Kayyımlı Zaman'da meğer neler yaşanmış

Kayyımlı Zaman'da meğer neler yaşanmış
Kayyım yoluyla el konulan Zaman Gazetesi'nde yapılan hukuksuz işlemler çalışanlar tarafından tek tek tutanak altına alındı. Tutanaklar, gazetenin yayın politikasına ve işleyişine yönelik müdahaleleri gözler önüne serdi. İlk gün gazeteyi dışarıda hazırlatarak korsan şekilde bastıran kayyımın, Zaman editörlerine sistemi kapattığı ortaya çıktı. Olaylar bununla da bitmemiş. İnternet servisine yayın politikasının değişeceği bildirilmiş.
Haber ve sistem erişimi engellenen editörler bu durumu tutanak altına aldı. Gazetenin teknik alt yapısının felç edildiği, çalışanların kişisel eşyalarına müdahale edildiği, bilgisayarlara bilinmeyen veri yüklendiği, haber portallarına ulaşımın engellendiği tek tek tutanaklarla belgelendi.

Kayyım atanan Zaman Gazetesi personeli yaşadıkları her hukuksuzluğu tutanak altına alıyor. Gazete son 4 gündür adeta tutanak gazetesine dönmüş durumda.

İş yerlerine gelen personel yaşadıkları ve karşılaştıkları sorunlar sebebiyle gelecekte herhangi bir sıkıntı yaşamamak için tuttukları tutanakları görgü şahitlerine de imzalatıyor. Polisler tarafından kişisel bilgisayarların seri numarasının alınması, çalışan personelin çekmecelerinin karıştırılması, editörlerin kullandığı sistemlerin erişimlerinin kesilmesine kadar onlarca tutanak tutuldu.
Tutanakların delil olarak kabul edildiğini söyleyen Pak Medya İş Sendikası Avukatı Hasan Tahsin Işıltan, “Bu tutulan tutanaklar takdiri delildir. Diyelim personeli bu tutanağı tuttu. Yarın öbür gün bu tutanakta olanların gerçek olmadığını ispat etmek karşı tarafın sorumluluğu. İnternet kesik olduğuna dair bir tutanak tutulduysa bunu kendileri ispat edecek” dedi.

SORUMLULUK KAYYIM HEYETİNDE

Kapısı kırılarak polislerin zapt ettiği gazete binasında kayyımın ilk müdahalesi yayın politikasını değiştirmek oldu. Cuma gecesi gazeteye giren kayyımlar internet sistemini kapattı. Muhabir ve editörlerin gazeteyi hazırlamak için kullandığı sistem devre dışı bırakıldı. Gazete personeli bu durumu kayyım heyetine üç kez iletti ancak cevap alamadı. Sistem kayyım tarafından kapatıldığı için gazeteyi hazırlayamayan yazı işleri ekibi bu durumu şöyle tutanak altına aldı:

“İş bu tutanak bu saate kadar gazetenin hazırlanmamasının sorumlusunun kayyım heyeti ve getirdikleri teknik heyet olduğunu tespit için kaleme alınmıştır. Düzenlenen bu tutanak ile ilgili görevinin başında olan bizlerin sorumluluğu yoktur.”

ŞAHSİ BİLGİSAYARLARIN NUMARASI ALINDI

Gazeteye kayyım aracılğıyla el konulduktan sonra, polislerin çalışanların özel eşyalarına da müdahale ettiği belirlendi. Mahkeme kararı şirket adına çıkmasına rağmen polisler çalışanların çantalarını giriş çıkışlarda didik didik aradı. Arama noktalarında yetkisi olmayan kişiler çalışan personelin ellerindeki kişisel bilgisayarlar ve fotoğraf makinesi gibi araçların seri numarasının aldı. Çalışanların şahsi eşyalarının bulunduğu çekmecelerin karıştırıldığı da tutanaklara geçti.

GÜNLÜK GAZETELER VERİLMİYOR

Kayyımdan sonra gazetede ilginçlikler her alanda devam etti. Öyle ki çalışanlar diğer ajansların haber akışlarını dahi takip edemedi. Yaşanan mağduriyet tutanaklara şu şekilde geçti:
“Yayıncıların en temel işlevlerinden biri diğer yayın organlarını takip işidir. CİHAN, ANKA, Yurt Haber, Ankara Haber Merkezi ve Parlemento Bürosu gibi servislerin haber akışı sağlanamıyor. Günlük gazeteler 3 gündür yetkili firma tarafından kapıya kadar getirilmesine rağmen yayıncılara ve editörlere ulaştırılmıyor. Gazete okumamız engelleniyor. Kayyım gözetiminde çıkan Zaman Gazetesi dahi elimizde yok.”

