"Kayyım uygulamasının bedeli çok ağır olacak"

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, yüksek yargının yapısını değiştiren tasarının birçok açıdan Anayasa'ya aykırı olduğunu söyledi: ''Anayasa’nın HSYK’ya verdiği yetkiler çerçevesinde yapılması gereken işlemler, kanunla yapılmaya çalışılıyor.''
Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı ve hafta başında TBMM Başkanlığı’na sunulan ‘Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nı Yarına Bakış'a değerlendirdi.

Yargıtay ve Danıştay üyelerinin tamamının görevinin sona erdirilmesinin ‘toplu azil’ niteliğinde olduğunu vurgulayan Türk, üyelerin görevlerine toptan son verilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna işaret etti. Anayasa’nın 139. ve 140. maddesinde hâkimlik ve savcılık teminatının düzenlendiğini hatırlatan Türk, Anayasa’ya göre hakim ve savcıların azledilemeyeceğini söyledi.

AYM'YE TAŞINIR

Anayasa’nın hakim ve savcıların belli özlük işleri konusunda tasarrufta bulunma yetkisini HSYK’ya verdiğini vurgulayan Hikmet Sami Türk, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Anayasa’nın HSYK’ya verdiği yetkiler çerçevesinde yapılması gereken işlemler, şimdi kanunla yapılmaya çalışılıyor. Anayasa’nın yetki verdiği organ değil, onun yerine siyasi iktidar rol alıyor. Birçok açıdan Anayasa’ya aykırı olan bu düzenleme. Eğer Meclis’ten geçerse mutlaka AYM’nin önüne götürülecektir.''

Tasarı ile kayyımlık müessesesinin yetkilerinin genişletildiğine de dikkat çeken eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: ''Türkiye’de neredeyse bütün işleri artık kayyımlara tevdi ediyorlar. Mahkemeler kendilerinin çözmesi gereken işlemler için ya bilirkişi tayin ediyorlar ya da kayyım atıyorlar. Kayyım ataması siyasi iktidarın muhalif sesleri susturmada kullandığı bir araç haline geldi. İpek Grubu’ndan başlayan kayyım atamaları Zaman ile sürdü. Bugün TV ve Kanaltürk kapandı, Zaman şekil değiştirdi. Kayyımların göreve atandığı bütün şirketler sonuç itibarıyla battı. Yani devlet eliyle ortadan kaldırma.''

Son dönemde üniversite vakıflarının mütevelli heyetlerinin görevden alınarak yerlerine kayyım atandığını hatırlatan Türk, ''Bu üniversite özerkliği ile bağdaşmıyor. Şirket kurma ve teşebbüs özgürlüğü ile bağdaşmıyor.'' dedi.

KAYYIM UYGULAMASININ BEDELİ AĞIR OLACAK

Söz konusu uygulamaların Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yoluyla götürüleceğini ifade eden Türk, kayyımların zararının faturasının vatandaşlara çıkacağını anlattı: ''AYM’de tatmin edici bir sonuç alınmadığı takdirde konu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) götürülecektir. Türkiye, bu kayyım atamaları sonucunda ortaya çıkan zararların tazminini çok büyük bedellerle ödeyecektir.''

Yeni tasarıyla birlikte kayyımlara devlet koruması getirildiğini hatırlatan Türk, ortaya çıkabilecek tablo ile ilgili şu ifadeleri kullandı: ''Zararı önce devlete ödetecekler. Sonra dönüp kayyımdan isteyecekler. Bu zararları bir kayyımın ödeyebileceğini sanmıyorum. Bu sefer kayyımla devlet mahkemelik olacak. Sonuçta bu paralar vatandaşın cebinden çıkacak.''

YÜRÜTME İLE KOL KOLA BİR DANIŞTAY OLUŞTURULACAK

İdare hukukçusu Prof. Dr. Metin Günday: “Seçimler, yasanın yürürlüğe girmesini takiben beş gün içinde yapılacağından, seçilecek üyeler büyük olasılıkla şimdiden belirlenmiştir. Ezcümle üyelerin yenilenmesiyle yürütme ile uyumlu (!) ve de kol kola bir Danıştay oluşturulmuş olacak.”

YÜKSEK YARGININ BİAT EDENLERDEN OLUŞMASI İSTENİYOR

Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Erdoğan: “Tehlike gerçekten de büyük. Daha önceki düzenlemelerle yüksek yargıda çoğunluğu ele geçirdiler ama yetmedi. Şimdi Reis’e bağlı olmayan herkesi dışlayıp tümüyle biat edenlerden oluşan sözde yüksek mahkemeler oluşturmak istiyorlar.”

AYM BUNU İPTAL EDİNCEYE KADAR...

Hukukçu-gazeteci Taha Akyol: “Tasarı kesinlikle Anayasa’ya aykırı. Hukuk devletinde bazı kanunlar anayasaya aykırıysa iptal edilir. Bu normaldir. Vahim olan, anayasaya aykırılığı kesin olan tasarıyı hazırlamaktır. AYM bunu iptal edinceye kadar ‘Üsküdar’ı geçmek düşüncesiyle hareket etmektir.”

Yarına Bakış
16 Haziran 2016 10:49
DİĞER HABERLER