Kırklareli'nde polis 6 kurumla eğitim kurumlarına baskın yaptı

Kırklareli merkez ve Lüleburgaz ilçesindeki FEM, Anafen Dershaneleri ile Özel Fatih Okullarına polis eşliğinde 6 kurumla baskın yapıldı.

Altı farklı kurumun okullardaki arama ve incelemeleri 6 saat, dershanelerde ise 10 saatten fazla sürdü. Baskın, Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sulh Ceza Hakimliği'nin "Anayasal Düzeni Değiştirmeye Teşebbüs" suçlamasıyla gerçekleşti.
İl Milli Eğitim, Gıda Tarım ve Hayvancılık, Halk Sağlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, vergi denetmenleri, itfaiyeden gelen ekipler emniyetin farklı şubelerinden gelen polislerle gün boyu kurumlarda kaldı. Akşam saatlerine doğru tamamlanan arama ve inceleme çalışmalarının ardından polis, kuruma ait bilgisayarlara ve faturalara el koydu. Çantalara ve çuvallara konulan evrakları alan polis kurumlardan ayrıldı.

ANAYASAL DÜZENİ DEĞİŞTİRME SUÇUNDAN GELDİLER ÖĞRENCİ KAYIT FATURASINI ALDILAR

Yapılanın hukuksuz baskın olduğunu söyleyen kurum avukat Deniz Atmaca, Kırklareli Sulh Ceza Hakimliği tarafından müvekkili olduğu kurum hakkında arama ve el koyma işleminin yapılmasına karar verildiğini söyledi. Arama gerekçesi olarak da "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs"ünü gösterildiğini belirten Atmaca, "Ancak 10 saat süren aramalar neticesinde müvekkil firmaya ait bir tek faturalar alınmış. Bu da Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunun aslında herhangi bir dayanağının olmadığını göstermektedir. Zira hiçbir anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs edecek yapı fatura ile bunu yapmaz. Bunun farklı araçları ve suç aletleri vardır." dedi.

Burada herhangi bir suç aleti tespit edilemediğini vurgulayan avukat Deniz Atmaca şunları söyledi: "Sadece dershanenin öğrenci faturalarına el konuldu, gidildi."

"POLİS YETKİSİNİ AŞTI"

Aramanın savcılığın talebi ile sulh ceza hakimliği tarafından verildiğine işaret eden Atmaca, ancak arama sırasında valilik tarafından görevlendirilen bilirkişileri gördüklerini kaydetti.

Valiliğin bilirkişiyi emniyetin talebi üzerine gönderdiğini anlatan Atmaca, "Ancak bu, yasal olarak mümkün olmayan bir şeydir. Çünkü arama emri veren kurumun ancak bilirkişileri isim belirterek göndermesi gerekirken emniyet burada yetkisini aşmış, savcı ve hakimin üzerine çıkmış. Valilik ile birlikte yargı üzerindeki vesayetin Kırklareli'nde canlanmasına sebep olmuştur. Bu hususu kayıtlara geçirilmesi adına belirtmek istiyoruz." diye konuştu.

Gelen görevlilerle medenice bir ilişki kurmalarına rağmen hukukun olmadığı bir durumun ortaya çıktığını açıklayan avukat, "Çünkü el konulan belgenin alınış amaçları, suç ile ne tür ipucu ortaya koyduklarına dair herhangi bir görüş dahi polislerimiz ne yazık ki, tutanaklara geçiremediler. İnanıyoruz ki böyle bir isnat tamamen algı oluşturmaya yönelik ve toplumda bu güzide kurumlara olan bakışı kötü olarak değiştirmeye yöneliktir. Sonuçsuz kalacağını hep birlikte göreceğiz." açıklamasını yaptı.

Avukat Murat Keçeci ise anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlamasıyla aramanın yapıldığına işaret ederek, "Arama, el koyma kararı verileceği vakit hakimin öncelikle bakması gereken şey bir makul şüpheyi gerektirir bir durumun var mı yok mu? Sayın hakim bu kararı verirken neye dayanarak, neyi makul şüphe esas kabul ettiğini kararında hiçbir şekilde zikredememiş, çünkü bunu gerektirecek bir şey yok." şeklinde konuştu.

"ARAMA VE EL KOYMA KARARI USULSÜZ"

Savcının mahkemeden yapmış olduğu talebin ve talebe istinaden hakimin verdiği kararın başlı başına usulsüz bir karar olduğunu dile getiren Keçeci, şunları söyledi: "Suçlama Anayasal düzeni ortadan kaldırmak… Şu an hepimizin bildiği üzere anayasal düzeni ortadan kaldırmaya çalışan ve bunu fiiliyata döken bir terör örgütü var. Bu örgüt özellikle son günlerde çocukları yetim, eşleri dul bırakıyor. Anneleri evlat acısıyla yaşamaya mahkum ediyor. Ve bunu hepimiz yürek acısıyla maalesef takip ediyoruz. Fakat bir eğitim kurumları ki bunlar her zaman devlet tarafından denetlenen kurumlar. Fakat bir itfaiyeci, milli eğitim müfettişi, sağlık, gıda tarım ve hayvancılık bir yetkili ile bu kuruma gelip burada anayasal düzene karşı bir suç işleniyor mu, işlenmiyor mu, bunun araştırmasını yapılması gerçekten çok abes. Anayasal suç bir itfaiye mevzuatına aykırı işlemle nasıl meydana gelir, nasıl oluşur; bunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Elbet hukuksuzluklar bir gün son bulacak. Ve herkes hukuk içerisinde yapmış olduğu hukuksuz işlemlerin cezasını çekecektir. Buna da hukuka güvenimiz sonsuzdur."
CİHAN
10 Eylül 2015 21:56
DİĞER HABERLER