Samanyoluhaber.com yazarlarından Esra Büyükcombak dikkat çeken bir yazı ile okuyucaları ile buluştu.
Kış hazırlıkları, kültürümüzde adeta bir ritüeldir. Kimisi turşusunu kurar, kimisi tarhanasını serer, kimisi ise kavanoz kavanoz domates konservesiyle mutfağını donatır. Son zamanlarda sosyal medyada karşıma çok çıkan bir ifade, bu hazırlığın psikolojik yönünü esprili bir dille özetliyor: “Konserve neşesi.” İddiaya göre Cambridge ve Boğaziçi Üniversiteleri’nin ortak çalışmasında, kışa konserve stokuyla giren insanların kaygı eşiği daha düşük oluyor. Araştırmanın bilimsel gerçekliği bir yana, kavram o kadar ilgi çekici ki, insanlar kendilerini bu tabirin içinde buluyor. Bir de bu ifadenin tam tersi var: “Redkons.” Yani “konservenin reddi.” Bunu da şöyle tarif ediyorlar: Eğer kafanıza domates konservesi yapmayı koyar da üşengeçlik, yoğunluk ya da “nasılsa yaparız” bahanesiyle vazgeçerseniz, o vazgeçiş sizi bütün kış boyunca takip ediyor ve endişeyle huzursuzlukta artış görülüyor.
Aslında “konserve neşesi” veya “redkons” ifadeleri,
psikoloji literatüründe yer alan kavramlar değil ve Cambridge veya Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılmış araştırmalar da yok. Ama işin ilginç tarafı şu ki, her iki ifade de günlük hayatın psikolojisini esprili bir şekilde dile getiren bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor. Ertelemenin, yarım bırakmanın ve pişmanlığın psikolojik yansımasını gayet güzel özetliyor.
Küçük Hazırlıkların Büyük EtkisiKonserve yapmak ya da yapmamak, ilk başta basit bir mutfak meselesi gibi görünür. Oysa işin perde arkasında
psikolojik tatmin boyutu vardır. Tamamladığımız her küçük iş beynimizde dopamin salgısını arttırır. Dopamin, sonraki adıma geçme motivasyonu veren ve kendimizi iyi hissettiren bir ödül hazzıdır. Bu yüzden, konserve kavanozlarının tek tek dolduğunu görmek, aslında beynimizin dopaminle ödüllendirilmesinin somut bir yansımasıdır ve “hazırlıklı olma” duygusunun somut simgesidir. Bu duygu kişiye güven verir, kaygıyı azaltır. Psikolojide buna benzer bir durum
“tamamlanmışlık etkisi” (Zeigarnik etkisi’nin tersi) olarak açıklanır. Zeigarnik etkisine göre insan zihni, yarım kalan işleri tamamlanmış olanlardan daha kolay hatırlar; çünkü bitmemiş işler zihinde açık dosya gibi durur ve kişiyi rahatsız eder. Tam tersine bir işin tamamlanması kişiye huzur ve rahatlama verir. İşte bu yüzden konserve kavanozlarının verdiği sevinç, sadece kışın aç kalmama düşüncesiyle değil, “bir işi bitirmiş olmanın rahatlığıyla” da ilgilidir.
Redkons: Ertelemenin Mizahı“Redkons” kavramı ertelemenin psikolojik etkileriyle ilgili olarak ortaya çıkmış bir ifade olarak görünüyor. Bir işe niyet edip yapmamak, ya da yapmayı sürekli ertelemek, kişide
suçluluk, kaygı ve yetersizlik hissi doğurur. Özellikle kışa hazırlık gibi somut bir hedef söz konusu olduğunda, bu eksiklik her defasında hatırlatıcı bir pişmanlığa dönüşebilir. Bir işi yapamamanın ya da vazgeçmenin üzerimizde bıraktığı gölge esprili bir dille hayat buluyor. Ve bu durumu, insanlar “hah, işte tam da benim yaşadığım şey bu” diyerek sahipleniyor. Çünkü hemen her hazırlık döneminde bir sebepten dolayı erteleme yaşanabiliyor.
İnsanın ruh sağlığı açısından
kontrol duygusu çok önemlidir. Hayatın belirsizlikleri karşısında küçük de olsa plan yapabilmek, hazırlık yapabilmek, insanı daha güçlü hissettirir. Konserve yapmak, aslında bir “mikro kontrol alanı” açar. Kış için dolabımıza koyduğumuz birkaç kavanoz bize “elimizden geleni yaptık” hissini verir. Tam tersi durumda, yani hiçbir hazırlık yapmadığımızda ya da niyetlenip vazgeçtiğimizde, içimizde bir eksiklik duygusu oluşabilir.
Sonuç olarakElbette, “konserve neşesi” ya da “redkons” adıyla yapılmış bir akademik çalışma yok. Fakat ruh sağlığı üzerine yapılmış araştırmalar, doğru beslenme çabasının, genel sağlık ve iyi hissetme üzerinde olumlu etkiler sağlayabileceğini gösteriyor. Ayrıca düzenli ve dengeli beslenmenin kaygıyı azalttığına dair birçok bilimsel bulgu da mevcut. Bununla birlikte asıl mesele, konserveden çok hazırlık yapma eyleminin kendisidir. İnsan beyni tamamladığı görevlerden haz alır. Basit görünen işlerin bile psikolojik rahatlama sağlamasının nedeni budur.
Konserve Neşesinden Hayata Dair Nasıl Dersler Çıkarabiliriz?1.
Küçük işleri hafife almayın. Bitirdiğiniz her iş zihninize bir rahatlık ve özgüven katar.
2.
Ertelemeyi fark edin. Yapmayı düşündüğünüz halde sürekli ötelediğiniz işler, zihinsel bir yük haline gelir.
3.
Hazırlığın verdiği huzur. Bazen küçük bir hazırlık bile belirsizlik karşısında güven duygusu kazandırır.
Kavanozu boş bırakmak veya içini doldurmak, yalnızca bir mutfak tercihi değil hayatla kurduğumuz ilişkinin küçük bir yansımasıdır. Tamamladığımız işler, verdiğimiz emekler ve üstesinden geldiğimiz küçük sorumluluklar, zihnimizde derin bir güven ve istikrar duygusu inşa eder. Ertelemeler, yarım kalmışlıklar ve vazgeçişler ise farkında olmadan benliğimizde boşluklar açar. O yüzden mesele, kavanozun içindekinden çok, bizim içimizde hangi duyguları büyüttüğümüzdür. İnsana huzur veren de işte tam olarak budur. Bazı hazırlıklar ve verilen emekler, huzurun, her şeyi kontrol etmeye çalışmakta değil, elimizden geleni yapıp gerisini Allah’a bırakabilmekte gizli olduğunu fısıldar. Bazen bir kavanozun içini doldurmak bile kalbimizin boşluklarını umutla doldurmanın ve ruhumuzu beslemenin bir yolu olur.
Yazıyı dinlemek isterseniz:
https://youtu.be/b2Z3QyXXwPghttps://open.spotify.com/episode/6S463hpZbk9YC8BtBU2UWf?si=DIyIcnKWTvCbPQcjcEycDQ[email protected] X:@esrabc