KAYYIMA iHTAR

Zaman Gazetesi avukatı Ali Odabaşı kayyım kararına karşı Bakırköy 33. noterliği aracılığıyla ihtarname gönderdi. Avukatlar İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'nin kararıyla kayyım atanan muhataplara itiraz etti. Dilekçede şu ifadeler yer aldı: "Her ne kadar hakim kararıyla kayyım olarak atanmış ve şirketi yönetmiş olsanız da söz konusu karar usul ve esas yönünden açıkça Anayasaya, Ceza Muahakemesi Kanununa ve hukuka aykırı olup iç hukukta uluslararası hukuk nezdinde bütün yasal yollara başvurularak gerekli itirazlar yapılacak ve davalar açılacaktır."

SORUMLULUK KABUL ETMiYORUZ

Gazetede yaşanan ve tutanaklara geçen bir başka hukuksuzluk ise internet servisine kayyım tarafından atandığı belirtilen Yunus Göksu ve çalışanlar arasında oldu. Henüz yetkisi olmamasına rağmen çalışanlara talimat yağdıran Göksu ile ilgili şu tutanak tutuldu:

“Zaman Gazetesine kayyım heyeti tarafından görevli olarak geldiğini söyleyen ancak herhangi bir yetki belgesi göstermeyen Yunus Göksu olarak kendisini tanıtan bir şahıs yanında bulunan bir başka şahıs ile pazartesi günü saat 10:00'da internet servisi çalışanlarını toplayarak bazı tedbirlerde bulundu. Çalışanları tek tek odaya çağırarak yayın politikasının değişeceğini söyledi. Yeni gelecek olan personelin istediği bilgisayarı alabileceklerini söyledi. Bilgisayarlarda herhangi bir zimmetin olmadığını çalışanlara ilan etti. Çalışanlar olarak resmi yazı ile iletilmesini istediğimizi söyledik. Bir iki gün içinde geleceğini söyledi. Sorumluluk kabul etmiyoruz.”

KAYYIM, ZENCANi HABERiNi GiREMEDi

Yayınlarına müdahale edilmeyecek denmesine rağmen kayyımlar gazeteyi kendi istekleri doğrultusunda çıkardı. Kayyımlar pazartesi günü çıkan gazetede İran tarafından idam cezası verilen Babek Zencani haberini gazeteye almadı. Babek Zencani, 17 Aralık yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan Reza Zarrab'ın ortağı. Aynı gün İstanbul Kadıköy'de kadınların eyleminde uygulanan polis şiddeti de kayyımın talimatı gereğince gazeteye girmedi.

‘SADECE KANAL 24 İZLENECEK'

Zaman Gazetesi personeli bina girişindeki kaferyada bulunan televizyonda Can Erzincan Tv'yi açtı. Fakat, polisler olaya müdahale etti. Polis, sadece Kanal 24'ü izleyebileceklerini belirterek, başka kanal açılmayacağı söyledi. Personel her zaman yaptıkları gibi kafede istedikleri kanalı seyredebileceğini ifade edince bazı polisler tartışma çıkardı. Tartışma uzayınca bir polis amiri personele kafede oturmayı yasakladı. İsteyen çayını alıp yukarıda içsin diye talimat verdi.

ŞAHSi BiLGiSAYARLARA iZiNSiZ DOSYA YÜKLEDiLER

Kayyımdan sonra adeta polis karakoluna dönen gazete binasın içinde çalışanların şahsi bilgisayarlarına dosyalar yüklendiği de ortaya çıktı. Çalışanlar kayyımdan sonra gazeteye geldiklerinde bilgisayarlarında bazı dosyalar gördü. Bir gazete çalışanı yaşadıklarını tutanakta şu şekilde anlattı:

“06.03. 2016 tarihinde gazeteye geldiğimde masam ve hesabım açık. Masaüstünde taslak adı verilen bir fotoğraf gördüm. Açtım baktım bana ait değil. Fotoğrafın detaylarına baktığımda gece 02:35'te kaydedildiğini gördüm. Bir gün önce akşam 17:30'da gazeteden çıkış yapmıştım. Dolayısıyla bilgisayarıma benden habersiz fotoğraf yüklenmiş. Bu dosyalardan tarafım sorumlu değildir.”

GAZETENiN TEKNiK ALTYAPISI FELÇ OLDU

Kayyım atamasından sonra kullanılamaz hale gelen teknik sistemle ilgili de tutanak tutuldu. Tutanakta, internet bağlantısı, haber okuma ve servis etme sistemi ve bilgi teknolojisi altyapısının felç olduğu vurgulandı. Servis edilen haberlerin çoğu zaman sistemde bulunmadığı vurgulandı.







Kaynak : Özgür Düşünce

09 Mart 2016 18:00
DİĞER HABERLER