan Özdoğan hakkında infaz ertelenmesine gerek olmadığına hükmetti.

İNSANLIK SUÇU İŞLENİYOR

Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki yaşam hakkını ihlal eden ve Ayşe Özdoğan’ı resmen ölüme göndererek büyük bir insanlık suçu işleyen kararı alanların hukuken sorumluluğu bulunuyor.

MAHKEME AĞIR CEZA VERDİ, YARGITAY DA JET HIZIYLA ONADI

Ayşe Özdoğan, 12 Aralık 2019’da Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı. Mahkeme, Özdoğan’ın kansere yakalanması sonrası 26 Aralık’ta tahliye kararı verdi. Devam eden süreçte Özdoğan’ın 4. evre kanser hastası olduğu kesinleşti. Ancak 8. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti, Özdoğan’a terör örgütü üyeliğinden hiçbir indirim yapmadan üst sınırdan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verdi. Kararı istinaf onadı. Ayşe Özdoğan, bu süreçte ameliyat oldu. Hastalığının 4. evre olduğuna dair tüm raporları Yargıtay’a sundu. Ancak Yargıtay 16. Ceza Dairesi Üyeleri, jet hızıyla Ayşe Özdoğan’ın davasını gündeme alarak, 9 yıl 4 ay 15 günlük hapis cezasını 16 Haziran 2021’de onadı.

Bir çocuğu bulunan, öğretmen eşi de 3 yıldır tutuklu bulunan Özdoğan, Yargıtay’ın kararını onamasının ardından sesini duyurmaya çalıştı. Özdoğan, uluslararası medyada ve Twitter’da hastalığını anlattı. Kamuoyuna ve yetkililere çağrıda bulunan Özdoğan, “Ben bir insan olarak, Anayasanın bana verdiği yaşama hakkını kullanmak istiyorum. Tedavime izin verin. Sağlığıma kavuşursam cezam neyse onu çekmeye razıyım. Yetkililere sesleniyorum lütfen yardım edin” dedi. Ancak Özdoğan’ın çağrısı devlet katında yankı bulmadı. Yetkililer, hukuk ve vicdanın gereğini yerine getirmedi.

ADALET BAKANI, KANSER HASTASI ÖZDOĞAN’IN CEZAEVİNE KONULMASINDAN SORUMLU

Ölümcül hastalığı doktor raporlarıyla kesin olan Ayşe Özdoğan’ın cezaevine konulmasından bir numaralı sorumlu Adli Tıp Kurumu ve savcılıkların idari olarak bağlı olduğu Adalet Bakanı Abdulhamit Gül. Özdoğan hakkında cezaevinde kalabilir raporu veren İstanbul 3. İhtisas Kurulu üyeleri ile Adli Tıp Kurumunun Başkanı Doç. Dr. Yalçın Büyük’ün de Anayasa’ya ve İnfaz Kanunu’na aykırı karar verdikleri gerekçesiyle sorumlulukları bulunuyor.

05 Ekim 2021 09:21
DİĞER HABERLER