Kara: İktidarın intikam politikaları yerel yönetimlerde gözle görülür hale geldi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Dr. Niyazi Nefi Kara, "AK Parti iktidarlarının intikam almaya yönelik politikaları 2014 yılındaki yerel seçimlerden sonra yerel yönetimlerde de gözle görülür bir hal aldı." dedi.

Yazılı açıklama yapan Kara, AK Parti'li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in, belediyede çalışanlara yönelik yaptığı kıyımları kınadığını bildirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi'ndeki işten çıkarmalar, sürgün atamalar ve kıyımdan nasibini alanlardan birinin de Tüm Bel Sen Antalya Şubesi Başkanı İlhan Karakurt olduğunu ifade eden Kara, iktidarın öfke, kin, hakaret ve ötekileştirme siyasetinin her alanda kendini gösterdiğini söyledi. Kara, "AK Parti iktidarlarının intikam almaya yönelik politikaları 2014 yılındaki yerel seçimlerden sonra yerel yönetimlerde de gözle görülür bir hal aldı. Özellikle Antalya Büyükşehir Belediyesi'ni kazanan Menderes Türel, iktidar partisine, aslında daha doğru bir ifade ile Cumhurbaşkanı'na, yaranmak için muhalif avına çıktı. İlk önce çok kötü bir ifade ile 'işlerine yaramayacaklarını düşündüğü' işçileri kanunsuz bir şekilde başka ilçelere sürdü. Kamu hizmetinin mekânı ve zamanı yoktur ancak yapılan işlemlerin kamu hizmetini gözeterek yapılmadığı Antalya İdare Mahkemesi kararları ve hatta Antalya Valiliği İnsan Hakları Komisyonu tarafından da tescillenmiştir." şeklinde konuştu.

Devletin kendi kurumunda yaptığı incelemenin ardından hazırlanan raporda sürgün edilen belediye çalışanlarına mobing uygulandığı, özel yaşama müdahale edildiği, 15 metrekare alanda 30-40 memur ve işçinin çalışmaya zorlandığı, her gün ilçeler arası ulaşımın sorun oluşturduğu ve aile parçalanmalarına neden olduğuna yönelik tespitte bulunulduğuna dikkat çeken Kara, AK Parti'li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in, mahkemelerin verdiği yürütmeyi durdurma kararları da ortada iken, hukuksuz işlemlerini devam ettirmeyi sürdürdüğünün altını çizdi. Başkan'ın hukuksuz uygulamaları sebebiyle 2 binden fazla belediye çalışanının işlerine son verildiğini ileri süren Kara, 360 çalışanın da uzak ilçelere sürgün edildiğini iddia etti.

"PARALEL MÜCADELE ADI ALTINDA KAMUDA KIYIM YAPILIYOR"

Ailenin birliğine çok önem verdiklerini her fırsatta dillendiren AK Parti zihniyetinin asıl amacının kadınları evde oturtmak olduğunu ileri süren Kara, Menderes Türel'in hamile ya da emziren kadınları da sürgüne yollayarak yıldırma politikaları ile evlerine göndermeyi amaçladığını savundu. Sürgün nedeniyle intihar eden işçilerin olduğunu öne süren Kara, büyükşehir yasası ile kapatılan belde belediyelerindeki 180 belediye çalışanını Devlet Personel havuzuna attıklarının altını çizdi. Kara şunları kaydetti: "Bunlar sadece kısa sürede sizlere aktaracağımız işçi kıyımlarından bazıları. İnanın, bu sadece Antalya'ya mahsus da değil. 'Paralel yapı ile mücadele ediyorum' hırsı ile 657 Devlet Memurları Kanunu'nda bile değişikliğe gidecek olan AK Parti zihniyeti, aslında tam anlamıyla bir muhalif avına çıkmış durumdadır. Mesela İlhan Karakurt'ta Türel'in başlattığı muhalif avından nasibini almış bir emekçi arkadaşımızdır. 1995 yılında Devlet Güvenlik Mahkemeleri tarafından yargılanmış ve memurluğa alınma şartlarını kaybettiği nedeniyle görevine son vermiştir. Hükümetinin 2004 yılında Devlet Güvenlik Mahkemeleri'ni kaldırması ve verdiği kararları hukuksuz ilan etmesiyle beraber İlhan Karakurt 2008 yılında İzmir 8. Ağır ceza Mahkemesi'nin kararı ile memnu hakları iade edilmiştir. 2009 yılında Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde eğitmen kadrosunda memurluğa geri dönmüştür. Anlaşılacağı gibi devlet memurluğuna atamasının mümkün olduğu, buna yasal bir engel olmadığı hususu, yargı kararı ile ortaya konulmuş ve kesinleşmiştir. Bu yargı kararlarına rağmen bugün İlhan Karakurt, idarenin, yani bu hususta Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin takdir yetkisini yanlış kullandığına yönelik basit ve hukuksuz bir bahane ile memurluktan atılmıştır. Bu olay AKP'li yöneticilerin kendilerine muhalif olan herkesten korktuklarını ve bu korkuları nedeniyle onları baskı, tehdit, işten çıkarma gibi gözdağıyla ile sindirmeye çalışmalarının bir tezahürüdür. Çünkü dikta rejimini her alanda uygulamaya koyanlar bir yerden sonra korkmaya başlarlar. Haksızlık yaptıkları kişilerin bir gün gelip kendilerinden hesap soracaklarını çok iyi bilirler."Cihan CİHAN
24 Şubat 2016 13:55
DİĞER HABERLER