Kayseri Emniyeti’nde işkence: Başıma poşet geçirip darp ediyorlar

Avukat Zehra Karakulak, müvekkili Mehmet Ali Çetin’e Kayseri Kaçakçılık ve Organize Şuçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü’nde yapılan işkenceleri anlattı: “Koca adam karşımda hüngür hüngür ağladı.”

Kayseri’de Hizmet Hareketi'ne yönelik son günlerde peş peşe gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınanlara işkence yapıldığı iddia edildi.

Avukat Zehra Karakulak, Kayseri Kaçakçılık ve Organize Şube’de gözaltında tutulan müvekkili Mehmet Ali Çetin ve gözaltında bulunan diğer kişilere işkence yapıldığını söyledi.

Müvekkilinin Hizmet Hareketi'ne ait dershanede tarih öğretmenliği yaptığını belirten avukat Zehra Karakulak, “Avukat odasına geldiğinde üstü toz toprak içindeydi, beni görünce hüngür hüngür ağlamaya başladı. 4 gün boyunca kafasına poşet geçirilerek işkence yapılmış.” dedi.

KAYSERİ KOM ŞUBE’DE İŞKENCE

Karakulak şöyle konuştu: “27 kişinin gözaltına alındığı, medyaya yeniden yapılanma olarak yansıyan bir operasyondu bu. Ben de bir meslektaşımın babası alındığı için arandım. Gittiğimde daha önce yargılanıp ceza alan kişiler olduğunu gördüm.

Mehmet Ali Çetin için ben de avukat olarak adımı KOM Şube müdürlüğüne bildirdim. İki gün boyunca aranmadım. Bu sabah arayıp ifade için davet ettiler. KOM Şube Müdürlüğü’ne gittim. Avukat odasına alındık.

Müvekkilim beni görür görmez ağlamaya başladı. ‘Avukat hanım beni kurtarın, dört gündür başıma poşet geçirip beni sürekli dövüyorlar, sürekli vücudumun farklı yerlerini darp ediyorlar’ dedi. Koskoca adam karşımda hüngür hüngür ağladı. Kendisiyle gözaltına alınan diğer arkadaşlarına da işkence yapıldığını söyledi, sürekli ağladı.”


“KONUŞTUĞUMUZ PLATFORM GİBİ”

Boldmedya'dan Cevheri Güven'in haberine göre müvekkilinin kendisine 6 polisin işkence yaptığını, bunlardan birinin isminin Necmettin olduğunu aktardığını belirten avukat Karakulak, ardından ifade esnasında yaşananları anlattı:

“İşkence yapanların isimlerini sordum. Necmettin isimli bir polis memurunun ismini verdi, diğerlerini ise görürse tanıyacağını söyledi. Ben işkencenin insanlık suçu olduğunu, kendisini baskı altında hissetmemesi gerektiğini, avukatı olarak hukuksal çerçevede elinden geleni yapacağımı söyledim.

Ardından ifade odasına gittik. İki polis memuru vardı. Polislerden ifadeyi alacak olan, ‘Konuştuğumuz platform gibi değil mi’ dedi. Ben de ne platformu olduğunu sordum. Benden önce müvekkilimi ifadeye alıp almadıklarını sordum. Geçiştirdi, ‘O biliyor’ dedi.

İfadeye başlandı. Tabi ifade tutanağı CMK Etkin Pişmanlık Hükümlerine göre hazırlanmış. Müvekkilime etkin pişmanlıktan yararlanıp yararlanmayacağını sordu. Müvekkilim ‘Yararlanmayacağım’ deyince, polis ‘hım’ gibi sesler çıkardı. Ondan sonra polis memuru sinirlendi kalktı gitti. Serdar isimli bir komiser geldi.”

ÖNCEDEN İFADE ALINDIĞI ORTAYA ÇIKTI

Avukat Karakulak, odaya Serdar isimli komiser girdikten sonra gerilimin arttığını ve kendisinin de baskı altına alınmaya başlandığını belirtti:

“Odaya başka polisler de girdi. Serdar isimli komiser başımızda dikilip, ‘Lan oğlum dört gündür konuşacağım diyorsun. Konuştun da biz de savcı beye ilettik. Bir saatte ne değişti’ diye bağırdı. ‘Bu avukat mı seni yönlendirdi?’ dedi. Müvekkilim, ‘hayır avukat hanım beni yönlendirmiyor, ben bir şey bilmiyorum, bildiklerimi söylerim zaten’ dedi.

Baskı ortamı oluşturulunca ben tepki gösterdim. ‘Komiser bey, şu an baskı yapıyorsunuz, psikolojik işkence yapıyorsunuz, bunu yapamazsınız’ dedim. Bağırarak ‘bu avukat ağzını açarsa tutanak tutacaksınız, konuşturmayacaksınız’ diye bağırıp odadan çıktı.

Başka polis geldi oturdu, ama ifade almadı. Sonra 4-5 kişi geldi hiçbir şey yapmadı. Sonra başka polis geldi. Tape konuşmaları deniyor ama hiçbir açıklama yok, belge yok. Sonra tutanak çıkartıldı ve imzaladık.”

BARO DEVREYE GİRDİ

Avukat Karakulak, içeride yaşananları meslektaşlarına ilettiğini, Kayseri Baro Başkanı’nın kendisini aradığını ancak ‘Avukat hanımın telefonu çekmiyor’ denilerek komiser Serdar’ın telefonuna yönlendirildiğini belirtti.

Komiser Serdar’ın telefonundan Baro Başkanı ile konuştuktan sonra yaşananları ise avukat Zehra Karakulak şöyle anlattı:

“Serdar isimli komiser çıkışta benimle konuşmak için ısrar etti. Odasına çağırdı. Polis olduğunu, kimseye işkence yapmadığını, sürekli işkence iddialarının gündeme getirildiğini söyledi. Ben de müvekkilimin 4 gündür işkence gördüğünü ağlayarak anlattığını belirttim. Polis olarak suçluyu bulma görevlerinin olduğunu, ama işkence yapamayacaklarını söyledim. Baskı altında ifadeye karşı çıkmanın avukatlık görevim olduğunu söyledim.

Sonrasında Baro Başkanı ile tekrar kendi telefonumdan görüştük. İşkence konusunda arkamızda olduğunu söyledi. Ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili İstanbul Sezgin Tanrıkulu ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile görüştük.”

“BENİ SİNDİRMEYE ÇALIŞABİLİRLER”

Avukat Zehra Karakulak, yaşananların ardından kendisine yönelik tehdidin de olabileceğini ancak baskıya boyun eğmeyeceğini belirtti:

“Beni sindirmeye çalışabilirler, başıma gelecekleri hissediyorum şu an ama işkenceye karşı sessiz kalmam mümkün değil. Yazık günah, kaç yaşında adam hüngür hüngür ağlıyor karşımda. Sizden sonra bana ne yapacaklar diyor. İnsanlıktan çıktık, bu nedir? İyice tartaklandığı belliydi zaten müvekkilimin, üstü başı toz toprak içindeydi.”

15 Temmuz 2019 22:57
DİĞER HABERLER