Koç: Her şeyin bir paraleli, her şeyin bir karesi, üçgeni aranır hale geldi

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın 'binin üzerinde kişi için ihbar geldi' sözleriyle ilgili, "Yani 'milli' ekinin bu kadar ucuzca harcandığı Bakanlık sorumluluğunda bulunan insanların bu tür söz icraatiyle buluştuğuna son zamanlarda sık sık tanık oluyoruz. Her şeyin bir paraleli, her şeyin bir karesi, üçgeni aranır hale geldi." dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Yenimahalle Toptancı Sebze Hali'ni ziyaret etti. Öncelikle Ankara Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği ziyarette bulunan Koç, burada toptancı halinin sorunlarını dinledi. Koç, üreticinin hakkını korunmasının tarım politikalarıyla olacağını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: "Bu zincirin en önemli kısmında nakliye, ondan sonra haller var. Burada hal esnafının sıkıntılarını siz ifade ettiniz. Özerk olmalı mı? Özerk olmalı. Yerel yönetimlerin mekanizmanın kontrolü bakımından görevleri olmalı. Ama hal yönetimi yerel yönetimlerden çıkmalı. Özerk bir yapıya kavuşmalı. Bunun için 'Haller Birliği' kurulması önemlidir. Her yerel yönetim kendi sözünün geçtiği bölgede kendi ait kurallarla hal oluşturmamalı."

HER ŞEYİN BİR PARALELİ HER ŞEYİN BİR KARESİ, ÜÇGENİ ARANIR HALE GELDİ

Koç, dernek ziyaretinden sonra hali gezdi. Esnafın sorunlarını dinledi. Esnaf gezmesinin ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Koç, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın 'binin üzerinde kişi için ihbar geldi' sözlerinin sorulması üzerine, şunları söyledi: "Adının önünde milli eki olan 2 tane bakanlığımız var. Bunlardan biri Milli Eğitim Bakanlığı, bir tanesi de Milli Savunma Bakanlığı. Yani milli ekinin bu kadar ucuzca harcandığı bakanlık sorumluluğunda bulunan insanların bu tür söz icraatiyle buluştuğuna son zamanlarda sık sık tanık oluyoruz. Her şeyin bir paraleli, her şeyin bir karesi, üçgeni aranır hale geldi."

ÇALINAN BU MİLLETİN TÜM HAKLARIDIR, ÇALAN DA BUGÜNKÜ İKTİDARDIR

'Kurmaylık sorularının' sızdırılması ilgili iddiaları değerlendiren Koç, şu ifadeleri kullandı: "O zaman hepimizin hayatı çalınmış Türkiye'de. Hepimizin hayatı her gün çalınmış. KPSS soruları çalınmış, üniversite soruları çalınmış, kurmaylık soruları çalınmış, hakimlik soruları çalınmış. Çalınmadık ne kaldı ya? Milletin hakkının korunması için şu ana kadar kim görevliydi? 13 yıldır bu ülkede bu sınavların güvenliğinden mevcut iktidar sorumlu ve bu iktidara bağlı olan bakanlıklar sorumlu. 13 yıldır ben iktidardayım, benim hiç suçum yok. Birileri çalmış. Birileri sızdırmış. Bunun savunabilir hali var mı? sen ne yapıyordun kardeşim demezler mi adama? Her gün meydan meydan devletin uçağıyla dolaşıp, haksız rekabet yaratıp, anayasanın temel kurallarını kendi görevinle ilgili bütün çerçeveyi ihlal edeceğine otur, talimat ver, 'bu çalınma işi nedir' de. Ama insanın artık bir tahammül sınırı oluyor. Sanki daha önce yaşananlardan hiç haberleri yok. O çalınmış, bu çalınmış, o sızdırılmış, bu sızdırılmış. Siz ne yaptınız? Bu konuda muhalefet milletvekillerinin değişik noktalarda itirazları oldu. Araştırma önergesi teklifleri oldu. Hiç birisini görmediniz, duymadınız, kabul etmediniz. Cumhuriyet Başsavcılıklarına bizim suç duyurularımız oldu. Yargı noktasında görev yapanlar bu suç duyurularının üzerine gitmediler. Aradan yıllar geçti. Şimdi o sınav da sızdırılmış bu sınav sızdırılmış. Çalınan bu milletin tüm haklarıdır. Çalan da bugünkü iktidardır."

12 EYLÜL'ÜN ÜRÜNLERİ ŞİMDİ MEYDANLARDA KAFA KARIŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR

'Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın mitinginde Kenan Evren'in ölümünü hatırlatıp CHP'yi 12 Eylül'e destek olmakla suçladılar. Bunu takip edebildiniz mi?' sorusuna Koç, şu yanıtı verdi: "Yakın tarih bilgilerine hayran olduğumu bir kere daha ifade edeyim. 12 Eylül'de burnu kanamayan tek bir kadro vardır. O da şu anda bu beyefendilerin kadrosudur. 12 Eylül'de bu ülke devrimcisiyle ülkücüsüyle hepsi bedel ödediler. Birçok genç yargısız infaz edildiler. Bir kısmı da göstermelik yargıyla infaz edildi. Cumhuriyet Halk Partisi bu dönemde kapatıldı. Genel Başkanı, yöneticileri sürgüne gönderildi. 12 Eylül darbesine övgü düzenler bunlardır. 12 Eylül darbesinin açtığı yoldan, ektiği tohumlardan bu günlere fide çıkartanlar bunlardır. 12 Eylül'ün mağduru değil, 12 Eylül'ün ürününden bahsediyoruz. 12 Eylül'ün ürünleri şimdi meydanlarda kafa karıştırmaya çalışıyorlar. Bu millet kendileri kadar cahil değil."
CİHAN
15 Mayıs 2015 12:08
DİĞER HABERLER